Konserler, konserler, partiler

Bu haftanın başında yapmış olduğum plana göre aslında kafamda iki konser vardı fakat işler pek tasarladığım gibi gitmedi. Salı günü sokağa bir çıktık eve pazar günü girdik desem yeridir. :) Diyeceksiniz ki “İrem bu ne demek?” aynen şu şekilde oldu hemen hemen  tüm hafta konser ve partiler vardı bende sizler için bol bol takipteydim.

Haftanın ilk  konseri  Beyoğlu Hayal Kahvesin de gerçekleşen “Bulutsuzluk Özlemi” konseri oldu. Konser 12.02.2013 salı gecesi olmasına rağmen Beyoğlu Hayal Kahvesi için yoğun bir gece oldu. Konserin daha ilk başladığı dakikalar da bile kapıya kadar yoğunluk vardı. Herkes Türkiye’nin önde gelen rock gruplarından biri olan grubun şarkılarını hep bir ağızdan söylüyor ve eğleniyordu. Yılların eskitemediği şarkılar vardı her birimizin hatıralarının olduğu, “Güneye giderken, Uçtu Uçtu, Bağdat , Tepedeki çimenlik” ve daha niceleri, nefesimiz kesilene kadar hep beraber eşlik ettik. Bu güzel konser, sevgili grubumun provası yüzünden bizim için yarım kaldı ama umarım yakın zamanda tekrar izleme şansım olur.ana_ust

imagesHaftanın ikinci ve benim için en önemli konseri olan Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer konserin gelelim. Bu konserine önemine gelirsek; ne yapıldığı tarih olan 14. şubat önemli, ne de başka bir şey benim için önemi Garaj İstanbul sahnesin de Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer’in olması… Açıkçası insan büyüdükçe (yaş malum 27 oldu şunun şurasında 30’a ne kaldı:) ) hayata bakışı, tüm özentilik döneminin verdiği gereksiz saçma sapan zevkler her şey değişiyor. 21 – 22 yaşındaki halimle şu an arasında çok ciddi farklar var. Müzik zevkim açısından çok fazla dengeler oynamasa da Bülent Ortaçgil şarkılarının ruhundan anlar, Bülent Ortaçgil şarkıları ile sever, mutlu olur, ağlar, sevinir oldum. Bülent Ortaçgil çok farklı,çok… Neyse konsere dönelim :) (Yoksa yazmaya devam edicem:) ) 14.02.2013 Perşembe gececi gerçekleşen konserde Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer Garaj İstanbul sahnesinden 1000 kişiye yakın bir seyirci karşısında  şarkılarını söylediler. Sevgililer gününde neredeyse herkes oraya akın etmişti. İçeride bulunan seyirciler için rüya gibi bir akşam oldu. Bana gelirsek ben zaten “Şarkılarım Senindir, Eylül Akşamı, Sensiz Olmaz, Denize Doğru “ derken Bozburun sularında kayboldum…

O geceden aklımda kalan en güzel söz ise; sevgili Bülent Ortaçgil’in “Size bir tavsiye vereyim mi? Hiç bir tavsiyeyi dinlemeyin!” sözleri oldu. Sen çok yaşa Bülent Ortaçgil hep bize şarkılar söyle, hep bizimle ol. (Kazım Çağdaş‘a teşekkürler.)

album_270434_300_300Haftanın 3. konseri 15.02.2013 Cuma gecesi İstanbul Bronx’ta gerçekleşen Can Bonomo konseri oldu. O nasıl bir kalabalık??? İstanbul Bronx‘ta gerçekleşen konsere girebilmek için önce kapıda uzun bir kuyruk bekliyorsunuz. (Tabii biz beklemeyip bir yerler de kahve içtik. Bir saat sonra kapıya gittik. :) ) Hadi içeri girdiniz bu sefer adım atacak yer bulamadık. O akşam hem içeride, hem de kapıda inanılmaz bir kalabalık vardı. Konser başladı ve bende insanları izlemeye başladım. :) Herkes Can Bonomo’nun sahnede söylediği tüm şarkılarını biliyor, hep bir ağızdan eşlik ediyor, keyifli bir şekilde dans ediyordu. Can Bonomo albümde kendi şarkıları haricinde M.F.ÖSakın Gelme ve Barış MançoKara sevda şarkılarını da söyledi. (Başka cover şarkılar da söylemiş olabilir biz arada kaçırmış olabiliriz:) ) İstanbul Bronx’ta hiç ara vermeden yaklaşık iki buçuk saat sahnede kaldı. Ben ilk albüm ve son albüm favorilerimi dinledim içimde bir güzel rahatladı. (İlk albümden “Bana Bir Saz Verin, Meczup, Şaşkın“, ikinci albümden de “DefolMin El Aşk ve Min El Garaib, İyi ki doğdun, Derda, Olmaz Sensiz“) Hem benim için hem de yanımızda ki tüm arkadaşlarımız için çok keyifli konser oldu. Can Bonomo, Bonomo Team ve İstanbul Bronx‘a teşekkür eder tüm konserde olan dinleyicileri de enerjileri için tebrik ederim. :)

