Zeytinli Rock Fest 2010’da kimler var?

İlk kez 2005 yılında düzenlenen Zeytinli Rock Festivali, bu yıl da birçok sanatçı ve grubu konuk ediyor. 4 Ağustos’ta başlayan ve 8 Ağustos’ta sona erecek olan Zeytinli Rock Fest’in açılış gününde bazı sorunlar yaşandığı bildirilse de, katılımın haftasonunda yoğunlaşmasıyla birlikte yaşanan aksiliklerin azalacağını umuyorum. Festivalin açılışında sahne alacağı duyurulan Emre Aydın ise, neden sahneye çıkmadığını merak edenler için Twitter’dan şöyle bir mesaj geçmiş: “6 Ağustos 2010 Emre Aydın Çeşme Konseri Organizatör firmanın sözleşme şartlarına aykırı hareketleri nedeniyle iptal edilmiştir.”

İlk gün PinUp, Gece ve Kolpa gruplarının sahne aldığı ve 1 Temmuz’a kadar bilet fiyatları 35 TL’den duyurulan festivalin biletlerinin organizasyon yaklaştıkça 50 TL’ye dayanması kimi müzikseverleri çileden çıkarmış çıkarmasına ama gidenlerden duyduğum kadarıyla ne yapıp edip festivali yerinde izlemeye karar verenlerin sayısı hiç de az değilmiş.

Peki festivalde kimler ne zaman sahne alıyor? Buyrunuz:

04 ağustos 2010 çarşamba
ana sahne
emre aydin 01:50
demir demirkan 00:10
kolpa 22:40
gece 21:20
pinup 20:10
popcore 19:00

alternatif sahne
gece gece 18:00
apsent 17:15
thorium 16:30
kemik 15:45
vera 15:00
ateşkes 14:15

05 ağustos 2010 perşembe
ana sahne
mfö 01:50
helldorado 00:10
110 22:40
gökçe 21:20
dört x dört 20:10
istanbul arabesque project 19:00

alternatif sahne
kanca 18:00
abrogate 17:15
klişe 16:30
tahta 15:45
narc 15:00
xelas’s 14:15

06 ağustos 2010 cuma
ana sahne
bulutsuzluk özlemi 01:50
mirkelam – kargo 00:10
umut kaya 22:40
rashit 21:20
model 20:10
gizli özne 19:00

alternatif sahne
punch 18:00
eva 17:15
ixir 16:30
k.i.s.a.l.t.m.a. 15:45
defin 15:00
ispanak 14:15

07 ağustos 2010 cumartesi
ana sahne
therapy? 01:50
gripin 00:10
direc-t 22:40
kreş 21:20
dorian 20:10
haydut 19:00

alternatif sahne
masal 18:00
rapor 2 17:15
madame bovary 16:30
kayip nota 15:45
orpheus 15:00
ekşi 14:15

08 ağustos 2010 pazar
ana sahne
soulfly 00:10
catafalque 22:40
makine 21:20
dejavu 20:10
pickpocket 19:10

alternatif sahne
since yesterday 18:00
hope to find 17:15
more than human 16:30
death blow 15:45
arsnova 15:00
liberation 14:15

Bedük Eurovision’a yaklaştı!

Geçtiğimiz günlerde İspanyol şarkıcı Soraya ile birlikte “Electric Girl” şarkısına düet yapan Bedük, bu güzide hareketiyle Eurovision’a bir adım mesafe kadar yaklaştı. Nasıl mı?

Gayet basit DikkatMüzik!‘çiler! Türk medyası her zamanki gibi araştırmacı-gazetecilikten epey bir süre kadar önce uzaklaştığı için Soraya‘nın oldukça yakın bir geçmişte (ki bu geçen sene oluyor) Eurovision‘da İspanya’yı temsil ettiği bilgisini gayet şapşallıkla atladı. Oysa ki habere bu yönden yaklaşıp daha çok okunmasını sağlayabilirlerdi. Şaşırdık mı peki? Hayır! O zaman bu fırsatı biz kullanalım ve istediğimiz haberi kendimiz yapalım dedik:)

Bedük’ün basında bu düetle ilgili sarfettiği cümleler, tıpkı son albümündeki soundda da hissettiğimiz üzere kendine olan güvenini gayet net şekilde ortaya koyuyor gibi: “Bana Soraya’nın yapım şirketinden bir e-mail geldi. Electric Girl şarkısı Avrupa çok dinlenen bir single oldu. Amerika’da da çok iyi dinleniyor. Öyle olunca bir yerlerden mutlaka sizi izliyorlar. Bu durumdan çok mutluyum. Bu işi yapan tek adam benim. Bu konuda maalesef mütevazı olamayacağım. Kimseye de laf çakmak istemiyorum’. Çalışmalarımın sonucu yavaş yavaş geliyor. Ben basamak basamak yükselmeyi tercih ettim” diye konuşan Bedük’e katılmamak elde değil diyor, adı sanı ülke dışına taşan bu başarılı isme TRT‘nin de dikkatini çekmek istediğimizi ve Eurovision’a -ortaya farklı bir proje sunma adına- pekala Bedük’ün de gidebileceğini belirtmek istiyoruz:)

