Durum Şarkıları, Nazan Öncel’den

Türk popunun en üretken müzisyenlerinden biri olup şarkıları dilden dile ve kuşaktan kuşağa geçen sayılı isimlerden Nazan Öncel’in yeni albümünün çıkış tarihi belli oldu. DMC etiketiyle 19 Mart’ta piyasaya çıkacak olan albüm “Durum Şarkıları” adını taşıyor.

“Durum Şarkıları” albümünde Hakan Kurşun’un düzenlemeleri eşliğinde; “Girizgah”, “Umut”, “Bana Bir Sen Yetersin”, “Yaniler”, “İllegal”, “Mükemmel Kusur”, “Kısa Çöp”, “Ben Bir Küçük Harfim”, “Gezgin” ve “Kuşlar Da Gitti”; Can Güngör‘ün aranjmanıyla “Siyahlar” isimli şarkılar yer alıyor. Sanatçının ayrıca geçtiğimiz yılın en çok ses getiren yeni seslerinden Manuş Baba ile de “Kimler Gelmiş” adlı şarkıda bir düeti mevcut.

Albüm kartoneti, her şarkının durumunu resmeden usta karikatür sanatçısı Ergun Gündüz tarafından çizildi. Albüm geçtiğimiz Mayıs ayında kaybettiğimiz Nazan Öncel’in bir ömür müzikal yolculuk yaptığı Akşit Togay’ın anısına ithaf edildi. Nazan Öncel; ‘O herkesin Akşit Abisidir, üzerimde sonsuz emeği vardır, ona olan vefa borcumu bir ömür ödeyemem, yaşadıkça minnettarım’ diyerek hissettiklerini dillendiriyor.

Anne Bu Çalan Ne? (25.06.2015)

İklim değişikliği, küresel ısınma, ya da başka ne derseniz deyin, birşeylerin ters gittiği apaçık ortada. Temmuz’a çok az bir zaman kala henüz daha yaz havasına tam anlamıyla girememiş olmamız, elbette en çok ruh halimizi de etkiliyor olsa da yine ve yeniden dünyanın gerçeklerinden kaçışı -daha önce de olduğu gibi- müzikte arıyoruz, heyhat! Her yıl olduğu gibi bu yazı da müjdelemek uğruna “peşisıra” epeyce yeni şarkı karşımıza çıkıveriyor ama nedendir bilinmez, doğa gibi onlardan da bir türlü bu müjdeyi alamıyor gibiyiz. Yoksa bizi yine -en azından üzmesi de sevmesi de garanti olan- eski şarkılar mı avutacak bir süre daha? Şu yaz bir gelsin ve bütün eteklerdeki taşlar dökülsün hele bir ara, sonra yine görüşürüz! İyisi mi, bir süredir neler dinlemiş ve dinlemekteyiz, onlara göz atalım..
Doğruya doğru; Gülşen‘i son yılların en başarılı söz ve bestecilerinden biri sayan ve yaptığı çoğu çalışmayı beğeniyle takip eden biri olarak bu yazın ilk “hit” adaylarından biri olarak karşımıza çıkan şarkısı Bangır Bangır‘ı tekdüze, son derece sıkıcı ve eski hit şarkılarını aratır nitelikte bulduğumu söylemeliyim. Albümün geri kalanında elbette güzel Gülşen şarkıları da var ve eminim önümüzdeki birkaç ay daha sıkça duyacağız (“Dan Dan” ve “Ellerinden Öper” mesela), ancak albümün tamamına tek seferde baktığımızda karşımızda pek de “yeni” bir Gülşen göremiyor, hatta kendini fazlasıyla tekrarlamış olduğundan ötürü üzülüyoruz.

niluferNilüfer‘in uzun bir süredir beklenen yeni albümü nihayet piyasada. Doğrusu Nilüfer gibi büyük sesler hemen her sene albüm yapmadığı için olsa gerek, son zamanlarda hemen gözüm kapalı, koşa koşa gidip aldığım albümlerin başında geldi bu albüm. “Kendi Cennetim” adını verdiği albümünde yıldız isimlerle çalışan sanatçının bu kez en büyük kozları Sezen Aksu ve Nazan Öncel‘den aldığı şarkılar. Sezen Aksu’nun “Hadi Kızlar”ı da Nazan Öncel’in “Nokta”sı da, ilk kez bu isimlerden aldığı şarkıları hakkını vererek söyleyen ve dinleyiciyi de tastamam memnun eden bir Nilüfer sunuyor bize. Yine bir başka yıldız isim Şehrazat, yazdığı şarkı sözleriyle her zaman favorilerimden olan Sibel Algan, ve Adnan Ergil, Hakan Sancaklı, Gövher Hasanzade, Mustafa Ceceli, Ozan Bayraşa, Erdem Yörük, Volga Tamöz, İskender Paydaş, Onur Baştürk, Sinan Ceceli ve Medar Neşet Kırşehirli gibi isimler hem tanıdığımız (ve güvendiğimiz), hem de genç yeteneklerden oluşan gerçekten güçlü bir kadro. “Derli toplu” bu albümü baştan sona dinlediğinizde zaten bunu anlıyorsunuz..”Seninim”, “Nokta” ve “Bu Tarafa”, ilk dinlediğimde beni hemen saran şarkılar oldu ve gerisi de eminim kısa zamanda kalbinize girecektir.

Sezen Aksu’dan bu yaz şarkı alan tek isim Nilüfer değildi elbette. Demet Akalın da, DMC etiketli yeni albümü ”Pırlanta”da Aslızen, Ayla Çelik, Berkay, Cansu, İrfan Özata, Nezih Üçler, Sinan Akçıl ve Soner Sarıkabadayı dışında Sezen Aksu’dan da bir şarkı almış. Albümün çıkış şarkısı ise şu sıralar radyolarda sıkça duyduğumuz Sinan Akçıl imzalı ”Ders Olsun”.

Nazanoncel

Yine tıpkı Nilüfer gibi yeni albümünü heyecanla beklediğimiz Nazan Öncel de bu yazı es geçmiyor ve yeni teklisi ”Aşkitom” ile karşımıza çıkıyor. Söz ve müziği Nazan Öncel’e ait olan şarkının aranjör koltuğunda İskender Paydaş oturuyor. Deniz Akel yönetmenliğinde çekilen video klibi de tıpkı şarkı gibi oldukça renkli ve eğlenceli. Klipte Öncel’e Gonca Vuslateri, Berke Üzrek gibi isimler eşlik etmiş. Şarkısı için müzisyen: ”Aşkitom uzun zamandır herkesin diline dolanmış bir sıfattı, ben de şarkıya adını vererek bu sıfatı unutulmaz kılayım dedim. Emeği geçen herkese bin teşekkür eder, Aşkitom’la neşeniz eksiksiz olsun isterim’ şeklinde konuşmuş.

KISA KISA:

gulden mutlu* Gülden Mutlu‘nun yeni videosu, albümün ikinci gözde şarkısı Gülşen Aybaba yönetmenliğinde “Gel de Yak”a çekilmiş, çok da iyi olmuş.

* Geçtiğimiz Salı gecesi Harbiye Açıkhava’da yazın ilk konserini veren Ajda Pekkan cephesinde ise Can Tanrıyar imzalı “Yakarım Canını” şarkısı konuşuluyor. Kimisi sevmiş, kimisi beğenmemiş, kimisi de “Süperstar’dır ne söylese yeridir” diyor:) Son yıllarda hemen her yaz yeni bir şarkı çıkarmayı seven Pekkan’ın bence bunlar içinde en başarılısının Tarkan düeti “Yakar Geçerim” olduğuna ise bence kimsenin şüphesi yok.

* Hem oyuncu hem de yorumcu olarak son derece başarılı bir isim olan Zuhal Olcay‘ın, hafızalardan silinmeyen 9 şarkıyı yeniden yorumladığı “Başucu Şarkıları 3” albümü de bu yılın es geçilmemesi olanlarından bana göre. İlhan Şeşen’den “Ağlıyor İstanbul”, Cem Karaca’dan “Sevda Kuşun Kanadında”, Ahmet Kaya’dan “Yalan da Olsa”, ve yepyeni versiyonuyla sözleri Leyla Tuna’ya, bestesi Onna Tunç’a ait “İyisin” şarkıları yer alıyor.

**

Müzikle kalın..