539715_471859506210841_1982859029_n

Bu haftanın bir de keyifli partisi vardı ki Tuborg Gold’n Rock parti… Bu parti ile ilgili sizi daha sonra kocamannnn bir haber bekliyor. Şimdilik detay vermeyeceğim :)

Haftanın son konseri de Pentagram‘dan… Bu konsere ben gidemedim ama bir ajanımız orada bulunuyordu. :) 17.02.2013 pazar günü Bostancı gösteri merkezinde yapılan konserde Pentagram’ın ön grubu olarak ” Presage” grubu sahneye çıkmış. Grubun sound’u Pentagram gibi sert ve önümüzdeki ay yeni albümleri raflarda yerini alacakmış. Aynı zamanda da “izleyici yaş ortalaması 30’un üzerinde gözüküyordu” diye bilgilendirildim. Bu durum bize şunu gösterir ki; doğru düzgün müzik dinleyicisi orada bulunuyordu. Pentagram yaklaşık bir buçuk saat boyunca sahnede kalmış. Fakat bu konserle ilgili şöyle bir eleştirim olacak; konserin çok fazla tanıtımı yapılmadı. Bu iş sadece sokaklara afiş asmakla olacak iş değil. Pentagram gibi Türkiye’nin efsanevi ve köklü gruplarından biri sahneye çıkacaksa daha fazla duyuru yapılmalıydı. Konseri son anda duyan ve yakında olup gelebilen insanlarla karşılaşmışlar. Lütfen artık bir şeyleri kaybedince kıymet vermek yerine elimizdeki önemli değerlerin kıymetini bilelim! ( Sevgili abim Sedat Sevinç bilgilendirme için teşekkür ederim.)timthumb

Şimdiiii aslında yazının sonuna geldik ama sizlerle iki önemli yarışmaya katılan iki farklı grubun şarkısını paylaşacağım. Hem bu yetenekli grupları tanıma şansı yakalamış olacaksınız hem de bu grupların yaptıkları işlerle alakalı bilgiler alacaksınız.

Öncelikle kendi müzik grubumun kardeş grubu olan ( Gitaristimiz aynı kişi olunca böyle bir açıklama yazayım istedim. :) )

BALANS ‘ı tanımanızı isterim.560355_490114277715219_260367576_n

Vokal’de Metin Bahtiyar, Back Vokal ve Gitar’da Ümit Eren Oğuz, Bass Gitar’da Volkan Gündoğdu ve Davul ve Perküsyon’da Cenk Güngör ‘den oluşmakta olan ekip, bizim grubun da kardeş ekibidir. :)

Balans grubu yaklaşık iki yıldır beraber çalışmakta, bir çok mekanda sahne almaktadırlar. Her biri başarılı müzisyenlerden oluşan grup, kendi besteleri ile Power Garage  yarışmasına katıldı ve şuan şarkıları ile 3. sırada liderliğe doğru yolda… Oylamanın son bir haftasındayız. Sizlerde onlara destek olursanız belki de kardeş grubumuz birinci olur ne dersiniz? :))))

Oylamak ve şarkılarını dinlemek için yapmanız gereken sadece aşağdaki link’e tıklamak.

http://www.powergaragetv.com/emergenza/video/66hmqmA0tHkZTl8

189049_10150106780645843_7598992_n

Şimdi ise bizi şuan “Slovenya Metal Days ve Hırvatistan Burning Sea Festival kapsamında temsil eden “İllet” grubunu tanıtmak isterim.

