İyi ki Doğdun David Bowie!

2021 müzik dünyasında hızlı başladı. Yeni albümlerin habercisi parçalar, cover’lar ve birçok yeni albüm yayınlanmaya devam ediyor. Bütün bunların yanında geçen hafta 8 Ocak’ta David Bowie’nin de doğum günüydü. Bowie’yi anma niteliğinde bir online bir konser olan A Bowie Celebration canlı yayınlandı. 3 saatlik konserde Adam Lambert, Macy Gray, Dave Navarro gibi birçok ünlü isim sahne aldı. Ayrıca David Bowie’nin yayınlanmamış iki cover parçası ve Duran Duran’dan da bir Bowie cover’ı yayınlandı. O zaman iyi ki doğdun David Bowie!

Kings of Leon Sizi Çok Özlemiştik!

2020 yılının başlarında yeni albümün geleceği sinyallerini veren Kings of Leon 7 Ocak’ta yeni albümden iki parçayı yayınladı. Yeni albümün ismi ise When You See Yourself. Yayınlanan The Bandit ve 100,000 People isimli parçalar kafamızda albüme dair biraz fikir oluşturdu gibi.  The Bandit içten içe o özlediğimiz eski Kings of Leon’u anımsatıyor. 100,00 People nispeten daha yavaş ama kendini dinleten hoş bir parça. Grup son albümünü 2016 yılında WALLS ismiyle yayınlamıştı. When You See Yourself albümü 11 parçadan oluşuyor ve 5 Mart’ta yayınlanacak. Heyecanla bekliyoruz!

Duran Duran’dan David Bowie’ye Saygı Duruşu

Müzik dünyası David Bowie’nin doğum gününü kutluyor. Duran Duran David Bowie’nin doğum günü şerefine Bowie’nin bir parçasını cover’ladı. Five Years David Bowie’nin 1972 yılı The Rise and Fall of Stardust and the Spiders from From Mars isimli klasikleşmiş albümünden bir parça.

Grubun üyesi Simon LeBon, yayınladığı yazıda hem David Bowie’ye hayranlığını hem de gruba teşekkürlerini şöyle ifade etmiş; “Ben küçükken hayatımda her şey David Bowie ile ilgiliydi” diyor. “Şarkı yazmaya başlamamın sebebi oydu. 5 yıl önce öldüğüne hala inanamıyorum ama belki bende hala bir parçası hayatta ve olmaya da devam edecek. Bu parçayı hazırlamamıza fırsat verildiği ve ismimizin onu tekrar anmamıza vesile olduğu için nasıl onur duyduğumu anlatamam.” diyor.

Duran Duran, aynı zamanda 8 Ocak’ta David Bowie’yi anma niteliğinde olan ve canlı yayınlanan bir konserde sahne aldı. A Bowie Celebration: Just for One Day isimli 3 saat yayınlanan ve birçok sanatçının katıldığı konserden elde edilen gelirin bir kısmı Bowie’nin desteklediği Save the Children organizasyonuna bağışlandı.

David Bowie’den Yayınlanmamış Cover’lar Gün Yüzüne Çıktı

David Bowie’nin 74. Doğum günü şerefine 8 Ocak’ta daha önceden yayınlanmamış iki cover parça; John Lennon’dan “Mother” ve Bob Dylan’dan “Tryin’ To Get To Heaven” yayınlandı. Parçalar 1997 ve 1998 yılında kaydedilmiş.

Mother 1970 yılında John Lennon’ın Plastic Ono Band isimli LP’inde yer alan bir parça.  David Bowie bu parçayı aslında Lennon’ı anma niteliğinde bir albüm için kaydetmiş ancak hiç yayınlanmamış. Parçada Bowie’ye Reeves Gabrel ve Tony Visconti eşlik ediyor.

Tryin’ to Get to Heaven ise Şubat 1998’de David Bowie LiveAndWell.com albümü üzerine çalışırken New York’ta kaydedilmiş. İki cover da David Bowie’nin eşsiz yorumuyla birbirinden güzel. İyi dinlemeler!

Bu Aralar Ne Dinliyorum?

The Killers “The Man”

Sam Smith “Diamonds”

KT Kunstall “Black Horse And The Cherry Tree”

Robin McKelle “Bei Mir Bist Du Shön”

Urge Overkill “Girl, You’ll Be a Woman Soon”

Melis Ateş / Dikkat Müzik!

Bu Şarkı Bir Yerde Çalıyordu Sanki Ama İsmi Neydi?