Olcay Tanberken (DikkatMüzik)

Anne Bu Çalan Ne? (21 Kasım 2014)

karisikkasetBiri kentte sonbahar mı dedi? Geldi, geçti, bitti bile. Yılın bu çok özel zamanlarının hüzünle karışık mutluluk tablosunu fazla yaşayamadan kışa artık resmi olarak adım attığımız şu günlerde müzik dünyasında neler olup neler bitiyor? Yoğun iş tempom ve seyahatlerim yüzünden yazmaya bir süredir ara vermek zorunda kaldığım için özürlerimi sunuyor ve bir kez daha “Anne Bu Çalan Ne?” diye soruyorum:

174953 Esin İris “Yine Mavi”

Geçtiğimiz ay ilk solo albümünü yayınlayan Esin İris, müzik çevrelerinde başarılı sahnesi ve “iyi müzisyen” kimliği ile tabir edeceğimiz şekilde tanınan bir isim. “Bu Gece” adını taşıyan parçasıyla dinleyici karşısında çıkışını gerçekleştiren Esin İris ile geçtiğimiz aylarda Tolga Akyıldız moderatörlüğündeki geleneksel müzik bloggerları buluşmamızda tanışmış ancak albümü “Yine Mavi” çıktıktan hemen sonra verdiği lansman konserine fazla mesailerle geçen yoğun programım yüzünden katılamamıştım. Oldukça büyük ilgi gören bu konseriyle genç müzisyen, yoğun istek üzerine 2 hafta kadar önce yeniden Jolly Joker sahnesindeydi ve bu kez tüm şartlarımı zorlayıp özellikle orada olmak istedim ve başardım! İyi ki de oradaydım diyebilirim, zira İris’in son derece başarılı bulduğum canlı performansına ve sahne üzerindeki sonsuz enerjisine tanıklık etmek için epey bir geç kalacaktım. Hem kendi şarkılarından hem de yerli-yabancı seçtiği tutku dolu şarkılardan oluşan zengin bir repertuar ile sevenlerinin karşısına çıkan müzisyenin albümünü ise ayrıca çok beğendim. Yakın zamanda adını daha çok duyacağımızdan ve kalıcı olacağına olan inancımdan bahsetmeye gerek bile görmüyorum..

“Karışık Kaset” vizyonda

Geçtiğimiz Salı akşamı, Uygar Şirin‘in aynı adlı romanından beyazperdeye aktarılan “Karışık Kaset”in gala gecesine davetliydim. Şirin’in, romanını yazmadan evvel özellikle görüşmek istediği isimlerden biriydim, müzik tutkumun hikayesini ve DJ’lik anılarımı dinlemek istemişti. Kitap yayınlanıp da imzalı olarak elime ulaştığında doğal olarak oldukça heyecanlıydım. Şirin’in yarattığı karakterler öyle sıcak ve gerçekçiydi ki, içinden şarkılar geçen bir aşk hikayesi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Elbette pek çok filmde olduğu gibi bu filmde de kitaptaki her ayrıntı resmedilememiş, sayfaların sizi o içinize çeken tarafı 90 dakikaya sığdırılamamıştı belki ama, bu kez işin içine sinema büyüsü de eklenmiş ve şarkılar da fonda işitsel duyularımızı harekete geçirmeye yetmişti. Sarp Apak ve Özge Özpirinççi‘nin başrollerini paylaştığı filmin yönetmeni Tunç Şahin. 1990’lı yıllardan itibaren tanışan Ulaş ve İrem’in arkadaşlık ve aşk hikayesini konu alan film 20 seneyi aşkındır tanışmalarına rağmen beraber olmayı beceremeyen bir çiftin öyküsünü, her dönemin müziğini kendisine fon alarak anlatıyor. 1990, 2000 ve 2010 olmak üzere kendisine üç durak seçen öykü, peşinden dönemin müziklerini de sürüklemiş. Çocuk oyuncu Ulaşcan Kutlu‘nun Sarp Apak’a oranla daha başarılı oynadığını söylemeden geçmiyor ve Kasımda Aşk Başkadır diyenlerin tam da bu mevsimde mutlaka sevebileceği türden, sıcak bir yapım olan bu filmi listenize almanızı öneriyoruz. Son olarak ise rahatsızlığı yüzünden bu geceye katılamayan Maria Rita Epik‘in filmde geçen 1979 tarihli “Seviyorum” şarkısını bilahare sevdiğimi özellikle vurgulamak istiyorum:)

“Bazı Şeyler” kliplendi

Sanatçı Nazan Öncel bu yaz Tarkan‘la olan düeti Hadi O Zaman ile malumunuz epeyce kulaklarımızda kaldı. Sonbaharın da etkisiyle albümünün ikinci video klibi bu kez daha yavaş tempolu bir şarkıya geldi: Albümle aynı adı taşıyan “Bazı Şeyler”.  Akşit Togay ve Mabel Matiz’in yönetmenliğinde çekilen ve Mabel Matiz’in aynı zamanda misafir oyuncu da olduğu klipte dış çekimler Kadıköy, Haydarpaşa Tren İstasyonu, Gülhane Parkı gibi yerlerde yapılırken, bir metafor olan siyah tül ve mendili gerçeklik duygusunu yakalamak adına 1 günlük emekle Belgrad Ormanları da videoda geçen mekanlardan biri olmuş. Klip boyunca gökyüzünde oradan oraya savrulan siyah tül ve mendil, ayrılıkları, ölümleri, aşk acısını, anlatırken fotoğraflarla da yokluğunu hissettiğimiz, aradığımız, özlediğimiz, kimbilir kimleri temsil ediyor..

İskender Paydaş, çıkışının üstünden süre geçse de “Zamansız Şarkılar-II” albümünün konserlerine nihayet başladı ve ilk konserini 17 Kasım’da Jolly Joker’de verdi. Oldukça kalabalık bir kitle karşısında sahneye çıkan ünlü müzisyene İrem Derici, Mustafa Ceceli , Murat Dalkılıç, Sibel Tüzün, Ozan Ünlü ve Pelin Yılmaz gibi sanatçı ve müzisyen dostları eşlik etti. Doğrusu Paydaş’ın her konseri gibi bu konseri de oldukça keyifliydi..

Gülden Mutlu’nun ilk albümüne çok az kaldı

guldenmutlu2Haftanın belki de en güzel sürprizi önce “Soğuk Odalar”, ardından “Unutamam Dedin” şarkılarıyla dikkat çeken ve kısa sürede hatırı sayılır bir hayran kitlesi edinen müzisyen Gülden Mutlu‘nun Aralık ayında Pasaj Müzik’ten çıkaracağı ilk solo albümü “Sen Yokken Olanlar”ın habercisi “Yatsın Yanıma” oldu. Söz ve müziği her zamanki gibi Mutlu’ya ait olan şarkının uzun bir süre dilimizden de kulağımızdan da kolay kolay çıkamayacağı çok açık. Çok yetenekli bulduğum bir müzisyenin ilk albümünü sabırsızlıkla bekleyenlerden biri olarak heyecanımın katlanarak arttığını belirtmeliyim.

Yazımı “Yatsın Yanıma”nın sözleriyle tamamlamak istiyorum:
Delirdim hasretinden,
Sığamadım, evler değiştirdim,
Diz çöküp Tanrı’dan seni dilendim.
Ağlama dediler de,
Gözümde yaş mı kaldı güzelim?
Ben, sen sen diye, tükendim.
Yatsın yanıma,
Sarılmasın dönsün uyusun,
Bir gece kalsın benimle,
Kırk yılım onun olsun.

Gülden Mutlu – Yatsın Yanıma (Pasaj Müzik)

Herkese yılın bu son aylarında sağlıklı ve güzel günler dilerim. Müziksiz kalmayın!

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!), Kasım 2014

Anne Bu Çalan Ne? (1 Temmuz 2014)

hande yenerUzun bir aranın ardından yeniden merhaba. Hem ülke hem de dünya gündeminin baştan sona umutsuzluk ve kötülüklerle dolu olması gelecek konusundaki kaygılarımızı her geçen gün daha da artırıyor olsa da teselliyi hep olduğu gibi yine ve yeniden şarkılarda arıyor, bazen buluyor bazen de hayal kırıklığına uğruyoruz. Hayat hiç kuşkusuz herkes ve herşey için bir şekilde devam ediyor, etmek zorunda..

Geçtiğimiz haftalarda İzzet Çapa‘nın gazetesi için bu yazın hit şarkılarını sorduğu birkaç isimden biri olan Ozan Doğulu, listelediği şarkıların tamamını kendi yayınlayacağı albümdekilerden gösterince elbette alay konusu olmaktan kaçamadı. Ajda-Kenan düeti “Harika” dışındaki şarkılar konusunda elbette henüz bir fikrimiz bile yok, ancak mütevazılık mevzusu elbette ki önemli bir konu. Soru yöneltilen diğer isimler elbette biraz daha akla (ve vicdana) yakın şarkılar sıralamış da olsa Türk popüler müziğinde 2014 yazını “hit şarkı” adedi bakımından “ortalama” bir yaz olarak hatırlayacağımız gayet açık.