İllet; Vokal ve Gitar’da Özgür Monkul, Back Vokal ve Gitar’da Kudret Diplen, Back Vokal ve Bass Gitar’da Cenk Ercan, Davul’da Çağrı Halaçoğlu ve Elektronik Alt Yapılar da Sertaç Kakı ‘dan oluşmaktadır.

Grup 2004 yılından bu zamana kadar bir çok yerde sahne almış ve şuanda da  Türkiye’yi hem “Slovenya Metal Days” yarışmasında, hemde  “Burning Sea Festival” yarışmasında temsil etmektedirler. Sizler onları oralarda yalnız bırakmak istemez ve oylarınızla destek olmak isterseniz yapmanız gereken aşağıda ki linktenlerden  facebook üzerinden oylaya katılabilirsiniz.

https://www.facebook.com/MetalDaysFestival/app_208059192673698

https://www.facebook.com/BurningSeaFestivalda

Benden bu haftalık bu kadar haftaya görüşürüz demen bu hafta sizlerle Tuborg Gold’n Rock yazısı için yeniden görüşeceğimizi hatırlatır. Hafta içinde Gold’n Rock ile alakalı yazımı beklemenizi tavsiye ederim ;) Hafta içi yeniden görüşürüz…

İrem’le Rock Devam Ediyor.

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)

Yeni haftaya yakışır soluk “Gürcan Ersoy”

gurcanersoy

Öncelikle herkese keyifli bir hafta olmasını dilerim. Bu hafta yazıyı hazırlamak için bilgisayarımın başına geçtiğim de “kimden bahsetsem? İkinci kez yazacağım. Biraz ilerisi için ümit veren bir yazı olmalı v.b”  düşüncelere boğulmaya başladığım sırada bir anda kendime geldim. Ben artık özgür bir blog yazarıyım ve yine “özgürce” düşündüklerimi ve sevdiklerimi rahat rahat yazabileceğimi  fark ettim. (Aklım başıma geldi. :) )  Düşündüm de “radyo programına konuk almak istediğim ama alamadığım kim var?” diye aklıma ilk gelen isim “Gürcan Ersoy” oldu. ( Gürcan’ın albümü çıktığı sırada “İrem’le Rock” bitmişti.)

Radyo Klas‘ta “İrem’le Rock” programını yaptığım ilk zamanlarda ortak arkadaşımız Ender Balcı sayesinde tanışmıştık Gürcan’la… Yanılmıyorsam sene 2008 ‘di. Bir gün “yaşıyor mu acaba bu adamlar?” diye Flat Production Stüdyolarına uğradım. İçerde kayıt dinliyorlardı. “Ne yapıyorsunuz? diye sordum “Gürcan’ın demo kayıtlarını dinliyoruz.” dediler. 2009’da Murat İlkan‘dan şan dersleri almaya başladı. Bir süre sonra da albüm kayıtları hazırlanmaya başlandı. Gürcan’ın hayalinin nasıl gerçeğe dönüştüğünün ilk zamanına denk gelmek ve orada bulunan herkesin ilk heyecanına tanık olmak benim için keyifli olmuştu. Albüm kayıtları devam ederken yanlarında olmayı ne kadar çok istesem de, haftanın altı günü (bazen vicdanıma yenilip yedi güne de çıkabiliyordu.) çalıştığım için bir türlü gidemedim. Gurcan-Ersoy-2011-320x285

2011 yılında, bir de baktım ki; hayaller gerçek olmuş ve  Gürcan Ersoy  “ben ve benim gibi çocukların hakkında” albümü ellerimde… (Albüm çıktığında o kadar mutlu oldum ki sanki; raftaki o albüm benim gibiydi.) Eve gelir gelmez hemen bilgisayarımı açtım ve dinlemeye başladım.  İtiraf etmeliyim ki bazı şarkıları daha önceden biliyordum ama onlar bile o kadar farklı geldi ki… Albümün kartonetine bin kere bakmışımdır herhalde… İlk konseri Ghetto’da 08.02.2012’de yapıldı. Zaten şarkıların hepsini ezberlemiştik. Gürcan’la beraber daha ilk konserinde hep bir ağızdan söyledik.  Şunu belirtmek isterim ki; (her yerde, her zaman konusu olduğun da söylerim) albümdeki her şarkının, her kelimesine dikkat edin. Bu albümde kendinizden bir çok şey bulacaksınız.