Bu yazımda filmlerde duyduğumuz kafamıza yerleşen, daha sonra duyduğumuzda “Bu şarkı bir filmde çalıyordu sanki ama ismini unuttum” dediğimiz biraz kıyıda köşede kalmış parçalardan bir liste hazırladım.

Bakalım bu sefer görünce hatırlayacak mısınız?

1- “I’ve Had The Time Of My Life” – Bill Medley And Jennifer Warnes (Dirty Dancing)

1987 yapımı Dirty Dancing döneme damgasını vuran romantik komedi filmlerinden biri. Başrollerinde Patrick Swayze ve Jennifer Grey’in bulunduğu filmde genç bir kadının dans öğretmenine aşık olmasıyla gelişen olayları anlatıyor. I’ve Had The Time Of My Life ise hem Grammy hem de Akademi Ödülü kazandırmış ve filmle bütünleşen bir parça olmuş.

2- “You Don’t Own Me” – Lesley Gore (The First Wives Club)

Ee, biraz da 90’lara dönelim. Bu şahane film üç yakın arkadaşın yıllar sonra eski eşleri yüzünden ortak bir amaç uğruna tekrar bir araya gelmesini anlatıyor. Olivia Goldsmith’in aynı adlı çok satan 1992 romanına dayanan 1996 yapımı komedi filmi. İzlemenizi tavsiye ederim. You Don’t Own Me parçası da filmle özdeşleşen bu sahnede çalıyor.

3- “It Must Have Been Love” – Roxette (Pretty Woman)

Pretty Woman’ı bilmeyen yoktur herhalde. Başrolünde Richard Gere ve Julia Roberts olduğu 1990 yapımı efsane romantik komedi filmi. Ama filmde çalan Roxette parçasını kimler biliyor?

4- “Love Is All Around” – Wet Wet Wet (Four Weddings And A Funeral)

1994 İngiliz yapımı bu film düşük bütçeyle büyük bir başarı sağlamış. Bu parçayı da biz farketmeden aklımıza kazımış.

5- “Iris” – The Goo Goo Dolls (City of Angels)

City of Angels 1998 yapımı fantastik/romantik bir film. Başrollerini Meg Ryan ve Nicholas Cage paylaşmış. Iris ise filmde çalan parçalardan biri. Bu parçayı kesin bir yerlerden tanıyorsunuz!

6- “Talk Show Host” – Radiohead (Romeo + Juliet)

1996 yılı yapımı bu filmde Leonardo DiCaprio ve Claire Danes oynuyor. Talk Show Host ise

filmde çalan güzel parçalardan sadece biri.

7- “I’m Every Woman” – Chaka Khan (Bridget Jones’ Diary)

Tabii 2000’ler denince romantik komedilerin kadrolu elemanı Hugh Grant olmadan bir filmden bahsedemeyiz. 2001 yapımı ünlü film Bridget Jones’un Günlüğü’nde çalan parçalardan birini ekliyorum. Bakalım izleyince aklınıza gelecek mi?

8- “Lust For Life” – Iggy Pop (Trainspoitting)

1996 yapımı Trainspotting filminin açılış sahnesinde durmadan koşturan Ewan McGregor’u hepimiz biliyoruz ama arkada çalan bu parçanın ismini kaçımız biliyor?

9-  “Girl You’ll Be Woman Soon” – Urge Overkill (Pulp Fiction)

Filmleri kadar içindeki müzikleri ile de akıllara kazınan Tarantino’nun bir eserinden burada bahsetmesem olmazdı. Quentin Tarantino işin içine girince filmlerinde çalan harika parçalar saymakla bitmez tabii. En güzellerinden ve duyduğunuzda kafanızda filmi canlandıracak bir parçayı şöyle bırakıyorum.

10- “Only Time” – Enya (Sweet November)

“Kasımda Aşk Başkadır” deyince filmi eminim hatırlayacaksınız. Charlize Theron ve Keanu Reeves’in başrollerini paylaştığı 2001 yapımı filmin en efsane parçası Only Time’dan bahsediyorum. Muhtemelen “Neymiş o?” dediniz. Biraz ipucu için videoyu ekledim bile.

11- “Everbody’s Gonna Learn Sometime” – Beck (Eternal Sunshine Of The Spotless Mind)

İsmini zar zor ezberlediğimiz adeta bir tekerleme niteliğindeki 2004 yapımı Oscar ödüllü film Eternal Sunshine of The Spotless Mind filmini bilmeyenimiz yoktur. Kapanış sahnesinde çalan bu parçayı ise bilmeyenler için tekrar bir hatırlayalım.