Müzik piyasasına giriş yılı itibariyle yayınladığı albüm sayısıyla adeta rekora koşan Hande Yener‘in yeni albümü “Mükemmel”, onca güzel başarının ardından Sinan Akçıl ile girdiği (ve uzun bir süre kurtulamadığı) müzikal sıkıcılık girdabından kurtulması adına bence müzikseverler için önemli, hatta büyük bir partiyle kutlanacak kadar güzel bir gelişme. Altan Çetin imzalı “Alt Dudak” ile çıkışını yaptığı  albümü 2 CD’den ve 2×12=24 adet track’ten oluşuyor. Elbette böyle bir dönemde bu kadar fazla şarkı biraz riskli ve “lüks” bir gayret olmuş/ya da en azından remix versiyonları sonradan ilave bir diskle yayınlayabilirmiş/ ancak bu, albümü genel olarak kabul edilebilir ve dinlenilesi bir albüm olarak görmemize engel olamıyor. Tersine bu albümü eli yüzü düzgün ve pop gibi pop bir albüm olarak Yener’in kariyerinde hatırı sayılır bir yere koyacağımızı da garanti edebiliyor. “Sokak Kedisi”“Kaybol”“Unutanlar Gibi” (Mehmet Erdem ile düet) ve “Bileti Kes” gibi şarkıların yanısıra “Bir Kış Masalı” ve “Bir Köşede Yalnız” cover’larını da sevdiğimi söyleyebilirim. Hande Yener’in bu albümde beklediğini bulabilmesi için video klip ve şarkı rotasyonu yönlendirmesi konusunda bunca şarkı arasında gerçekten dinleyiciyi çok kolay yakalayacak ve etkileyecek şarkıları özenle seçmesi gerekecek. Çıkış şarkısı belki beklenenin biraz altında kaldı ancak mesela bir sonraki hamlesi için şansını Hande Yener’in tüm kariyeri içinde listenin en tepelerine oynayabilecek kadar iyi bulduğum Mert Ekren imzalı “İyi Şanslar”la deneyebilir. Peki bu albümü her yeni şarkısı çıktığında eleştiri oklarını saplamaktan -belki de böylesine değerli bir vokali, onu kaybetmekten ısrarla korkacak kadar sevdiğimizden- vazgeçemediğimiz Hande Yener’in kariyerinde nereye koyacağız? “Apayrı” ve “Nasıl Delirdim” gibi kariyerindeki 2 önemli albümün hemen ardından dozunu biraz fazla artırdığı elektronik sevdasındaki “hata” adımlarından biri -neyseki- hiç değil, ama ne yazık ki de ilk albümleri gibi dört kolla sarılabileceğimiz kadar da çarçabuk içine çekemiyor, biraz sindirmek ve süre vermek gerekiyor. Çünkü bu albüm bu süreyi hakediyor. “Mükemmel” albümü adının hakkını onikiden veremiyor belki, ancak “Yetmez Ama Evet” diyor ve bir sonraki adımı konusunda dinleyiciye yol gösterici olması bakımından sanatçının sevenlerini pekala memnun edecek bir albüm olarak arşivimize katmaktan çekinmiyoruz.

iremdericiHızla yükseldiği basamakları her yeni şarkısında geride bırakan ve müzik listelerini hep ama hep meşgul eden İrem Derici’nin henüz derli toplu (şöyle alışageldiğimiz bir 10-12 şarkılık) bir albümü yok ancak bunu belki de artık albümlerin değil tek şarkıların iş yaptığı şu zamanda bir anlamda (ya da en azından bir yere kadar) doğru bir strateji olarak görebiliriz. Çok uzun bir süre hem radyo hem de DJ listelerinden çıkmayan “Sevgin Olsun Taştan Olsun” ve “Zorun Ne Sevgilim” şarkılarının ardından geçtiğimiz haftalarda slow olmasına karşın şu mevsimde hiç de az olmayan bir ilgi gören “Kalbimin Tek Sahibine” ile çıkagelmişti. Şimdi ise 3 şarkıdan oluşan “Üç” adlı teklisiyle yeniden karşımızda. “Bir Miyiz”, “Nabza Göre Şerbet” ve “Nazende Sevgilim” şarkılarından oluşan bu mini-albüm İrem Derici severleri yine onikiden vurmak için biçilmiş kaftanO yükselişini inanıyorum ki sürdürecek ve her yeni şarkısını eminimki gözüm kapalı destekleyeceğim birkaç sesten biri olacaktır, buna kuşkum yok.. Aklıma gelip gelip gerçekten hayretle hatırladığım “O Ses Türkiye” yarışmasında Hülya Avşar dışında Hadise, Murat Boz ve Mustafa Sandal’ın böylesine güzel bir sese koltuklarını dönmemesini -İrem unutsa bile- ben unutmayacağım:)

yoncaevcimik90’lı yıllarda arka arkaya yayınladığı pek çok albümünden dillere dolanan şarkılar çıkarmayı başaran Yonca Evcimik, 2000’li yıllarla birlikte -pek çok dönem arkadaşı gibi- daha az elle tutulur ve daha az ses getiren albümler yapmış ve ne yazık ki kendini yenileyememişti. Ancak geçtiğimiz hafta yayınlanan ve aynı zamanda 15.stüdyo albümü olan “15”, Yonca Evcimik’ten nihayet “beklenen bir geri dönüş”ün sinyallerini veriyor. Çıkış şarkısı “Burası İstanbul”, piyasada “Türkçe Pop” diye gerim gerim gerinen pek çok şarkıdan daha başarılı ve enerjik. Adını daha önce pek duymadığım Okay Barış imzalı şarkı, bu genç müzisyenin adını önümüzdeki yıllarda daha sık duyacağımızı işaret ediyor. Yine aynı isme ait “Kadınım Diyorsan” da yine pekala bunu doğrular nitelikte. Özetle, çalışılmış ve düşünülmüş bir proje olduğu her halinden belli olan “15”, Evcimik’in müzik kariyerinde önemli bir albüm olarak yer alacağa benziyor.

Sahne performanslarında Sezen Aksu şarkılarını her zaman çok yakıştırdığım ve Türkiye’nin bence en iyi solistlerinden biri olmayı sürdüren Sibel Tüzün, hazırlandığı yeni albümü öncesinde bir yaz sürprizi yaparak “Kaç Yıl Geçti Aradan”a yepyeni aranjelerle yeniden hayat verdi. 4 ayrı DJ ile çalışan Tüzün’ün yorumuna en çok yakışanlardan biri de Cihat Uğurel versiyonu olmuş.

Uzun süren sessizliğini “Çak Bir Selam Canım Baksana” ile bozan ve ara verdiği zamanı iyi bir farkla kapatan Ayşe Hatun Önal‘ın şarkısı -doğrudan elektronik altyapılı olmadığı ve “daha pop” olduğu için önceki çalışmalarından birazcık ayrılsa da- bu yazın en çok dinlenen ve sevilen şarkılardan biri olduğu gerçeğinin üzerinde durmama gerek yok sanırım.

BKM Mutfak’ın başarılı oyuncularından Oğuzhan Koç‘un müzisyenlik yönünü 2013’ün son ayında yayınladığı ilk albümü “Ben Hala Rüyadayım” ile tanımıştık. Çıkış şarkısı “Ayy (Ben Hala Rüyadayım)”, üzerinden yarım sene geçmesine karşın listelerde yükselişini sürdürdü ve öyle görünüyor ki yaz boyunca da kulaklarımızda olacak. “Her Aşk Bir Gün Biter” şarkısı başta olmak üzere “Gitsem Diyorum” ve “Yanımda Olsan” gibi pek çok başarılı şarkıyı barındıran albümü arşivinize (ve anılarınıza/pop müzik belleğinize) katmamanız için aslında geçerli bir mazeretiniz yok gibi gözüküyor.

nazanoncel..Ve Nazan Öncel. Türk popunun altın yüreği ve sesi olarak daima baştacımız olarak kalacak olan biricik Öncel’den yine tadı damağımızda kalan bir “başucu” albüm daha: “Bazı Şeyler”. Bu albüm üzerine söylenecek çok şey var ama onu da böyle satır aralarına sıkıştırmayarak başlı başına kaleme alacağım bir yazıya konu etmeye söz vererek albümün çıkış şarkısı Tarkan düetli “Hadi O Zaman”dan çok çok daha fazlası olduğu tüyosunu verelim..

Mutlu ama daha ziyade gelecek adına “umut dolu” yazlara..

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

 

Nazan Öncel’den “Bazı Şeyler”

23840594Türk popunun en başarılı isimlerinden Nazan Öncel 10 şarkıdan oluşan “Bazı Şeyler” isimli yeni albümüyle müzik marketlerde yerini aldı. DMC etiketiyle sunulan yeni Nazan Öncel albümünün çıkış şarkısı “Hadi O Zaman”da Megastar Tarkan’la düet yapan Nazan Öncel albümdeki tüm şarkıların söz ve müziklerine imza attı.