Sözü geçmişken, Avrupa’da oldukça sükse yaptığı gözlenen “Electric Girl”ün video klibi de beğenilmeye devam ediyor. PTT films prodüktörlüğünde, Bertan Basaran yönetmenliğinde gerçekleştirilen klibin 3D ve editingi ise 1000volt’a ait. Yabancı kliplerden farksız bir havası olan videoyu bir kez daha hatırlamak için:

***Spesiyal:
Merak edenler için Soraya’nın 2009 yılında İspanya adına yarıştığı Eurovision şovu ile “La Noche Es Para Mi” şarkısı:

Avrupa’yı fetih turlarında maNga

“We could be the same” ile Eurovision tarihimizin 2. en iyi derecesini alıp göğsümüzü kabartan maNga‘nın, yarışma sonrası çıktıkları Balkan turnesinden iyi haberler gelmeye devam ediyor. Temmuz ayında Belarus’ta, geçen hafta ise TRT’nin düzenlediği Balkan Konserleri etkinliği kapsamında Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da sahne alan maNga geçtiğimiz günlerde Belgrad’da da bir konser verdi.

MTV Adria ile Yeni Belgrad Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği konser Sava Nehri’nin kenarındaki parka kurulan sahnede büyük bir katılım ile gerçekleşti. Sırp gazetelerine röportajlar veren, çeşitli tv ve radyo programlarına katılan grubun Eurovision şarkısına çektikleri video klibin Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna-Hersek, Karadağ ve Makedonya’dan seyredilebilen MTV Adria‘da sık sık gösterilmesi ve Rock Chart’ta 1 numaraya kadar yükselmesi oldukça sevindirici gelişmeler. Grup üyelerinin, hayranların yoğun ilgisi ile konser sonrasında oldukça zor anlar yaşadıkları da bölgeden gelen haberler arasında. Sahne arkasına geçmeye ve grup üyelerine ulaşmaya çalışan maNga hayranları güvenlik görevlilerine zor anlar yaşatmakla kalmamış, maNga’nın kaldıkları otele gidecekleri araca binmelerine de kalabalıkları nedeniyle bir süre engel olmuşlar.

Kader bu ya, bize de Oslo’ya gitmek ve o müthiş başarılarını en yakından takip etmek kısmet olmuştu Mayıs ayında. Bir ara detaylı bir Oslo 2010 yazısı yazmak isterim elbette ama şimdi birkaç kelam etmek gerekirse hem çocuklar çok profesyoneldi, hem de sahneleri çok çok iyiydi. Eh şarkı da pekala coşturucu nitelikte olduğundan 2.cilik pek sürpriz olmadı yani doğrusu, değil mi?:) Eurovision 2011 sürecini yakından takip etmek isteyenler güzide medyamızın “Kim gidecek?” sorusuna yanıt aradığı Eylül-Ekim aylarından itibaren DikkatMüzik’i de dikkatle takip etsin diyor ve günün Spesiyal’ine geçiveriyoruz hemen:

***Spesiyal:
Bosna Hersek ve Sırbistan konserleri sırasında All We Need is Everyone ve Run adlı 2 yeni İngilizce parçalarını da görücüye çıkaran maNga’nın bu 2 şarkısının Eurovision sürecinde hazırladıkları -We Could Be The Same dışındaki- diğer 2 şarkı olduklarını tahmin ediyor, İngilizce albümlerini bir an evvel çıkarmalarını diliyorum:)

maNga – Run

http://www.dailymotion.com/video/xe6h72_manga-run-balkan-konserleri-27-tem_music

Grubun  27 Temmuz Bosna Hersek- Saraybosna konser kayıtlarının tamamına ulaşmak için ise: http://vimeo.com/mangaofficial/videos

70’lerden 2010’a Türkçe Pop

Yazın bu en sıcak günlerinde Ramazan öncesindeki son büyük Türkçe pop partisine hazır mısınız?  Pekala buyurunuz o halde:

Müzik editörü DJ Deniz Değerli ile beraber 7 Ağustos Cumartesi gecesi Studio Live’ın yeni mekanı Üzüm Kızı‘nda çalıyoruz. Gelenler bilir, 70’ler ve 80’lerle başlayıp 90’lardan 2000’lere uzanan geniş bir repertuarla eğlence gırla gidiyor bu partide! E ferah ferah da bir mekan, daha ne olsun?:)