12- “Suddenly I See” – KT Tunstall (The Devil Wears Prada)

Şeytan Prada Giyer ya da harika sansürlü Türkçe çevirisiyle söylersem belki aklınıza gelir; “Şeytan Marka Giyer”. Meryl Streep ve Anne Hathaway’in başrolünde olduğu 2006 yılı filmi. Bu harika parça ise filmin açılışında çalıyor.

13- “I Want You To Want Me” – Cheap Trick  (10 Things I Hate About You)

Romantik komedilere doyamadım biliyorum ama ağzımıza takılan parçaların çoğu da oradan çıkmıyor mu? Filmin kapanış sahnesinde çalan bu parça da tam anlamıyla evde ağzınıza takılmalık. “Bu film nedir ya, aman!” diyip geçmeyin Shakespeare’in Hırçın Kız eserinin bir uyarlaması aslında. 1999 yapımı filmde Joseph Gordon-Levitt ve Julia Stiles oynuyor. Muhtemelen videoyu görünce hatırlayacaksınız.

14- “You Make My Dreams (Come True)” – Daryll Hall & John Oates (500 Days of Summer)

Aşkın 500 Günü diye çevirdiğimiz bu filmi izlemeyenimiz yoktur. Film senaryosu kadar müzikal yönüyle de ön plana çıkmıştı. Biraz buruk bir film olsa da bu eğlenceli sahneyi ve arkada çalan parçayı unutmak mümkün değil.

15- “Gangsta’s Paradise” – Coolio, L.V (Dangerous Minds)

Gerçek bir hikayeden uyarlama olan film Türkçe’ye “Sakıncalı Düşünceler” olarak çevrilmişti. 1995 yapımı filmi Michelle Pfeiffer’ın etkileyici performansı ve bu parça ile hatırlıyoruz.

Melis Ateş / Dikkat Müzik!

2021 Şimdi Bir Şeye Benzemeye Başladı!

Foo Fighters ile 2021’in Gelişini Kutluyoruz!

Yeni yıla Foo Fighters ile merhaba dedik! 1 Ocak’ta yayınlanan single “No Son of Mine” Foo Fighter’ın Medicine at Midnight albümünden ikinci teklisi aslında. İlk teklisi “Shame Shame” nispeten daha funk tarzını andırıyorken No Son of Mine oldukça metale yakın bir tarzda ve enerjik. Albüm pandemi öncesinde kaydedilmiş ve grubun 25.yıl özel turnesinde yayınlanması düşünülmüş ama maalesef gerçekleşememiş. Single ile birlikte Dave Grohl bir el yazısı notu da paylaşarak “2020’ye hazır veda etmişken takvimi 2021’e çevirin.. İçkilerinizi doldurun, bu parçayı açın ve gözlerinizi kapatın.. Festivalde olduğunuzu hayal edin. Çünkü bu gerçekleşecek!” diyerek hayranlarına moral vermek istemişler. O zaman biz de inanıyoruz 2021 yine festivallerin, konserlerin geri döndüğü harika bir yıl olacak!

Medicine at Midnight 5 Şubat’ta yayınlacak. Heyecanla bekliyoruz!

James Blake ‘ten “Covers” Albümü

Biraz sakinlik ve dinginlik arayanlar bu albüme göz atabilir. James Blake’in pürüzsüz, yumuşak sesi ve piyanosu ile çok güzel bir albüm dinleyebilirsiniz. Albümde Frank Ocean’dan “Godspeed,” Billie Eilish‘ den “when the party’s over,” Joy Division’dan “Atmosphere,” Stevie Wonder’dan “Never Dreamed You’d Leave In Summer,” Roberta Flack’den “The First Time Ever I Saw Your Face.” parçalarının coverlarını içeriyor. Bunun dışında kendisine ait “When We’re Older” parçası da bulunuyor. Benim favorim “when the party’s over” oldu muhtemelen parçayı piyano ile çok yakıştırdığımdan olsa gerek James Blake’ın sesi ile birleşince daha bir güzel olmuş sanki. İzlemek isteyenler için aşağıya Youtube linkini bırakıyorum. İyi dinlemeler!