Albüm Şarkıları
Hadi O Zaman (feat Tarkan)
Harita
Bazı Şeyler
Bir Kapıdan Girdim
Affola
Aşk İşini Biliyor
Bir Umut İşte
Ceylan
Dostlar Kahvesi
Ne Güzel Olur

Nazan Öncel feat. Tarkan “Hadi O zaman” 
http://www.netd.com/muzik/hadi-o-zaman

Rashit ve Nazan Öncel düetine klip

kancalarTürkiye şehir müziğinin belirleyici gruplarından Rashit son albümü ‘İnsan Neslinin Sonunu’ bu yılın ortasında Ada Müzik etiketiyle yayınlanmıştı. Rashit bu albümden Nazan Öncel ile olan düet şarkısını kliplendirdi. “Kancalar” adlı şarkıda gruba eşlik eden Öncel’in görüntüleri ise Akşit Togay imzası taşıyor.

Ebru Haberal koordinasyonunda hazırlanan ‘Kancalar’ klibinin prodüksiyonu Profabrika tarafından gerçekleştirildi ve yönetmen koltuğunda Öykü Onur Tanyel var. Klipte yer alan animasyonlar stop motion tekniğiyle Özlem Akın tarafından Çek Cumhuriyeti’nde hazırlandı.

Rashit, 90’lı yılların başından beri sürdürdükleri yeraltı müzik çalışmalarını, 1999’da yayımladıkları Türkiye’nin ilk yasal punk albümü “Telaşa Mahal Yok” ile bir dönemi başlatmışlardı. Türkiye şehir müziğinin oluşmasında ve gelişiminde önemli rol oynayan ‘Telaşa Mahal Yok’ müzik dinleyicisi ve eleştirmenlerinden tam not almıştı. Bugüne dek yaptıkları şarkılarla ezberbozan Rashit “İnsan Neslinin Sonu” adlı 4. stüdyo albümü ve diğer albümler gibi, yine bir konsept albüm olma niteliği taşıyor. Prodüktörlüğünü grubun davulcusu Orkun Tunç yaparken, yine tüm şarkı sözleri grubun gitaristi ve kurucusu Tolga Özbey’in imzasını taşıyor.

‘İnsan Neslinin Sonu’nda sözler günümüz insanının duygularını yitirmesine ve mekanikleşerek kendine yabancılaşmasına neden olan modern hayata odaklanıyor: Hepimizin yaşadığı duygu hallerinden yola çıkarak, manevi arayışların kaçınılmaz olarak nihilizme ulaşmasını hikayelendiriyor. “İnsan Neslinin Sonu” grubun punk, post-punk, new-wave, post-rock, indie, garage, drone gibi batı soundları yer yer Balkan ve Asya müziği ile bütünleştirdiği bir olgunluk albümü olarak tasarlanmış. Bugüne kadar Rock’n’Coke’a 3 kez katılan ve sayısız konser ve festivalde Marilyn Manson, The Cure, Korn, Offspring, Pet Shop Boys, Dead Kennedys, The Cardigans, Simple Minds, Suede, Echo and The Bunnymen, Massive Attack, Pulp, David Byrne, Hanin Elias, Glen Matlock (Sex Pistols), Juliette Lewis and The Licks, Gallon Drunk, Teoman, Nilüfer vb. sanatçı ve topluluklarla aynı sahneyi paylaşan Rashit grubuna, bu albümde de bazı şarkılarda Nazan Öncel ve Göksel eşlik ediyor.

Nazan Öncel & Çapulcu Orkestrası’ndan “Güya”

Nazan-Öncel-Güya-Çapulcu-Orkestrası20 güne yakındır Türkiye gündeminin ilk sıradaki yerini koruyan Gezi Parkı protestoları, Kardeş Türküler ve Duman’ın ardından bir şarkıya daha konu oldu. Nazan Öncel imzalı “Güya” şarkısı, Youtube’da izlenme rekorları kırıyor..

“Onlar yurdunu seven, bu coğrafyada yaşayan bu memleketin onurlu insanları. Haysiyetlerini korumak için seslerini yükselttiler. Ne mutlu bize ki güzel yurdumun güzel insanları, genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle siyasetten öteye bir gençlik hareketiyle ağacına, parkına, sinemasına, kültürüne sahip çıkılması gerektiğinin bilincindeler. Onlar bugüne kadar ötekileştirilmiş, itelenmiş, bir kere olsun ne istediği sorulmamış ama onlar adına kararlar alınıp, verilmiş kardeşlerimizdir. Bugün onları hafife almak, onurlarını kırmak yerine dinleyerek ve anlamaya çalışarak demokrasi adına büyük adımlar atılacağını düşünürüm.

Bu duyguları paylaşan insanlar benden Gezi Parkı için bir şarkı istediler, seve seve yazıp söyleyerek ve her sağduyulu bir yurttaş gibi ödevimi yerine getirdim.

Memleketim için, güzel günler için, onları hayranlıkla takip ediyor, cesaretlerini alkışlıyor, her birini bir dünya sevgiyle kucaklıyorum.”

Nazan Öncel

Şarkı Sözleri:
 
Güya
Beni bir kere dinleyebilirdin
Dahası bana güvenebilirdin
Ne istiyorum bir sor bakalım
Bir dur bakalım
Belki ben haklıyım
Bir tutturmuşusun
Çapulcu bunlar
Hepsi ayyaş
Evet nasıl da bildin
Geç bunları geç
Gel sadede
Gel şu Geziye
Bir kere de iyi bir şey söyle
Güya yanımdaymışsın hep güya
Güya beni severmişsin güya
Nasıl da yalan
Güya yolundaymış her şey güya
Güya mutlu mesutmuşuz güya
Ötelenmişiz itelenmişiz
Susturularak bugünlere gelmişiz
Emek yıkıldı
Rüya yakıldı
Geziye nolacak
Sonra nolacak
Yok öyleymişim
Yok böyleymiş
Neysem neyim
Böyle iyiyim
Eli sopalı adamlarını
Salma üstüme
Çek şunları
Güya yanımdaymışsın hep güya
Güya beni severmişsin güya
Nasıl da yalan
Güya yolundaymış her şey güya
Güya mutlu mesutmuşuz güya
Söz, beste: Nazan Öncel
                              
Nazan Öncel Çapulcu Orkestrası
 
Düzenleme: Janti

Rashit: “İnsan Neslinin Sonu”

rashit1999 Yılında yayınladığı ‘Telaşa Mahal Yok’’ albümüyle Türkiye şehir müziğinin oluşmasında ve gelişiminde önemli rol oynayan RaShit’in 4. Stüdyo albümü ‘’İnsan Neslinin Sonu’’Ada Müzik etiketiyle yayımlandı. Bugüne dek yaptıkları şarkılarla ezberbozan Rashit, kuruluşunun 20. Yılında yayınladığı bu albümü bugüne kadar yayınlanan diğer albümleri gibi, yine bir konsept albüm olma niteliğinde. Prodüktörlüğünü grubun davulcusu Orkun Tunç’un üstlendiği albümün tüm şarkı sözleri ise grubun gitaristi ve kurucusu Tolga Özbey’in imzasını taşıyor.

‘’İnsan Neslinin Sonu’’ nda sözler günümüz insanının duygularını yitirmesine ve mekanikleşerek kendine yabancılaşmasına neden olan modern hayata odaklanıyor: Hepimizin yaşadığı duygu hallerinden yola çıkarak, manevi arayışların kaçınılmaz olarak nihilizme ulaşmasını hikayelendiriyor. “İnsan Neslinin Sonu” grubun punk, post-punk, new-wave, post-rock, indie, garage, drone gibi batı soundları yer yer Balkan ve Asya müziği ile bütünleştirdiği bir olgunluk albümü olarak tasarlanmış.

12 şarkının yer aldığı albümde bir Nazan Öncel, bir de Göksel düeti ile birlikte grup tarafından tek seferde yorumlanan bir “Dombra” şarkısı (eski bir Nogay Türküsü), ritmik yapısı ve duygu olarak punk hissettiren bir şarkı ‘’Hep Yokluğa’’ bulunuyor.

Nazan Öncel’le söylenen ‘Kancalar’ şarkısı; bestesi James Bond serisinin müziklerini yapan John Barry’nin ‘Persuaders’ adlı TV dizisinin tema müziğinden esinlenilerek yapıldı. Oğuz ve Nazan Öncel’in sesleri şarkıyı bambaşka bir boyuta taşıdı.

Göksel’le söylenen ‘İki Gölge’ şarkısı; 60’larda Sandy Possey’nin ‘All Hung Up On Your Green Eyes’ şarkısının yorumu. Bülent Pozam’ın sözleriyle “Süheyl Denizci Orkestrası ve Şehrazat” tarafından 1967 yılında kaydedilmiş bir şarkı.