“ben ve benim gibi çocukların hakkında”  albümünde ki “Sen üzülme” ve “Eski Şehir” şarkılarına klipler çekildi. Benim en çok klibinin olmasını istediğim şarkı “Yan Oda” şarkısıdır. Neden bilemem ama o şarkıyı dinlediğimde bağıra çağıra söylemek geliyor içimden… (Bir de klip hayalim var ki off.. :) ) Ayrıca “Soğuk Bir Yaz” şarkısı benim de ilk ve tek takip ettiğim “Behzat Ç.” dizisinde kendine yer buldu.

 Bu arada Gürcan Ersoy konserine devam ediyordu. Türkiye’nin köklü gruplarından M.F.Ö ile İzmir, Eskişehir ve İstanbul’da aynı sahneyi paylaştı. M.F.Ö gibi önemli bir grubun dinleyicisi karşısında şarkı söylemek herhalde ” rüya gibi bir etki bırakmıştır” diye düşünüyorum. Bence en önemli konserlerinden biri de Turborg Gold Fest sahnesinde olması oldu. Bir çok sevilen ve bilinen grupla aynı sahnede yer aldı. Yakın zamanda Bronx pi‘de gerçekleşen konserinde ise seyircisi için harika sürprizler hazırlamıştı. Gürcan Ersoy’u dinlerken bir de baktık ki;  Redd grubunun solisti Doğan Duru sahnede bu süper ikili bizlere Redd’in  “Hayat Kaçık Bir Uykudur” albümünden “Ellerini Kaldır” şarkısını söylediler. Ardından bir şarkı daha  söyleyeceklerdi. Doğan Duru gitarı çalmaya başladı ve sahneye teker teker rock yıldızları düştü. Gürcan Ersoy ve Doğan Duru şarkıyı söylemeye başladığında ilk Erdem Yener, ardından Foma grubunun solisti Evren Uysal ve hepimizin bildiği, sevilen fotoğrafçı Mehmet Turgut sahnedeki yerini aldı. Herkes için çok keyifli bir gece oldu. 24424_10151406237681171_221068658_n

(Bu arada aranızda kafasından “bu adam bu kadar işi yaptıktan sonra kim bilir ne kadar değişmiştir ?” gibi düşünceler geçirenler varsa; inanın ilk tanıdığım Gürcan nasılsa, Gürcan Ersoy’da aynısı… Hiç bir şekilde bir değişimi, samimiyetinde bir eksilme olmadı. Açıkcası ben olacağını da düşünmüyordum. Yanıltmadı…)775796_486363304743038_1925227703_o

Bu yazımı okuyup aranızda Gürcan Ersoy’u merak eden ve dinlemek isteyenler varsa; en yakın konser bu hafta cuma günü (08.02.2013) Beşiktaş’ta “Yazı Tura Sahne” de akustik performansı ile dinleyicisinin karşısında olacak. (Ben ve arkadaşlarımda orada olacağız. Bence kaçırmayın…) Ayrıca Biletix’te yayınlanan habere göre; Redd ve Gürcan Ersoy aynı sahneyi 21 Şubat ve 1 Mart arasında Çanakkale, Edirne, Isparta ve Antalya’da paylaşacaklarmış. (Bu iki grubu aynı sahnede izleyecek olanlar bence kendilerini sürprizlere açık tutsunlar. :) )  21 Şubat’ta Çanakkale’de, 22 Şubat’ta Edirne’de, 28 Şubat’ta Isparta’da ve 01 Mart’ta Antalya’da olacaklar bilginize… ;)

Sizlere yazabileceğim kadar rahat ve özgürce yazdığım, resmi olacak, ciddi olacak, şöyle olacak, böyle olacak derdi olmadan samimi kelimelerimle yazıp, samimi kelimelerimle devam ettirdiğim yazımın sonuna gelmiş gibiyiz artık… (Sonunda dediğinizi duyar gibiyim. :) ) Bu haftalık benden bu kadar haftaya bakalım nasıl bir konu ile buralarda olacağım? ;) Haftaya görüşmek üzere…

İrem’le Rock Devam Ediyor…

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)