Müzik Tarihine Bir Yolculuk; “Max Richter – Beethoven – Opus 2020

Max Richter Beethoven’ın 250. doğum gününe ithafen yeni orkestral kompozisyonunu bir EP olarak yayınladı. Andante Loop ve Opus 2020 olarak iki parçadan oluşuyor. Elektronik dokunuşlar ve enstrümantal olarak inşa edilmiş çok farklı bir eser. Son olarak 50 yıl önce Opus 1970 olarak Karlheinz Stockhausen tarafından da bir kompozisyon yayınlanmıştı.

Eserler piyanist Elisabeth Brauß, Bonn Beethoven Orkestrası ve şef Dirk Kaftan ile tamamı Bonn’daki Beethoven Evi’nde kaydedilmiş. Bu bakımdan da çok özel ve tarihi bir ruha sahip. Richter ise bu önemli eserden bahsederken; “Opus 2020 hakkında düşünmeye başladım ve sonunda Beethoven’ın ve Stockhausen’ın  dokunuşlarını ve farklı elementleri bir araya getirip günümüze yeni yollarla uyarlamak istedim.” diyor. Uzun yıllar sonra Beethoven’a bir saygı duruşu niteliğinde olan bu albümü dinlemek ayrı bir keyif.

Bu Aralar Ne Dinliyorum?

Selah Sue “This World”

Morten Harket “Can’t’ Take My Eyes Off You”

Gossip  “Heavy Cross”

Gnarls Barkley “Crazy”

Melis Ateş / Dikkat Müzik!

Daha Dinleyeceklerimiz Var!

Herkese Merhaba!

“Önümüzdeki sene kesin yapacağım” dediğiniz hedeflerin programına başladık mı? Peki, spor ve diyetlere başlamaya karar verildi mi? Tamam, o zaman yeni senenin ilk günlerindeyiz demektir. Siz hedeflerinizi gerçekleştirmeye başlamışken ben de bir yandan yabancı müzik adına merak ettiğiniz her şeyi burada yazmaya devam edeceğim.

Yeni yıl hepimiz için sağlık, mutluluk ve müzikle dolu güzel bir yıl getirsin!

Biraz Eskilere Dönelim.. Evanescence’ten Yeni Albüm İpuçları

Evet evet ergenliğimizin isyankarlığının simgesi, dolaplarımızı siyah giysilerle doldurtan ve bize gotik dedirten; efsane Bring Me To Life klibiyle ha düştü ha düşecek diye izlediğimiz; unutulmaz Evanescence’ten bahsedeceğim.

Evanescence 2021’de yeni albümleriyle yine kendilerinden bahsettirecekler. Şu ana kadar albümden 4 ayrı parçayı single olarak paylaştılar. Aslında The Bitter Truth albümünden bir ön gösterim yaptılar da diyebiliriz. Grup, son olarak bu ay “Yeah Right” isimli parçasını yayınladı. Parça Amy Lee ve grubun davulcusu William Hunt tarafından yazılmış. Elektronik tonların da ağırlıkta olduğu parçayı dinlediğinizde hemen sizi etkisi altına alıyor.

Yeah Right dışında; “Use My Voice”, “The Game Is Over”, “Wasted On You” albümden yayınlanan diğer parçalar.

Yayınlanan şarkılar heavy- metal ağırlıklı olunca çoğu parçanın birbirini biraz andırmasını bekliyordum açıkçası ama yayınlanan bu dört parça birbirinden oldukça farklı. Durum böyle olunca albümü de oldukça merak ediyor insan. Evanescence dinleyiciyi parça parça heyecanlandırmayı hedeflediyse bence kesinlikle başarmış.

Önden yayınlanan parçalara bakarsak The Bitter Truth oldukça karanlık ve metal ağırlıklı olacağa benziyor.

Albüm 12 parçadan oluşacak ve 26 Mart 2021 tarihinde yayınlacak. Evanescence hayranlarını ve benim gibi rock-metal karışımı sevenleri böyle alalım!

Coldplay’ten Yeni Single “Flags”

21 Aralık’ta bütün müzisyenler aşka gelip yeni videolar, parçalar yayınladı, onlardan biri de Coldplay’di. 2019 yılında yayınladığı Everyday Life albümüne ek olarak “Flags” isimli bonus parçayı single olarak dinleyicileriyle paylaştı. Flags yine Coldplay’in klasikleşmiş çizgisinde olan bir parça.

“Flags” şarkı sözlerinde kendimiz olmanın güzelliğinden bahsediyor. Birazcık içe dönük, hayali ve kendi potansiyelimizi sorgulatan türden sözleri var. Ben Flags’i gayet beğendim. Keyifli, sakin ve güzel bir parça olmuş.