Müzik Danışmanılığını Jay Dobis, Murat İgor Atalay yaptı. Kapak fotoğrafı Göksel Balaban’a,
arka ve iç fotoğrafı Sema Korkmaz ve Ertuğ Dinseven’e, kapak tasarımı ise Kadir Akkara Yardımcıya ait.

Nazan Öncel’den “Hayvana Remix”

Geçtiğimiz yıl “Hayvan” albümünü yayınlayan ve albümden “Normal” ve “Beni bu koca şehirde yalnız bırakma” şarkılarına video klip çeken Nazan Öncel yeni albüm hazırlıklarını sürdürürken son albümünü remixlendirmeye karar vermiş. İçinde hala keşfedilmemiş güzel şarkıların yeraldığını düşünürsek bence yeni albümden önce iyi bir karar olmuş.

Sanatçının “Hayvana Remix” albümünün ilk tanıtımını 15 Haziranda saat:21.15de Bursada Kültür Park Açık Hava Tiyatrosu’nda Bursa Kültür Sanat Festivali kapsamında yapacağı ve kendisine sahnede İskender Paydaş‘la birlikte 11 kişilik orkestrasının eşlik edeceği duyuruldu.

Nazan Öncel yazdı, Al Bano Türkçe Okudu

Nazan Öncelin sözlerini yazdığı “Neden Yoksun” şarkısını İtalyan şarkıcı Al Bano Türkçe seslendirdi. Haziran ayında çıkacak olan “Neden Yoksun” albümünde Al Bano, Ömür Gedik ile birlikte düet yapacak.

Nazan Öncel şarkı ile ilgili olarak “Neden Yoksun”u yazarken yıllar önce New Orleans’da 23 yaşında kaybolan kızları Ylenia gözümün önünden gitmiyordu. Bir anne babanın bundan daha büyük acısı olamazdı diyerek, içimi acıyla doldururken yazdığım bir aşk şarkısı oldu. Efsane olmuş bir İtalyan şarkıcının Türçe şarkı söylemesi de çok hoş bir duygu” diye konuştu.

Editörden / 90’ların en iyi 10 albümü

Çok iddialı ve korkutucu bir başlık, değil mi? En azından ben ilk karşılaştığımda böyle düşünmüştüm. Türk popüler müzik tarihinin bu 10 yıllık özel diliminde hayatımıza giren yüzlerce şarkı ve albüm arasından seçim yapmak zordu. Şair ve müzik yazarı Kadri Karahan, e-dergi tarzındaki web sitesinin Ocak sayısı için bu soruyu bana yönelttiğinde biraz düşünüp sonunda kendimce en iyi 10 albümü sıraladım. Elbette bu saydıklarımın dışında da pek çok “iyi” albüm evlerimize, belleklerimize girdi, hatta içinde pek çok hit olan sürüyle de albüm var ama tüm albüm olarak en iyi bulduğum kendimce bir liste işte şu şekilde >>

Sezen Aksu – Gülümse

Türk popunda tüm zamanların en çok satan albümlerinden biri olurken, satış rakamıyla Sezen Aksu kariyerinin de en tepesindedir. 1991 tarihli albümün çıkış parçası “Hadi Bakalım”, o yaz Türkiye’nin dört köşesinde bangır bangır çalmakla kalmaz, Abone‘yle birlikte Türk popunda 90’lar patlamasının da miladı sayılır. “Gülümse”, “Değer mi”, “Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam” ve “Her Şeyi Yak”, gerçek birer hit olarak hafızalara kazınmış ve yıllarca güncelliğini yitirmemiştir. Yine bir Onno Tunç, bir Aysel Gürel‘dir bu albüm. Sezen Aksu’yu kuşaktan kuşağa taşıyan ve açıp her dinlendiğinde insanı başka bir boyuta ve zamana taşıyan albümdeki her bir şarkı birer klasik olmayı başarmış ve bazıları yıllar sonra coverlanmıştır.

Nilüfer – Yine Yeni Yeniden

Türk popunda her dönem en iyi yorumculardan biri olmayı başarmış olan Nilüfer “Kalbim bir Pusula” ile 1972 yılında başladığı müzik kariyerinde her 10 yılda bir kendini yenilemiş ve her virajı başarıyla dönmüştü. 90’lara da kendini yenileyerek giren sanatçının 80’lerden bu yana Kayahan ile olan müzik ortaklığını minimize ederek Onno Tunç ile çalıştığı albümdür. 90’ların en şaşaalı şarkılarından “Şov Yapma” ve nakaratı ile albüme adını veren “Yeniden Sev” gibi 2 lokomotif şarkı dışında aslında slowları ile esastır. “Dokun Bana”, “Haram Geceler” ve “Kavak Yelleri”, Nilüfer’in 90’lar kariyerindeki en iyi şarkılar olmakla kalmaz müzik tarihimizin de incileri olarak sıraya dizilirler. Onno Tunç’un usta ellerinden çıkan albümde Aysel Gürel, Adnan Ergil, Buğra Uğur, Leyla Tuna ve Şehrazat ile çalışan Nilüfer, Kayahan’ın “Aman” ve “Beni Anlamadın Ya” şarkılarını da bu albümde seslendirmiştir.

Sertab Erener – Lâl

Sezen Aksu okulunun -sonradan en başarılısı olacağını öğreneceğimiz- öğrencisi Sertab Erener, müzikseverlerin karşısına ilk kez “Sakin Ol” ile çıktığında yıl 1992 idi. Çıkış parçası dönemin “hoppidi” şarkılarından biri muamelesini gördüyse de, “Yalnızlık Senfonisi” ve “Vurulduk” gibi slowlar, Sertab’ın öyle tek atımlık bomba olmadığını da gösterir gibiydi, ki Sezen Aksu konserlerinden ve katıldığı tv programlarından da hemen herkes Sertab’ı daha albümü çıkmadan tanımış ve çoğu 90’lar popçuları gibi ailemizin sanatçısı sayıvermişlerdi bile. Bir yandan kronik hastalığıyla boğuşan, bir yandan da eşi Levent Yüksel‘in rahatsızlanmasıyla zor günler geçiren sanatçının “Lal” adını taşıyan 2. stüdyo albümü 1994 yılına tekabül eder. Baştan sona melankoliyle hüznün tüm renklerini içeren albüm Sezen Aksu, Mustafa Sandal, Uzay Heparı ve Levent Yüksel destekli olup albüme adını veren “La’l”, bir Fahir Atakoğlu bestesidir. “Ne sarayda ne handa bir zalim ocağında sevdası ağlarken” insan, “eğer sevda bu demekse ben vazgeçtim beni sevmeyin” diyebilecek kadar melül bakabilir, “Üzgünüm gidenler için üzgünüm bitenler için Sadece çok üzgünüm Dargın değilim” diyerek geride bıraktığınız her kimse onu şaşırtabilecek cümleler sarfedebilir bu albümden şarkılar dinlerken. Müzik tarihi, Sertab Erener’in en saf, en duru ve en duygulu şarkılarını bu albümde toplamakla övünebilir.

Teoman – O

“Papatya” şarkısıyla başlayan Teoman fırtınası, aslında 2. albümüyle doruğa ulaşmıştır. 1998 tarihli “O” albümü, düzenlemeleri ve baştan sona her şarkıda saklı olan aynı ruh haliyle kanımca 90’ların en iyilerindendir. “O”, “Sus Konuşma”,”Bazı Yalanlar” ve “Kardelen” gibi hitleri dışında “Bir Damla Gözyaşı” ve “Dünya” gibi çok özel şarkıları barındırır. Orhan Atasoy’un ardından -Zerrin Özer ve Melis Sökmen gibi- birkaç farklı ses ile yeniden hayat bulan “Gemiler” şarkısı, bu albümünde kuşkusuz Teoman ile daha da popüler olmuştur. Sonraki hiç bir albümünü “O” albümü kadar başarılı bulmamışımdır ama Teoman bu albümüyle Türk rock müzik tarihine adını en gerçek biçimde yazdırmıştır. Konsept albümdür, tek tek şarkılardan ibaret değildir. Bu da albümü kült kategorisine sokmaya fazlasıyla yeter. Son bir not: Üniversite yıllarımı ve Beyoğlu’nu hatırlatan birkaç albümden biridir.

