“Bağrı Yanık Dostlara” artık piyasada!

Yıllardır yaptığı “Bir Zamanlar” adlı radyo programını yakın zamanda televizyona da taşıyan Hakan Eren, aynı adla yayınladığı albümlere bir yenisini daha ekledi. Daha önce 4 albüm olarak piyasaya çıkan Bir Zamanlar Serisi geçtiğimiz yıl Keşfedilecek Plaklar adlı özel bir albümle devam etmişti, bu kez bu albüme sürpriz şarkılardan oluşan bir yenisi daha eklendi.

Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda Kaybedenler Kulübü adıyla vizyona giren filmde yer alan Asu Maralman şarkısı “Bağrı Yanık Dostlara” (Sigaramın Dumanı da Dumanı)’nın mutlaka piyasaya da çıkması gerektiğini yazmış ve filmin soundtrack’inde yer almamasına şaşırmıştım. Çünkü filmi izleyen hemen herkes, bu şarkının bir an önce piyasaya çıkmasını bekliyordu. İşte o şarkı, nihayet “Bir Zamanlar Özel-2” albümünde nihayet dinleyiciyle buluşuyor. Hem de 1980 yılında yapılmış orijinal plak kaydıyla..Ayrıca bu albümde çok sevdiğim bir Banu şarkısı olan Eski Sevgili, Çaresizim ve Affetmem şarkıları ile gönüllere taht kuran Funda‘dan Mutluluğa Doğru, Ersan Erdura’nın unutulmaz Çocuk Gözler‘i, Melih Kibar-Çiğdem Talu eserlerinden en sevdiklerimden biri  Rezzan Yücel yorumlu Bir Roman Gibi ya da Yeliz‘in yayınlandığında pek öne çıkmamamış ama mutlaka keşfedilmeyi hak eden Yaşadıkça şarkısı da bu albümdeki şarkılardan bazı diğerleri. Ossi Müzik etiketiyle müzik marketlere sunulan albümün kartonetinde yazılı cümle aslında herşeyi özetliyor: “Eski plaklarda kalmış şarkıları yeniden keşfetmek için bir film ya da bir dizi daha beklemeyin !”

16. yıla özel albüm

Eğlence dünyasında nostaljik müziğin değişmeyen adresi 45’lik Bar, 16. yaşını özel bir albümle kutluyor. “Kadına Şiddete Hayır” kampanyasına destek veren “Kadınlar” adlı albümde 16 kadın şarkıcının seslendirdiği şarkılar yer alıyor. Albüm, Hakan Eren’in yapımcılığında Ossi Müzik etiketiyle müzik marketlerde ve dijital platformlarda yerini aldı.

45’lik’in programlarında sıklıkla çalınan 16 şarkıyı bir araya getiren “Kadınlar” albümünde Asu Maralman, Ayla Algan, Ayten Alpman, Banu, Funda, Gönül Yazar, Işıl Yücesoy, Lale Belkıs, Meral-Zuhal, Nil Burak, Nükhet Duru, Seyyal Taner, Sibel Egemen, Uğur Akdora, Yeliz ve Yeşim birer şarkıyla yer alıyor.

Ayrıca albüm kartonetinde çeşitli meslek dallarından kadınların, kadına yönelik şiddet konusundaki düşüncelerine yer veriliyor. Asu Maro, Ayşe Aral, Ayşe Mine, Banu Kırbağ, Berin Yavuzlar, Betül Demir, Demet Sağıroğlu, Fikret Şeneş, Funda, Gülenay Börekçi, Hülya Aydın, Işıl Yücesoy, İzel, Jale, Nazan Şoray, Neslihan Yargıcı, Nil Burak, Pınar Aylin, Reyhan Karaca, Sibel Tüzün, Tuğba Özerk, Yeliz, Yeşim, Zeliha Sunal ve Zeynep Talu görüşleriyle yer aldılar kartonette. Süpervizörlüğünü 45’lik Bar’ın işletmecisi Fuat Akyol’un yaptığı albümün grafik tasarımı Zeliha Topaloğlu tarafından hazırlandı.