Eklemeden geçemeyeceğim; Coldplay bu Ağustos ayında Eveyday Life albümünü Ürdün’den canlı yayınlamıştı. Harika bir atmosferde çekilmişti ve hepimiz hayranlıkla izlemiştik. Bence bu yıla damga vuran videolardan biriydi. İşte o efsane session;

Ed Sheeran “Afterglow” ile Geri Döndü!

Ed Sheeran da 21 Aralık’ta hayranlarına sürpriz yapıp Christmas hediyesi verenlerden. Geçtiğimiz Eylül ayında baba olduğu için bir süredir ortalarda değildi. Şimdi ise bir single ile geri döndü.

Afterglow’u geçen sene yazmış ve parçayı çok sevdiğini belirterek “Umarım siz de beğenirsiniz, şimdilik ben babalar diyarına geri dönüyorum!” diyerek paylaşmış. Sheeran yine meşhur gitarı ve vokalleriyle akustik bir parça ile hayranlarını sevindirmiş görünüyor. O zaman iyi dinlemeler!

2020’ye Dair Dinlemeniz Gereken En İyi 5 Albüm:

Everyday Life – Coldplay

Folklore – Taylor Swift

Women In Music Pt. III – HAIM

Fetch The Bolt Cutters – Fiona Apple

Chromatica – Lady Gaga

Bu Aralar Ne Dinliyorum?

Michael Kiwanuka  “Love & Hate”

Jessie Ware “Selfish Love”

Shania Twain “Man! I Feel Like A Woman!”

RENT (Original Broadway Cast Recording) “Seasons of Love”

Melis Ateş / Dikkat Müzik!

İçinden Geldiği Gibi Söyle!

Herkese Merhaba!

2020’nin son haftasına giriyoruz. Bu hafta, 25 Aralık’tan itibaren, dünyanın dört bir yanında Noel kutlamaları başlıyor ve yaklaşık iki hafta sürüyor. Sosyal medyamız Michael Bublé, Mariah Carey, Frank Sinatra, Dean Martin ve Wham!’in klasikleşmiş Christmas temalı parçalarıyla dolup taşarken azıcık da olsa 2020’nin karamsarlığından kurtuluyoruz. O zaman biraz kafamızı dağıtmak adına kulaklarımızı takalım yeni yıl ruhuna girip biraz uzaklaşalım. Bugünkü yazımda gözlerden kaçan biraz daha farklı tarzlarda birkaç albüm inceledim.

Miley Cyrus “Plastic Hearts” İle Rock Star Olarak Mı Dönüyor?

Miley Cyrus son yıllarda özel hayatıyla çok gündeme geldi ve hatta bu yüzden müzik çalışmalarının da biraz geri planda kalmasına neden oldu. Son albümüyle bu sefer karşımıza farklı bir havayla çıkıyor. Plastic Hearts albümü biraz pop ama çoğunlukla rock ağırlıklı diyebileceğimiz bir tarzda olmuş. Bunu özellikle belirtmemin sebebi Miley Cyrus’un müzik kariyerinde neredeyse her tarzda albüm yapmış olması. Ben rock tarzını Miley Cyrus’a yakıştırıyorum açıkçası. Hem asi karakterine ve tarzına çok uyuyor hem de ses rengi ile çok uyumlu. Bu çizgiden devam etse ne de güzel olur.

Şarkı sözlerinde tuttuğunu koparan ve “kim ne derse desin ben buyum” diyen Miley Cyrus’u görüyoruz. Duygusal ilişkilerin ardından toparlanıp güçlenen pes etmedim diye bağıran albümler bu senenin son çeyreğinde epey karşımıza çıktı.

Albümde klasik rockın imzasını Joan Jett & The Blackhearts, Billy Idol ve Stevie Nicks düetlerini gördüğümüzde anlıyoruz. Bunlara ek olarak bir de Blondie’den Heart of Glass ve The Cranberries’in Zombie parçalarının Cyrus’un konserlerinden canlı kaydedilmiş coverları bulunuyor ki ikisi de bence gayet başarılı olmuş ve kayıt kalitesi oldukça iyi.

Prisoner parçasında ise Dua Lipa eşlik etmiş Miley Cyrus’a. Rock esintileri taşıyan hareketli ve güzel bir şarkı tavsiye ederim.

