Bilal Karaman’dan “Patika”

bilalkaramanDünyaca ünlü efsanevi bas gitarist Marcus Miller ile Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde gerçekleştirdiği performansla henüz tanımayanların da dikkatlerini çeken ve Türkiye’nin önemli gitaristleri arasında yerini alan Bilal Karaman’ın ikinci albümü “Patika” Baykuş Müzik etiketiyle raflarda.

Karaman 11 yaşından beri gitar çalıyor. Tam bursla okuduğu Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümünden 2004 yılında mezun oldu. Gerek Bilgi Üniversitesi’nde gerekse kendi çabaları ile Türkiye ve dünyanın önemli gitaristleri ile birlikte çalışma fırsatı buldu. Mezun olduktan sonra Türkiye ve yurt dışında pek çok konser verdi, önemli müzisyenlerle çeşitli projelerde ve festivallerde yer aldı. 2009 yılında Nardis Caz Gitar Yarışması’nda birinci oldu. 2011 yılında ise ilk solo albümü “Bahane” yayınlandı. “Patika”da Bilal Karaman’ın kendi bestelerinin yanı sıra Refik Talat Alpman, Mustafa Sayan, Haydar Tatlıyay ve Ferruh Avni Yarkın bestelerine ve “Lamma Badda”, “Çay Elinden Öteye” isimli anonim eserlere de yer verildi. Dünyaca ünlü caz müzisyeni Lars Danielsson albüme ismini veren Patika isimli parçada kontrbası ile Bilal Karaman’a eşlik etti. Albüme ses veren diğer müzisyenler Gevende’den tanıdığımız Ahmet K. Bilgiç, Gökçe Gürçay ve Ömer Öztüyen’in yanı sıra Ayşe Akarsu ve Murat Aziret oldu.

Doğu’yla Batı’nın aşkı bu albümde: “Babylon Bar Vol.III”

Şu günlerde aldığım en güzel haberlerden biri de yurtdışında yayınladığı farklı konseptlerdeki onlarca compilation albümüyle tanınan ve Türk müziğine de albümlerinde sıklıkla yer veren DJ Gülbahar Kültür’ün ‘world music’ kategorisindeki yeni albümünü tamamlaması oldu. Kültür bu kez, Lola’s World Records etiketiyle piyasaya çıkan son albümü Babylon Bar Vol. III ile doğu-batı ekseninde karşılıklı etkileşerek filizlenmiş parçalardan bir araya getirdiği 34 şarkıdan oluşan müthiş seçkisi ile karşımızda. Üstelik 1001 Feelings ve 1001 Mirrors isimli iki CD’den oluşan derleme albüm, 1001 duyguyu canlandıran ve gerçeğin 1001 farklı yansımasının içinden geçen eşsiz bir yolculuk armağan ediyor. Çiğdem Erken, Nancy Ajram, Mabel Matiz, Marina CelesteBilal Karaman ve Sussan Deyhimgibi onlarca değerli müzisyen ve yorumcu bu albümde..

İlk albüm, 1001 Feelings, kültürler-üstü müzik vizyonu ile geleneksel enstrümanları kullanarak taptaze müzikal deneyimler sunan ve farklılıkların birbirini ezmeden var olduğu bir dünyanın müzikteki iz düşümünü gerçek kılan müzisyen Stephan Micus’un zarif parçası Rain ile açılıyor. İkinci parça ünlü besteci Erik Satie’nin Gnossienne No.1 isimli bestesinin İstanbul’dan ilham alan bir yorumu: Flamenco, Jazz ve Mağrib tarzlarının en iyi isimlerinden biri sayılan İspanyol müzisyen Javier Rubal’dan La Flor de Estambul. Klasik müzik, avangard deneyimler ve teknolojinin ulaştığı noktalar arasındaki gizli köprüleri keşfederken klasik müzik formları ile çağdaş ritimleri harmanlayan, kontrbasını vurmalı bir saz gibi kullanarak adeta solo bir akustik bas orkestrası oluşturan müzisyen Mich Gerber Istanbul-Tünel’de bulunan Lale Plak’ın kuruluşunun 50. yılı için bestelenmiş ve Mercan Dede tarafından aranje edilmiş parçası Siren’s Call ile albümde yer alıyor. Belçika’da yaşayan altı müzisyenin oluşturduğu, geleneksel enstrümanları zengin vokallerle bir araya getirirken canlı performanslarında müzik ziyafetlerini dinleyicinin her türlü görsel uyarıcıdan uzak tutulduğu ve gözlerinin tamamen kapalı olduğu, karanlık bir ortamda sunan grup Blindnote, albümde yer alan Chiraki Par isimli şarkısında “duduk”un büyüleyici melodileriyle alıp götürüyor… Nazlı Orta Doğu ezgileriyle duygusal bir parça olan Enta eih, Lübnan’ın 2008 World Music Award ödüllü süperstarı, UNICEF’in İyi Niyet Elçisi Nancy Ajram’dan geliyor. Albümde Türkiye’den müzisyenlere de yer veriyor DJ Gülbahar Kültür – bu kez çok bilinen isimler değil, özellikle ileride kendilerinden söz ettirecek üç yeni ses 1001 duyguyla şekillenen bu resme renklerini katıyor. Çiğdem Erken, Mabel Matiz ve Bilal Karaman..

Meleksi şarkı söyleyişiyle tanınan Brezilyalı şarkıcı ve müzisyen Cibelle, Babylon Bar Vol. III’ün ikinci CD’si olan 1001 Mirrors’ın ilk sanatçısı: albümde yer alan şarkısı Green Grass ise çok sevilen bir Tom Waits parçasının nefis yorumu. Norveç’ten harika bir ses ve müzisyen Kari Bremnes hüzünlü parçası Birds ile ruhlarımıza dokunurken, Nouvelle Vague grubunun uzak bir rüyadan gelen, duru sesiyle tanınan vokalisti Marina Celeste Accroc aux Bimbos’da edalı yorumuyla göz kırpıyor. Dokunaklı sesiyle dünyaca sevilen Malili müzisyen Fatoumata Diawara, yumuşacık bir aşk şarkısıyla sesleniyor: Kanou… Bir mid-tempo şaheser olan She Took My Soul in Istanbul ise Marc Almond’dan geliyor -kesinlikle tebessüme yol açacak, nostaljik bir tat. Albümün sürprizleri saymakla bitmiyor: son yirmi yılın uluslararası deneysel müziğinin önde gelen müzisyenlerinden İranlı sanatçı Sussan Deyhim, Hint Klasik Müziği ve drum‘n‘bass fusion çalışmalarıyla yepyeni bir tarza imza atan tabla ustası ve müzisyen Talvin Singh ve daha nice dev isim… Ayrıca, albümün derleyicisi DJ Gülbahar Kültür, Babylon Bar Vol. III’te kendi seslendirdiği ve sözlerini yazdığı parçalarla da karşınızda Doğuyla batının müzikal sevişmesi son meyvesiyle ışıl ışıl parlıyor. Babylon Bar Vol. III, albümdeki tınısal uyumun gerçek dünyaya da var olabileceğini muştuluyor: kendinizi yeniden ve yeniden dinlemekten alamayacaksınız.

İşte albümün tracklisti: >> Okumaya devam et “Doğu’yla Batı’nın aşkı bu albümde: “Babylon Bar Vol.III””