Soundtrack “Bağrı Yanık Dostlara”sız çıktı!

Geçtiğimiz haftalarda gösterime giren “Kaybedenler Kulübü” filminin soundtrack albümü piyasaya çıktı. Albümde filmde kullanılan “bazı”(buraya dikkatinizi çekerim) şarkıların yanısıra filme adını veren radyo programının yıllar önceki yayınlarında da sıkça çalınan şarkılara yer verilmiş.

25 Mart 2011’de gösterime giren Kaybedenler Kulübü’nün soundtrack albümü, Universal Music Taxim Edition etiketi ve EMI Müzikin dağıtımıyla müzik marketlerde yerini aldı. Filmin orijinal müzikleri Can Gox, Cavit Ergün ve Erdem Tarabuş tarafından bestelenen albümde Ferdi Özbeğen’den Moody Blues ve Otis Redding coverlarına, Mazhar Fuat Özkan’dan Titanice uzanan müzikler yer almış.

Ancak dikkatimi ilk çeken şey, filmin en can alıcı sahnelerinden birinde -oldukça da uzun bir bölümü ile yer alan- Asu Maralman yorumlu “Bağrı Yanık Dostlara (Sigaramın Dumanı)” şarkısının albümde yer almaması oldu. Dikkatimi çekti, çünkü albümü özellikle bu şarkı için beklemiştim. Kısa bir araştırmanın ardından sorunun telif sorunu olduğunu öğrendim ve film için ayrı albüm için ayrı telif izinleri olduğundan ötürü gereken iznin yalnızca film için alınabildiğini öğrenerek bir kez daha şaşırdım. Popüler kültüre ürün sunarken eğer filminizin en önemli sahnesinde bir şarkı kullanıyorsanız, o şarkıya soundtrack’te de yer vermenizden daha doğal ve daha mantıklı birşey olamaz. Hal böyleyken telif engeli ile karşılaşıyorsanız da pekala başka bir şarkı arayışına girebilirsiniz. Olan güzelim “Bağrı Yanık Dostlara” şarkısına olmuş sonuçta ve şarkı dijital ortamda yeni nesle ulaşamadan bir kez daha plak raflarına geri dönmüş. Bence yazık olmuş!

Filme gelirsek, bir döneme damgasını vuran Türkiye’nin ilk özel radyosu Kent Fm’in sıradışı programlarından biri olarak hafızalara kazınan Kaybedenler Kulübü hatırı sayılır bir gişe başarısıyla yoluna devam ediyor. Tolga Örnek yine iyi bir işe imza atmış gibi gözükse de, kişisel olarak filmin tam olarak neyi anlattığına bir izleyici olarak ne yalan söyleyeyim ben pek ikna olamadım. Doğrusu oyunculuklar da, çekimler de çıta üstüydü ancak filmin ne aşkı, ne yalnızlığı, ne radyo programını anlattığını ne de 2 programcının derinliklerine gerçekten inebildiğini sanırım kimse söyleyemez. Bir Issız Adam falan da değil üstelik, neden bu yakıştırma yapıldı onu da anlayamadım. Yine de izlenesi bir film olduğunu söyleyebiliriz diyerek son sözü Asu Maralman’a ve o şarkıya bırakalım:

Asu Maralman – Bağrı Yanık Dostlara (Sigaramın Dumanı)

Bir ustanın ardından: Selmi Andak

Türk popunun bence en değerli müzisyenlerinden biriydi Selmi Andak. Geçtiğimiz ay kaybettiğimiz bu değerli besteci, Ve Ben Yalnız, Gönlüm Çok Zengin, Acılar Sürekli Olamaz, ve onlarca diğer “çok güzel şarkıların” yaratıcısıydı.