Bu arada bu albümde özel olarak söylemem gereken bir parça var o da Stevie Nicks ile yaptığı Edge of Midnight düeti. Bu parça Stevie Nicks’in Edge of Seventeen parçası ile Cyrus’un albümdeki Midnight Sky parçasının birleştirilmesi ile ortaya çıkmış.

Benim gibi özellikle rock tarzını seven biriyseniz bu albüm hem 80’ler rock havası taşıyor hem de son dönem rock tarzını çok başarılı harmanlamış, bence özgün ve güzel bir tarz olmuş. İyi dinlemeler!

Albümde öne çıkan parçalar: Midnight Sky, Prisoners (feat. Dua Lipa), Heart of Glass.

Ólafur Arnalds “some kind of peace” ile İç Dünyanıza Bir Yolculuk..

Ólafur Arnalds’u bilen bilir kendisi multi-enstrümantalist bir müzisyen. Müzik hayatına bir metal grubunda davulcu olarak başlamış şimdilerde ise Royal Albert Hall’de sahne alan bir piyanist. Aynı zamanda çeşitli film ve dizilere hazırladığı besteleri de var.

Ólafur Arnalds albüm için tüm dünyada yayınlanan online bir ön tanıtım partisi yapmış ve herkes aynı anda dinlemiş. Bundaki asıl amaç insanların pandemi döneminde yalnız olmadıklarını hissetmesi ve bu albümün insanları bir araya getirmesi için bir sebep olmasını istemesiymiş. Yani albümün ismi gibi “bir tür barış”.

Albümden biraz bahsetmek gerekirse; elektronik müzik, klasik yaylılar ve piyanonun harika harmonisini içeren bir albüm yapmış. Albümde İngiliz müzisyen Bonobo, JFDR ve Alman şarkıcı-söz yazarı Josin birer parça ile kendisine eşlik etmiş.

Arnalds’ın bu albümdeki kişiler sadece müzisyen değil, aynı zamanda onun özel hayatına dahil olan dostları. Arnalds onlardan “hayatımın büyük bir bölümünde benimle beraberlerdi ve bu albüme ilham kaynağı oldular” diyerek bahsediyor.

Enstrümantal albümleri seviyorsanız ruhunuzu dinlendirecek bir albüm olmuş, mutlaka dinlemelisiniz!

Albümde öne çıkan parçalar; Loom (feat. Bonobo), Back to the Sky (feat. JFDR).

21 Aralık’ta JFDR ile birlikte albümden küçük bir session yayınladı, şöyle bırakıyorum.

Fiona Apple “Fetch the Bolt Cutters” ‘da Nasıl Hissediyorsa Öyle Söylüyor!

Fiona Apple’ı çoğumuz aslında hit olan parçası Criminal ‘dan biliyoruz ve kimimiz de Across the Universe yorumundan ismine aşina. Şimdilerde ise beşinci solo albümüyle karşımıza çıkıyor. Albümün ismi oldukça tuhaf;  “Cıvata Kesiciyi Getirin”! Apple, ilham kaynağını NPR’a verdiği röportajda, Netflix’te izlediği The Fall dizisinden Gillian Anderson’ın canlandırdığı bir karakterin repliğinden geldiğini söylüyor. İzlerken albümün isminin bu olması gerektiğine karar vermiş. Asıl demek istediği ise “kendinizi serbest bırakın, zincirlerinizden kurtulun!”

Albümde 13 parça yer alıyor. Albümün kesinlikle çok farklı ve kendine has bir tarzı olduğunu söylemem gerek. Fiona Apple albümü Venice Beach’teki evinde kaydetmiş. Piyano ve perküsyonun ağırlıklı olduğu albümde buna ek olarak sürprizler de var. Oldukça spontane şekilde konuşmalar, nefes alışverişi, tıkırtıları, el çırpmaları, köpek sesleri gibi sesleri de enstrümana dönüştürmüş. Dedim ya oldukça farklı bir albüm!

Şarkı sözlerini dikkatli dinlediğimizde Fiona Apple, toplumsal çatlaklara ve yozlaşmaya dikkat çekerek özgür, feminist ve aktivist yanını ön plana çıkarıyor. Albümü dinlerken “bu müzik bana ait, nasıl hissediyorsam özgürce söylüyorum” hissini uyandırıyor.

Albümden ilk videosu “Shameika” oldukça eğlenceli olmuş. Hem orijinal halini hem de videonun yapılış sürecini paylaşmışlar. İzlemek isterseniz diye hemen şuraya bırakıyorum.