Tarkan – Aacayipsin
Tarkan’ın en çok satan albümü “Ölürüm Sana” olarak tescillenmişse de, Tarkan’ı “Megastar” yapan albüm 2. albümüdür. “Pop” denen mereti “Türk” sıfatı ile yan yana getirebilen gerçek albümlerden biri olarak 90’ların elbette baş tacı albümlerinden biridir. “Oynama Şıkıdım” diye de bilinen Sezen Aksu bestesi “Hepsi Senin mi?”, ‘Kıl Oldum Abi’ gibi bir şarkıyla başlayan ortalama bir pop kariyerinde Tarkan’ı Tarkan yapan ve zirvenin en tepesine yerleştiren şarkı olmuştur. Artık toy sesinden ve görüntüsünden kurtulmuş bir Tarkan’dır bu, artık bir Megastar’dır ve nihayet şimdi bütün Türkiye onu tanır. Hem de evet, daha henüz ikinci albümünde olmaktadır bütün bunlar. Popun farklı sularında, her renginde söyler bu albümde Tarkan. Ümit Sayın’ın “Dön Bebeğim”, Yıldız Tilbe-Nurhat Şensoy eseri “Kış Güneşi” ve söz-müzik Tarkan imzalı “Gül Döktüm Yollarına”, bu albümle görücüye çıkıp pop müzik tarihinde kült olmuş şarkılar listesine hızla girer. “Unutmamalı”, “Bekle” ve “Eyvah” da bu albümdedir. Müzikalite olarak en iyi bulduğum Tarkan albümü “Karma”, 2001 tarihinde yayınlanmış olup bu yazıda kendine yer bulamadığından, kanımca 90’ların en iyi 10 albümünden biri kesinlikle “Aacayipsin”dir.

Aşkın Nur Yengi – Sevgiliye


1990 yılının ilk albümlerinden biri olan “Sevgiliye”, yalnızca Aşkın Nur Yengi’yle bizi tanıştırmamış, aynı zamanda her biri bugün bile özenle hatırlanan 10 şarkıya da ev sahipliği yapmıştır. Albüm, Türk popunun yeniden patlaması hadisesinde “Abone”nin hemen yanıbaşında anılır. Sezen Aksu sözleri ve Onno Tunç düzenlemeleri ile ağırlıklı olarak cover şarkılardan oluşan albüme adını veren şarkının söz ve müziği Şehrazat’a, düzenlemesi Turhan Yükseler‘e aittir. “Yazık”, Başka Bir Şey”, “Ayrılmam” ve Harun Kolçak ile olan düet “Bile Bile” gibi her biri kült olmuş şarkılar yıllar sonra başkaları tarafından yeniden yorumlanmıştır. “Çağırma Beni” ve “Susma” gibi orijinali Haris Alexiou şarkıları olan eserler başta olmak üzere, albüm sizi her dinleyişte duvardan duvara çarpmaya hazırdır. İlk 4 albümü sonrasında inişli çıkışlı bir seyir halinde giden Aşkın Nur Yengi kariyerinin de kanımca en görkemli albümüdür.

Levent Yüksel – Med Cezir

Bir albüm yapın ve yıllar sonra bile hala “Best-Of”unuz olarak hatırlanabilsin. Kariyerinin en sevilmiş ve en güzel şarkılarını daha ilk albümünde bir arada söyleyeceğini bilmediğini, 2004 yılında onunla yaptığım (ki benim de ilk röportajım olur) röportajda samimiyetle itiraf etmişti Levent Yüksel. Erdem Sökmen‘in “Tuana”sı dışında albümdeki tüm düzenlemelere imza atan Uzay Heparı, buram buram kokmaktadır her şarkıda. Levent Yüksel özel radyolarda epey bir süre “Öyle sınırsız öyle derin öyle çok severim ki korkarsın” sözleriyle “Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk” diye haykırdıktan sonra, hiç beklemediği bir anda -dönemin bazı özel albümleri gibi- evet, bir anda patlamıştır. Ama öyle böyle değil. Bugün hala ilgili ilgisiz çoğu Türkçe pop dinleyicisinin hatırında her şarkısı varsa bu, Med-Cezir’i 90’ların en iyi 10 albümü arasına sokmaya yeter. “Bu gece son”,”Kadınım”,”Med-Cezir”,”Beni Bırakın” ve “İstanbul” en favorilerim olsa da, asla şarkı atlanmayacak ve hiç bir zaman unutulmayacak bir albümdür. İlave not: Bu albümün bir karşılığı varsa, o da “La’l”den başkası değildir.

Mustafa Sandal – Gölgede Aynı

Kendi prodüktörlüğünde hazırladığı 2. albümü “Gölgede Aynı”, Mustafa Sandal’ın albüm olarak kanımca belki de tek iyi albümüdür. Ancak bu yazıda yer alma sebebi, düzenlemeleriyle olsun sözleriyle olsun Türk popunda baştan sona 90’ların en iyilerinden biri olmasıdır. “Araba” şarkısıyla ve şarkıya çektiği video kliple uzun bir süre müzik listelerini ve ekranları adeta parselleyen Sandal’ın “Jest Oldu” ve “Bir Anda” gibi şarkıları da birer hit olsa da, albüm gerçekte bundan çok daha fazlasıdır. “Denize Doğru”, “Gidenlerden”, “Gölgede Aynı” ve “Bir Tanem” gibi her biri ayrı değerdeki şarkılarda saklı olan pop-caz karışımı duyguların bütünü 1996 yazını o yıllarda gençliğin her demini yaşayanlar için unutulmaz kılmaya yetmiştir. Mustafa Sandal, sonraki albümlerinde müzikalite olarak bir daha “Gölgede Aynı”nın başarısını ne yazık ki yakalayamamıştır.

Nazan Öncel – Göç

Nazan Öncel’in 1978 tarihli ilk 45’liği ve 1981 yılındaki Yağmur Duası’yla başlayan müzik kariyerinde 90’larla birlikte girdiği yeni yolda Türk popüler müzik tarihinin en ayrıksı ve özel albümlerinden biri olan “Göç” yayınlandığında takvim yaprakları 1995 yılını gösteriyordu. Hamit Ündaş, Gürol Ağırbaş, Tarkan Gözübüyük ve Erdem Sökmen gibi müzisyenlerin de katkılarıyla her bir şarkı sizi can evinizden vurmaya yeter. Gitar albümüdür, en “Nazan” albümdür. Her dinleyişte ruhen de bedenen de “göç”ertme konusunda eline su dökülemeyecek “Gidelim Buralardan”, gözyaşlarınızın en yakın dostu “Çocuk Kalbim” ya da “Sen Beni Öldürüyorsun” gibi en çıplak ve en gerçek şarkıları barındırmasıyla, müzikseverlerin 1997 ve 1999 tarihli “Sokak Kızı” ve “Demir Leblebi” albümleri ile birlikte “üçlediği” albümlerden biridir. Dipnot: Bu üçlemeden herhangi birini diğerinden ayırmak da pek mümkün değildir kanımca, üçü de çok özel şarkılar içermesiyle Nazan Öncel’i Türk popu için çok değerli kılmaktadır.

Oya & Bora – Seni Bana Yazmışlar
Grup Denk adıyla başladıkları kariyerlerinde Eurovision ve Altın Güvercin şarkıları derken aslında ilk albümleri 1987 yılında yayınlanan “Akvaryum”dur. Bu yazıya da konu olan ve 90’ları bana ilk elden hatırlatan akılda kalıcı albümlerden biri saydığım “Seni Bana Yazmışlar”, genel kanının aksine ikilinin gerçekte üçüncü albümleridir ve 1993 tarihlidir. “Ara Beni”, “Seni Bana Yazmışlar”, “Miskin” ve Goran Bregoviç’in Çingeneler Zamanı filmi için yaptığı şarkının Türkçe versiyonu “Sevmek Zamanı”, bu albümdedir. Son albümleri “Aşk, İhanet, Vs.”yi 1997’de yayınlayan ikili, müzik kariyerlerine daha sonra dizi müzikleriyle ve prodüksiyon işleri ile devam etmiştir.

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

(“90lar Özel” sayfasının tamamı için: www.kadrikarahan.net)

Nazan Öncel’den yeni video: Beni Bu Koca Şehirde Yalnız Bırakma

Nazan Öncel Hayvan albümünün ilk videosu Normal’den sonra 2. videoyu albümün hitlerinden “Beni Bu Koca Şehirde Yalnız Bırakma“ya çekti. Yönetmenliğini Akşit Togay’ın yaptığı ve çekimleri  Haliç ve Nazan Öncel’in evinde olmak üzere iki günde tamamlanan klibin şarkısı, Mustafa Ceceli’nin aranjörlüğünde hazırlanmıştı.

Geçtiğimiz Ekim ayında annesini kaybeden sanatçının bu klibinde annesi Raziye Hekim’in, oğlu Serkan Öncel’in ve yakınlarının  görüntüleri ilk kez yer alırken Nazan Öncel’in ‘dün’lerini Özlem Karakuş canlandırıyor. Klibin montajı sırasında duygusal anlar yasayan Öncel, “Annemin yokluğuna dayanamıyorum, elbet bir gün kavuşacağız anneciğim” diyerek  gözyaşlarına hakim olamadı.