Katılmak ve doyasıya eğlenmek istiyorum diyen Dikkat Müzik! takipçileri bu partiye ücretsiz girebilmek için dikkatmuzik@gmail.com adresine mail atarak kapıya isim yazdırabilirler:

http://www.biletix.com/event.htm?id=LKUK1

Tarih: 7 Ağustos Cuma
Saat: 21:30 – 04:00
Adres: Üzüm Kızı (Studio Live’ın yanı), Atıf Yılmaz Cad. No:17 (İstiklal Cad.Ağa Camii Sok.) Beyoğlu-

Bir ustanın ardından: Selmi Andak

Türk popunun bence en değerli müzisyenlerinden biriydi Selmi Andak. Geçtiğimiz ay kaybettiğimiz bu değerli besteci, Ve Ben Yalnız, Gönlüm Çok Zengin, Acılar Sürekli Olamaz, ve onlarca diğer “çok güzel şarkıların” yaratıcısıydı.

Ama ben en çok Eurovision şarkıları ile sevdim onu. Yeliz’in Hayalimdeki Adam‘ı (1975), Neco’nun O Şarkıyı Henüz Yazmadım‘ı (1985), Nükhet Duru&Neco’nun Bir Sevgi Yeter‘i (1985), Nil Burak’ın Güneş Bir Kere Doğdu‘su (1985), ve unutulmaz Vedat Sakman&Seden Kutlubay yorumu ile (ve daha sonra Ajda Pekkan’ın da albümüne aldığı) Hayat Pencerenin Dışında (Yeniden) (1987), Eurovision Türkiye finallerinde yarışan efsane Selmi Andak şarkıları olarak tarihe, hafızalara geçti. Hele hele Asya’nın (o zamanki adıyla Tülay Saygun) yorumladığı bir Zamanda Gezinti vardır ki, yalnızca Andak’ın değil müzik tarihimizin kanımca en iyi bestelerinden biridir.

Uluslararası yarışmalardaki besteleriyle sayısız ödüllerin sahibiydi. Öyle ki, 1985’te İtalya’da (Palermo) ülkemize “Güneş Bir Kere Doğdu” ile kazandırdığı birinciliği bile var.

Geriye birçok değerli şarkı bırakan müzisyenimizin toprağı bol olsun diyor -nereden bulursunuz bilmem ama- ne yapıp edip arşivinize katmanızı dilediğim albümlerine göz atıyoruz:

TRT Müzik Dairesi’nin 2005 yılında yayınladığı “Eurovision Finallerinde Selmi Andak”, 2003 yılında yayınlanan “Uluslararası Ödüllü Selmi Andak Şarkıları” , ve geçen yıl Ossi Müzik etiketi ile yayınlanan -toplamda 34 şarkısını içeren- “Müzik: Selmi Andak-Bal gibi olur” ve “O şarkıyı henüz yazmadım” isimli 2 albümü, olmazsa olmaz listenizde bulunmalı. İşte sözü geçen 2 albümün kartonetinden Selmi Andak biyografisi:

İzmir’de dünyaya gözlerini açan Selmi Andak, orta öğrenimini Galasaray Lisesinde tamamlar, ardından hem Hukuk Fakültesi, hem de Konservatuarda okur. Yetinmez, Konservatuardan mezun olduktran sonra kalkar Paris’e gider ve orada Yüksek Müzik Okulunda ihtisas yapar. Altmışlı yıllarda Türkiye’de parmakla sayılacak kadar az sayıda popüler müzik bestecisi vardır ve Selmi Andak ilklerden biri olur. Aynı zamanda sanat ve müzik eleştirmenliği yapmakta, gazeteci kimliği ile de tanınmaktadır. O günlerin önemli şarkıcıları tarafından ardı ardına plak yapılan bestelerinde bir yandan dönemin popüler akımlarını yakalarken, bir yandan hem klasik hem de otantik müziğin kalıplarından yararlanmaktadır. Aranjman furyasının tam da ortasında ortaya konulan bu tavır, onun adeta bir milli besteci gibi yurt dışında yapılan bir dolu festivalde besteleriyle yarışmasına yol açmakla kalmaz, henüz emekleme çağındaki popüler müzik piyasasına da ne yönde ve nasıl büyüyüp serpileceği konusunda çok aydınlık bir çıkış yolu gösterir, adeta kılavuz olur.

Başından itibaren sadece bir müzisyen, bir besteci olmanın çok ötesinde, yazıp çizdikleriyle bir müzik teorisyeni, MESAM; POPSAV gibi meslek birliklerinde gösterdiği faaliyetlerle de adeta bir müzik emekçisidir Selmi Andak. Hep projeler üretir, hep yeni bir şeyler yapmak ister. Çevresindekiler ona ayak uydurmakta zorlanırlar her defasında. Uluslar arası standartlardaki besteciliği yurt dışındaki festivallerde her defasında ödüle layık görülse de, Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye tarihinin yarışmaya üst üste en çok ve en fazla sayıda şarkıyla katılan bestecisidir Selmi Andak.