Görünen o ki, Fiona Apple kendine has deneysel tarzıyla müzik dünyasında tüm formların dışına çıkarak bir devrim yaratmış. Bunu yaparken farkında mıydı bilemem ama birileri farketmiş olacak ki kendisi En İyi Alternatif Müzik Albümü dalında Grammy ödülüne aday ilan edildi!

Umarım kazanır, keyifli dinlemeler!

Albümde öne çıkan parçalar:  I Want You To Love Me, Under The Table, Fetch The Bolt Cutters.

Bu Aralar Ne Dinliyorum?

Seal “Kiss from a Rose”

Cher “If I Could Turn Back Time”

Tasmin Archer “Sleeping Satellite”

Salt-N-Pepa “Shoop”

The Cast of Netflix’s Film The Prom “Tonight Belongs To You”

Melis Ateş / Dikkat Müzik!

2020 Nasıl Başladı / Nasıl Bitiyor?

Herkese Merhaba,

2020 yılı üzerimizden bir tır gibi geçti denebilir. Pandemi sürecinde hepimiz evlerimizdeyken müziğin iyileştirici gücü bence hepimizin kurtarıcısı oldu. Biz dinleyiciler için bir anda içine düştüğümüz bu olağanüstü durumda müzik; sarılıp ruhumuzu dinlendirecek bir ilaçtı. Müzisyenler açısından ise konserlerin ve tüm etkinliklerin iptali çok zor bir süreçti. Tüm bunlar bir yana bu süreçte birçok müzisyen kendini buldu ve aslında bu süreç onlara ilham kaynağı oldu. Dinleyicilerine canlı canlı ulaşamasalar da yeni bir şeyler üretip bir şekilde iletişim kurmak istediler. Bunun meyveleri de Aralık ayında dinleyiciye ulaştı. Bu yazımda onlardan bazılarını biraz inceleyelim istedim.

Taylor Swift ‘’Evermore’’

Son dönemde sosyal medya Taylor Swift’in son albümünden parçalar ile dolup taşıyor ve albümle ilgili yorumlar ise oldukça olumlu olmaya devam ediyor. Aslında Taylor Swift “Folklore” albümünü çıkaralı 5 ay olmuştu ama bu ay hayranlarını tekrar sevindirerek yeni bir albüm daha yayınladı. Swift; sosyal medyadan albümü paylaşırken ‘’13 yaşımdan beri 31 yaşıma girmek için sabırsızlanıyordum çünkü benim uğurlu sayımdı.  Bu yüzden de sizi şaşırtmak istedim. Her zaman doğum günlerimde çok düşünceliydiniz ve beni desteklediniz şimdi ise size bir şeyler verme sırası bende!’’ diyerek albümü hayranlarına ithaf ettiğini belirtti.

“Evermore” albümünü bir röportajında anlatırken ise “Folklore ‘un yayınlanışından sonra hissetiklerimden çok farklı hissediyorum. Evermore ile bir bakıma sessiz ve sükunet dolu bir sonuca ulaşmış hissediyoruz; bu albümle gerçekten gurur duyuyoruz’’ diye ekliyor.

Albüm kayıtları pandemi sürecinde büyük bir özenle gerçekleşmiş. Toplamda 15 parça bulunan albümü dinlediğinizde genel anlamda sakin, durgun ve ruhunuzu dinlendiren bir etki yaşıyorsunuz. Yağmurlu bir günde elinizde kahveniz ile dinlemek için harika.

Albümde Aaron Dessner, Jack Antonoff’a ek olarak The National’dan Bryce Dessner da Swift’in ekibine dahil olmuş.

Bon Iver, The National ve HAIM de albümde Taylor’a eşlik ediyorlar.

Şu aralar ise öne çıkan parçalar ise; willow , no body, no crime,  champagne problems.

Anlaşılan o ki pandemi süreci Taylor Swift’i yıldırmamış, durmak bilmeden çalışmış. Hayranları da bu durumdan epey memnun. E o zaman bana da iyi dinlemeler demek düşer!

Paul McCartney ‘’McCartney III’’

2020’nin sonuna yaklaşırken geçmişten rüzgarlar esmeye devam ediyor. Paul McCartney uzun bir aranın ardından solo albümünü yayınladı. Unutanlar olduysa diye hatırlatalım, Paul McCartney son solo albümünü 1980 yılında McCartney II ismiyle yayınlamıştı.