Özel Dosya: Dikkat 2011

Bir koca yılı daha geride bıraktığımız ve En İyiler/En Kötüler gibi listelerin havalarda uçuştuğu şu günlerde “DikkatMüzik’in 2011 değerlendirmesi yok mu?” diye soranları daha fazla merakta bırakmayalım dedik ve kendi kalemimizi ele aldık. Elbette unuttuklarımız ya da bu yazıda geçmesini pek de anlamlı bulmayacak kadar önemsemediğimiz işler de çıkmış olabilir, ama işte bu da tamamen kişisel bir görüş yazısıdır nihayetinde. İşte nedenleri ve nasılları ile tüm bir yılın bizce hem en çok dinlenen ve sevilen, hem de övgüyü hak etmeyecek kadar çıta altında kalanlarından derlediğimiz “DİKKAT 2011” özel dosyamız:

2007 tarihli Best-Of’unu saymazsak 6 yıl aradan sonra yeni bir albümle çıkagelen Aşkın Nur Yengi‘nin “Gözümün Bebeği” adlı çalışması, 2011’in ilk sürprizi idi fakat içinde barındırdığı birkaç güzel şarkıya karşın ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştiremedi. Albümle aynı adı taşıyan şarkı Sezen Aksu’nun albümdeki 2 şarkısından biriydi (diğeri Yasak Elmam) ancak çıkış şarkısı ne bu şarkılar, ne de albüme son anda dahil olan “Ayrı Gayrı” olmayınca albüm de doğrusu biraz güme gitti (Bunda elbette şarkıların düzenlemelerinin günümüzden ziyade 90’lar havasından kurtulamamış olmasının da payı yok değil).

Nilüfer‘in yanına rock müzisyenlerini alıp projelendirdiği “12 Düet”in, Müyap’ın yıl sonu değerlendirmesinde 2011’in en çok satan 3. albümü olması sanatçının Kayahan sonrasındaki döneminin belki de en görkemli albümü olduğunu kanıtlıyor. Büyük ilgi gören Şebnem Ferah düetli Erkekler Ağlamaz dışında Ara Sıra Bazı Bazı ve Aşk Kitabı düetleri de albümden kliplenen 3 şarkı oldu. Bizim için albümün en güzel ve öne çıkmayı kesinlikle hakeden 2 şarkısı ise Cingi‘den Unut Gitsin ve Rashit ile olan Uzak Dur Ateşimden düetleriydi.

2011’in “Divaların yılı” diye nitelenmesi boşuna değil! Önce Nilüfer‘in, ardından Sezen Aksu, Nazan Öncel ve Ajda Pekkan‘ın arka arkaya çıkardığı albümler en çok müzik yapımcılarını güldürmüş olmalı. Sezen Aksu’nun “Öptüm”ünün çıkış parçası “Unuttun mu Beni” ilk kez Kral Tv Müzik Ödülleri’nde dinleyiciyle buluştuğunda herkesi mest etmeye yetmiş ve artmıştı bile. Albümün yayınlandığı sonraki günlerden itibaren birkaç ay boyunca radyolarda epeyce çalan şarkının ardından albümün bir diğer slow hiti “Vay” kliplendi. Bu 2 şarkı dışında özellikle Arkadaş Şarkısını Duyunca ve Acıtmışım Canını Sevdikçe, Sezen Aksu’nun kredisinin dinleyicinin kalbinde asla bitmeyeceğinin en açık ve en gerçek kanıtları gibiydi. Yılın son aylarında gelen Remix albümü de, Öptüm’ü yeni yıla taşıyacağa benziyor.

Nazan Öncel‘in “Hayvan” adlı albümü, farklı kapağı ve çıkış şarkısı Normal’in içinde geçen sözleriyle adından söz ettirmeyi başardı. Albümde özellikle Böyle Konuşma ve Beni Bu Koca Şehirde Yalnız Bırakma gibi şarkılar dikkat çekti. Ajda Pekkan‘ın “Farkın Bu” albümü ise yıl sonu satış rakamları listesine göre yılın en çok satanıydı. Bunda hiç kuşkusuz Tarkan düeti Yakar Geçerim‘in büyük payı var. Arada Sırada şarkısı da epeyce ilgi görse de, kendi adıma albümün bundan çok daha fazlası olduğunu ve Asla, Yine Tek ve Heves gibi başka iddialı parçaları da içerdiğini söylemem gerekiyor. Belki eski albümlerinin tadını yine bulamayanlar olabilir ama Süperstar’ın 2000’lerdeki en iddialı çıkışı sanıyorum bu kez oldu. Çok yakında albümün -yeni bir şarkı ilavesiyle- remixleneceği duyuruldu.

Tarkan demişken, 2010 çıkışlı bereket dolu albümünün bu yıl da meyvelerini yemeye devam eden sanatçının Ajda Pekkan dışında Bülent Ersoy‘la olan düeti Bir Ben Bir Allah Biliyor’u -çok çalınıp hit olduğunu söyleyemesek de- yılın konuşulan şarkılarından biriydi. Aynı kategoride sayabileceğimizden bu paragrafta bahsini geçmeden olmaz diyerek Sibel Can ve Ebru Gündeş albümlerinin de satış rakamlarının çok iyi gittiğini ve fakat bunun şarkı popülariteleriyle ne kadar örtüştüğünü bilemediğimi belirtmek isterim.

SiNGLE BEREKETİ

Yoksa 45’lik modası geri mi dönüyor? 2011 gösterdi ki yıllar sonra müzik piyasası ‘single’ kavramına daha çok ısınmaya ve bu akıma geri dönmeye başladı. Gülben Ergen ve Mustafa Sandal düeti Şıkır Şıkır -her ne kadar sonrasında biraz olaylı da olsa- yılın en çok dinlenen şarkılarından biri olmayı kesinlikle başardı. Gülşen bu yılı 2 single ile geçirdi ve oldukça ses getiren şarkılara imza attı. Önce Yeni Biri ile yazı karşıladı, sonrasında Sözde Ayrılık ile daha da büyük başarı yakaladı. Bugüne dek birçok hit şarkıda imzası bulunan Fettah Can, bu kez kendi sesiyle çıktı karşımıza ve Sana Affetmek Yakışır parçası büyük ilgi gördü. Burcu Güneş‘in Eflatun imzalı Oflaya Oflaya şarkısı, yılın son aylarında Türk popuna bomba gibi düşerek oldukça sevildi. Bir Tv reklamında geçen Hayat Paylaşınca Güzel şarkısı ile ilgili olarak başı epey ağrıyan Nil Karaibrahimgil‘in yılın ilk yarısında yayınladığı “Hakkında her şeyi duymak istiyorum” single’ı fena gitmedi. Kenan Doğulu da Şans Meleğim şarkısıyla bu yılı “single” geçirenlerden oldu. Şarkı sevilmiş ve tutulmuş olmalı ki, Doğuş grubuna geçen Star Tv’nin de yeni tanıtım şarkısı olarak popüler müzik tarihimizdeki -iyi midir kötü müdür bilmem- yerini aldı.

NOSTALJİYE 2011’DE DE DEVAM

Candan Erçetin 60’lı ve 70’li yıllardan derlediği nostalji albümüyle yine bir -ses getirmeyen ama şanı devam ettiren- “ara albüm” yaptı. Işın Karaca‘nın ilki büyük ilgi gören Arabesque albümünün ikincisi Geçmiş Bize Yakışıyor alt başlığı ile yayınlandı ve satışı iyi gitti. Ümit Sayın‘ın, “Söz-Müzik Ümit Sayın” adıyla gerçekleştirdiği bir nevi Best-Of’unda en çok Tarkan ile olan Gitme düeti sevildi. Yılın son aylarında yayınlanan Pınar Aylin‘in “Hit 70’ler”i ise özellikle altyapılarının başarısı ile çıta üstü bir albümdü fakat eski şarkılar tekrar tekrar o kadar çok söylendi ve çalınmıştı ki artık, Pınar Aylin’in bu albümü ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştirmekten biraz uzak kaldı. Bu bölümle ilgili son bir not: Sevinmemiz lazım, çünkü 2011’de Göksel bir nostalji albümü daha yapıp işi Muazzez Ersoy tatsızlığına sürüklemeden kıvamında bıraktı:) 2012’nin ilk aylarında yayınlanacak yeni albümünde yepyeni Göksel şarkıları duyabileceğiz. Geçen hafta yayınlanan Acıyor‘a bayıldım mesela.

“İYİ Kİ DİNLEDİK”

Teoman‘ın müziği bıraktığını açıkladığı yıl olarak kayıtlara geçen 2011 Teoman hayranlarını üzse de, sanatçının -şimdilik- kapanış albümü en az ilk albümleri kadar iyiydi. “Aşk & Gurur” adlı albüm yalnızca yılın değil, tüm zamanların da en iyi Türkçe albümlerinden biriydi. Bana Öyle Bakma, Tek Başına Dans, İstanbul’da ve Romantik gibi son derece başarılı şarkılar içeren albüm, Teoman’ı müzikten anlayanlar için kariyerindeki inişli çıkışlı dalgalanmalardan sonra- yeniden ve bir kez daha göklere çıkarmaya yetti.