(Haber resmi 1982 Eurovision finallerinden bir karedir: Andak, Neco’nun söylediği Gramofon şarkısının provalarını şarkının diğer yaratıcıları Aysel Gürel ve Buğra Uğur’la beraber izlerken).

***Spesiyal:

Ajda Pekkan – Yeniden (Hayat Pencerenin Dışında)

http://www.dailymotion.com/video/xavuft_ajda-pekkan-yenyden_music

Röportaj: Murat Boz

(İlk yayınlanış: 01 Ağustos 2006/Turk.Net) “Aşkı Bulamam Ben” single’ıyla listelere hızlı bir giriş yapan ve şu sıralar video klibi sıkça ekranlarda dönen Murat Boz müziğe nasıl başladı, kimlerin vokalistliğini yaptı? Pop müziğin yeni ve farklı sesiyle yaptığımız çok özel röportaj:Okumaya devam edin “Röportaj: Murat Boz”

Internet Killed the Video Star

Müzik tarihine MTV’nin 1981’de yayın hayatına başladığında ilk gösterdiği klip olarak geçen The Buggles imzalı “Video Killed the Radio Star”ın (1979) sözlerini, bundan bir on sene kadar önce birilerinin günümüze uyarlayıp aşağıdaki şarkıyı yapmaları kaçınılmaz olmuştu. Dikkat Müzik’e de şans getirsin, ilham olsun diye (niyeyse???:) her ikisini de hatırlayalım istedik :

The Broadband – Internet Killed the Video Star

Bu da şarkının bizzatı. Birçoğunuzun içinde kendini oynadığı gençlik filmlerinden birinde görebileceği tadında en orijinal haliyle hem de! İnternete yenik düşmeden önce radyoyu tarihe gömen beyazcama ve görüntü teknolojisine sesleniyor:
The Buggles – Video Killed the Radio Star >>
http://www.dailymotion.com/video/x714l_buggles-video-killed-the-radio-star_music


***Şefin Tavsiyesi:

Bilenler bilir, şarkının Radiohead ya da Bouncing Souls coverları da mevcut. Ve fakat o ki ben size Robbie Williams’ın canlı performansını önererek peşinen teşekkürlerinizi kabul ediyorum:)

Robbie Williams – Video Killed the Radio Star (Live)

http://www.dailymotion.com/video/xb2vnx_robbie-williams-live-video-killed-t_music

Başlarken

Bugün Ağustos’un ilk günü ve yalnızca 2010’un değil, son yılların da en sıcak günlerinden birini yaşıyoruz. Kulağa hoş gelen her şeyi dinlemeyi seven biri olarak, Türk popüler müziğine yeni bir soluk getirmeyi amaçlayan DikkatMüzik!’i ilgi ve bilginize sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Çok mu klasik oldu?

Peki, baştan alalım.

-Ve sahne kararır. Bir alkış bir tufan..(Kulaklar hizaya gelebilir mi lütfen? Fonda birinin avazı çıktığı kadar bağırdığını hayal ediniz) :

“Dikkkkaaaaat! Müzik yayında!”

“DikkatMüzik! yayında!”

Haklısınız, hava gayet sıcak ve ben mimarlık yerine neden reklamcılığı tercih etmemiş olduğum konusunda şu dakika ikna olmuş bulunmaktayım:)

Hoşgeldiniz. Radyo programlarımdan, Türkçe pop partilerimden ya da eski yazılarımdan beni tanıyanlarınız varsa eğer selam eder, yeni okuyuculara/dinleyicilere/müzik gönüllülerine ve bu sektöre emeği geçen herkese içten bir merhaba demek isterim.

Güncel müzik haberleri, albüm yorumları, konser ve etkinlik duyuruları ile müzik dünyasının nabzını tutacak olan DikkatMüzik! yayın hayatına şu dakika itibariyle başlamış bulunmaktadır. “Dikkat”inizi çekmek isteriz ki bu müzik blogunda her yerde okuduğunuz haberlerden biraz farklı şeyler bulabilirsiniz.

İyisi mi siz bloga bir göz atın..

Olcay Tanberken
dikkatmuzik@gmail.com

(Tepede gördüğünüz, DikkatMüzik! için özel hazırlanan resim, Burak Nazifoğlu’nun yetenekli kaleminden çıkmıştır. Kendisine teşekkür eder, farklı projeleri ile ileride adını daha çok duyacağınızın müjdesini veririz:)