Ama ben en çok Eurovision şarkıları ile sevdim onu. Yeliz’in Hayalimdeki Adam‘ı (1975), Neco’nun O Şarkıyı Henüz Yazmadım‘ı (1985), Nükhet Duru&Neco’nun Bir Sevgi Yeter‘i (1985), Nil Burak’ın Güneş Bir Kere Doğdu‘su (1985), ve unutulmaz Vedat Sakman&Seden Kutlubay yorumu ile (ve daha sonra Ajda Pekkan’ın da albümüne aldığı) Hayat Pencerenin Dışında (Yeniden) (1987), Eurovision Türkiye finallerinde yarışan efsane Selmi Andak şarkıları olarak tarihe, hafızalara geçti. Hele hele Asya’nın (o zamanki adıyla Tülay Saygun) yorumladığı bir Zamanda Gezinti vardır ki, yalnızca Andak’ın değil müzik tarihimizin kanımca en iyi bestelerinden biridir.

Uluslararası yarışmalardaki besteleriyle sayısız ödüllerin sahibiydi. Öyle ki, 1985’te İtalya’da (Palermo) ülkemize “Güneş Bir Kere Doğdu” ile kazandırdığı birinciliği bile var.

Geriye birçok değerli şarkı bırakan müzisyenimizin toprağı bol olsun diyor -nereden bulursunuz bilmem ama- ne yapıp edip arşivinize katmanızı dilediğim albümlerine göz atıyoruz:

TRT Müzik Dairesi’nin 2005 yılında yayınladığı “Eurovision Finallerinde Selmi Andak”, 2003 yılında yayınlanan “Uluslararası Ödüllü Selmi Andak Şarkıları” , ve geçen yıl Ossi Müzik etiketi ile yayınlanan -toplamda 34 şarkısını içeren- “Müzik: Selmi Andak-Bal gibi olur” ve “O şarkıyı henüz yazmadım” isimli 2 albümü, olmazsa olmaz listenizde bulunmalı. İşte sözü geçen 2 albümün kartonetinden Selmi Andak biyografisi:

İzmir’de dünyaya gözlerini açan Selmi Andak, orta öğrenimini Galasaray Lisesinde tamamlar, ardından hem Hukuk Fakültesi, hem de Konservatuarda okur. Yetinmez, Konservatuardan mezun olduktran sonra kalkar Paris’e gider ve orada Yüksek Müzik Okulunda ihtisas yapar. Altmışlı yıllarda Türkiye’de parmakla sayılacak kadar az sayıda popüler müzik bestecisi vardır ve Selmi Andak ilklerden biri olur. Aynı zamanda sanat ve müzik eleştirmenliği yapmakta, gazeteci kimliği ile de tanınmaktadır. O günlerin önemli şarkıcıları tarafından ardı ardına plak yapılan bestelerinde bir yandan dönemin popüler akımlarını yakalarken, bir yandan hem klasik hem de otantik müziğin kalıplarından yararlanmaktadır. Aranjman furyasının tam da ortasında ortaya konulan bu tavır, onun adeta bir milli besteci gibi yurt dışında yapılan bir dolu festivalde besteleriyle yarışmasına yol açmakla kalmaz, henüz emekleme çağındaki popüler müzik piyasasına da ne yönde ve nasıl büyüyüp serpileceği konusunda çok aydınlık bir çıkış yolu gösterir, adeta kılavuz olur.

Başından itibaren sadece bir müzisyen, bir besteci olmanın çok ötesinde, yazıp çizdikleriyle bir müzik teorisyeni, MESAM; POPSAV gibi meslek birliklerinde gösterdiği faaliyetlerle de adeta bir müzik emekçisidir Selmi Andak. Hep projeler üretir, hep yeni bir şeyler yapmak ister. Çevresindekiler ona ayak uydurmakta zorlanırlar her defasında. Uluslar arası standartlardaki besteciliği yurt dışındaki festivallerde her defasında ödüle layık görülse de, Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye tarihinin yarışmaya üst üste en çok ve en fazla sayıda şarkıyla katılan bestecisidir Selmi Andak.

(Haber resmi 1982 Eurovision finallerinden bir karedir: Andak, Neco’nun söylediği Gramofon şarkısının provalarını şarkının diğer yaratıcıları Aysel Gürel ve Buğra Uğur’la beraber izlerken).

***Spesiyal:

Ajda Pekkan – Yeniden (Hayat Pencerenin Dışında)

http://www.dailymotion.com/video/xavuft_ajda-pekkan-yenyden_music