Albüm kayıtları bu yılın başında Sussex, İngiltere’de gerçekleşmiş ama pandemi nedeniyle haliyle prodüksiyonda gecikmeler yaşanmış. Ama pandemi süreci bütün müzisyenlere yaramış görünüyor çünkü bu zorlu dönem McCartney’i de çalışmaya teşvik etmiş ve her gün stüdyoya gidip kayıt yapmış. Kendisi bu süreçte çok eğlendiğini belirtiyor. Her parçaya yine kendi imzasını atmış zira Paul McCartney’nin o özel tınılarını duyabiliyorsunuz. Bu arada belirtmekte fayda var, Paul McCartney diğer iki solo albümünde olduğu gibi bu albümünde de baştan sona tüm enstrümanları kendisi çalıyor, şarkı sözleri, müzik ve vokallerin tümü de yine kendisine ait.

Albümün ilk müzik videosu ‘Find My Way’ i ise hayranlarıyla paylaştı.

Albümde öne çıkan parçalar;  Find My Way, Long Tailed Winter Bird ve Pretty Boys.

McCartney tüm bunların arasında Ringo Starr’ın albüm çalışmalarına da destek vermiş. Paul McCartney , Finneas ve Dave Grohl’un yapım sürecine dahil olduğu Starr’ın 5 parçalık EP albümü  ‘’Zoom In’’ 2021 yılında yayınlanacak. Ama bizi merakta bırakmamak için bir single’ı da yeni yıl hediyesi olarak paylaştı; ‘’Here’s To The Nights’’ı müzik platformlarında bulabilirsiniz.

Foster the People ‘’ In the Darkest of Nights, Let the Birds Sing’’

‘’Ben biraz farklı şeyler arıyorum’’ diyenleri şöyle alalım. Foster the People 6 parçalık EP’sini bu ay yayınladı. Buram buram 60’lar kokan EP, 60ları anımsatsa da özgünlüğünden asla ödün vermiyor. Arka plandaki elektronik klavye melodileri ve harmonik vokaller sizi hızlıca 60’larda alternatif bir evrene götürür gibi yapıyor ama sonra yavaş tempolu Under The Moon ile kendinize geliyorsunuz. Benzer tarzdaki diğer gruplara bir alt mesaj niteliğinde bir albüm olmuş gibi görünüyor zira oldukça farklı ve güzel bir işe imza atmışlar. Tipik parçalardan çok sıkıldım, ama biraz flashback de fena olmaz diyenlere, farklı ortaya karışık bir albüm deneyimlemek isteyenlere kesinlikle tavsiye ediyorum.

Albümde öne çıkan parçalar: Cadillac, The Things We Do.

Lady Gaga ‘’Chromatica’’

Yılı kapatırken Lady Gaga’nın son albümü Chromatica’dan bahsetmezsem olmaz. Kendisini A Star Is Born’un soundtrack albümünden beri ortalarda görmüyorduk. Şimdi ise tam anlamıyla dönüşü muhteşem olmuş. Gaga ‘’Her şarkının ve müziğin kromatik gama sahip olduğunu gördük. Böylece tüm bu renkler, tüm sesler, böylece bizimle birlikte hayatla ilgili konuştuğumuz her şey, gördüğümüz ve hissettiğimiz çevremizde olan biten her şeyin matematiğini keşfettik’’ diyerek anlatıyor albümü.

Chromatica albümünde toplamda 16 parça bulunuyor ve üç bölüme ayrılmış. Ariana Grande, BLACKPINK ve Elton John da Lady Gaga’ya eşlik ederek birer düet yapmışlar. Albüm genel itibariyle oldukça enerjik ve hareketli, Gaga bildiğimiz elektropop-dans tarzına geri dönüş yapmış. Sanki son birkaç albümüne kıyasla o eski çılgın ruhunu bulmuş gibi. Bu özel hayatında yaşadığı duygusal ilişkilerin ve melankolinin etkisinden çıkıp iyileştiğine işaret edebilir mi acaba? Bunu bilemeyiz ama bence 2021’de bu albümle Lady Gaga evine bir Grammy daha götürebilir gibi görünüyor.

Albümde öne çıkan parçalar; Rain On Me (ft. Ariana Grande), Stupid Love, Sour Candy (ft. BLACKPINK)

Bu Aralar Ne Dinliyorum?

Hamilton (Original Broadway Cast Recording) ‘’The Room Where It Happens’’ 

Prince ‘’When The Doves Cry’’

David Bowie ‘’Let’s Dance’’

Billie Eilish ft. Khalid ‘’ Lovely’’

Ten Sharp ‘’You’’

Melis Ateş / DikkatMüzik!