Kuşkusuz yılın en çok dinlenen ve sevilen şarkısı hangisi oldu diye tek bir soru sorsalar ve tek bir yanıt arasalar cevabım çok basit ve net olurdu: Gökçe‘nin Tuttu Fırlattı‘sı. Gerek radyoda gerekse bütün yaz çaldığım partilerde insanların en çok coştuğu parça gözlediğim kadarıyla buydu.

2 yıl önce yayınlanan ilk albümleri ile pek iyi bir çıkış yakalayamayan Model grubu için 2011 altın bir yıldı desek yanlış olmaz. “Diğer Masallar” albümünden Değmesin Ellerimiz şarkısı yılın en çok çalınan radyo hiti olmakla kalmadı, gruba da şöhret kapılarını çok cömertçe açtı. Vokalist Fatma’nın yer yer Özlem Tekin’e öykündüğü eleştirileri ya da Değmesin Ellerimiz‘in Beyonce’in Hello şarkısına olan benzerliğinin  sosyal medyaya konu olması gibi olumsuzluklar grubun başarılı çıkışının önüne geçemedi. Buzdan Şato ve Pembe Mezarlık şarkıları da albümün diğer hitleri oldu.

Murat Boz‘un olgunluk dönemine oldukça yaklaştığı albümü olarak sayabileceğimiz “Aşklarım Büyük Benden” albümü, aynı adlı parça dışında Hayat Öpücüğü, Geri Dönüş Olsa ve Kalamam Arkadaş gibi birden fazla hit şarkı çıkararak yılın en sevilen çalışmalarından biri oldu. Bu da elbette Türk pop müziği erkekler liginde Boz’u daha da yukarıya, listenin tepesine yakın bir yerlere taşımaya yetti.

İskender Paydaş‘ın “Zamansız Şarkılar” albümü, 2011’in en iyileri arasına girmekle kalmadı, 2012’de de adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Özellikle Mustafa Ceceli‘den Sensiz Olmaz ki‘nin büyük ilgi gördüğü albüm, Kar Beyaz, Tavla, Bu Aşk Fazla Sana ve Arapsaçı gibi hit şarkıların yepyeni versiyonlarının yanısıra Yeni Aşk şarkısıyla Yılmaz Kömürcü gibi bir yeteneği de bizlerle buluşturuyor.

Zeynep Dizdar‘ın Uyandırma şarkısı ve Betül Demir‘in Hop Dedik şarkıları bu yılın en iyi Türkçe pop şarkılarındandı ve daha fazla ilgiyi kesinlikle hak etmişlerdi. Tıpkı Marcus Miller’ın Blast şarkısına yazdığı Türkçe sözlerle Oynama diyen Yıldız Tilbe gibi. “Sözyaşlarım” albümü ile geri dönen Deniz Seki’nin Suya Hapsettim‘i ve Bendeniz‘in Bendenizler adındaki Best Of/Remix albümünden O Biliyor şarkısı da sevdiklerim arasındaydı. Bu yıl tanıdığımız bir isim olan Bora Duran‘ın da Gül Senin Tenin şarkısı epeyce çalındı bu sene. Sibel Tüzün‘ün “Saten” albümünden geçtiğimiz ay kliplenen Maalesef şarkısı da yine bu yılın en sevilenlerinden biri olmayı başardı. Yine bu yıl içinde kliplenen Sertab Erener şarkısı Bir Çaresi Bulunur’u da geçmeden edemeyeceğim.

2011’in bize kazandırdığı yeteneklerden biri olan Aynur Aydın‘ın albümü de övgüyü hakedenlerdendi. “12 Çeşit La La La” adını verdiği albümün çıkış parçası Yenildim Daima, yüzü tümüyle batıya dönük alnı açık gerçek bir pop şarkısı. Aynur Aydın da sıkı vokaliyle önümüzdeki yıllarda da adından söz ettireceğe benziyor.

“NE GEREK VARDI?”

Geçen yıl çok başarılı bir albüme imza atan Ozan Doğulu, bu kez “130 Bpm Allegro” albümü ile çıkageldi fakat doğru dürüst hit şarkı içermediği için ilk albümün gölgesinde kaldı. Alişan & Demet Akalın düeti Melekler İmza Topluyor‘un her 2 isme de bir faydası ne yazık ki olmadı. Hadise bu yıl yayınladığı albümünden Gülşen imzalı Süpermen şarkısı ile iyi bir çıkış yakalasa da, Burjuva ya da Aşk Kaç Beden Giyer gibi fazla da iddialı olmayan şarkılarla bu çıkışı devam ettiremedi (Kendi fikrime göre bu kızın İngilizce şarkıları beste olarak da söz olarak da her zaman daha güzel ve başarılı olmuştu. Tarzından ödün vermek ve Türk pop müziğinin acımasız çarkları içinde harcanmak istemiyorsa kesinlikle yabancı şarkılar söylemeye devam etmelidir kanımca).

Ömür Gedik ve Sinan Akçıl gibi aslında şarkı söyleme konusunda pek de iddialı olmayan isimlerin de albüm yaptığı bir yıldı 2011 (Özellikle Sinan Akçıl ve Soner Sarıkabadayı gibi iki müzisyenin -bazı başarılı şarkıları olmasına karşın- şarkıcılık yönleriyle müzik dünyasında bu kadar geniş yer tutabilmeleri, sesi iyi olup da müzik piyasasında kendine şans tanınmayan onca insana ayıp değil de nedir?).

Apayrı albümü ile girdiği yoldan çok hazin bir manevra ile çıkarak bundan sonra inişli çıkışlı bir yol çizmeye başlayan Hande Yener‘in geçen yılki albümünden Sopa ve Bodrum gibi başarılı hitlerle hasbel kader toparlanan kariyerinin yeni sayfası, baştan sona Sinan Akçıl şarkıları ile dolu albümü “Teşekkürler” oldu olmasına ama bu Teşekkürler’in kime olduğunu müzikseverler çözemedi. Başta Havaalanı olmak üzere albümün yarısından çoğu hit olamayacak kadar kötü şarkılar ile doluydu ve yaz aylarında dijital single olarak yayınlanan Bana Anlat gibi son derece güzel bir şarkı bile albümü kurtarmaya yetmeyecekti.

EUROVISION

2011’e girdiğimiz dakikalarda sürpriz şekilde Eurovision temsilcilikleri açıklandığında çoğunluğun dumur olduğu Yüksek Sadakat grubunun şarkısı “Live it Up” müzikalite olarak iyi olsa da, Dusseldorf sahnesinde beklenen etkiyi ne yazık ki yaratamadı. Şovun ve görselliğin zayıflığı da işin içine girince Türkiye, -yarışma yarı finalli sisteme geçtiğinden beri- tarihinde ilk kez finale kalamadı. Grup ise erteledikleri “Renk Körü” adlı yeni albümlerini yılın sonlarına doğru yayınladı ve Eurovision şarkısını da Parti Çocuğu olarak Türkçeleştirdi.  Geçen yıl  aldıkları 2.cilikle göğsümüzü kabartan maNga, bu yıl yurtdışında yayınladıkları “Fly  To Stay Alive” adlı single’ı ile olumlu eleştiriler aldı.

Yılın son günlerinde ise Eurovision yine müzik gündemimizdeydi ve bu kez iddialar Kıraç üzerine yoğunlaşmıştı. Katıldığı bir radyo programında bunu yalanlamayan sanatçı ne var ki ilerleyen günlerde bu iddianın asılsız olduğunu ve TRT’den resmi bir teklif almadığını söyleyecekti.

ROCK / ALTERNATİF DÜNYASI

2011, Rock ve alternatif müzik dünyasında da iyi şarkılara sahne oldu. Yukarıda saydığım Model şarkıları dışında, Seksendört grubunun Hayır OlamazGece grubunun Ben Öldüm şarkıları, Can Bonomo‘nun yükselişi, Neyse grubu, Bedük‘ün “Ful” albümü ve teknolojinin sınırlarını zorlayan yenilikçi tarzı, Multitap‘in yeni albümü, Çiğdem Erken ve Mehtap Meral‘in çıkış albümleri geçtiğimiz yılın takdirlik çalışmaları olarak kayıtlara geçti.

Yılın en sessiz ama iddialı çıkışı Mabel Matiz‘in aynı adlı albümü oldu. Genç müzisyen daha bu ilk albümünde başta Arafta olmak üzere her biri diğerinden güzel olan şarkıları ile özellikle sosyal medyanın büyük ilgi ve desteğini kazandı. Yılın son aylarındaki Halil Sezai  patlamasına ise hem şaşıranlar hem de sevinenler oldu. İsyan şarkısı ile bir anda rekora koşan müzisyen, farklı tarzı ile ilgi uyandırdı. Öykü & Berk ikilisinden Öykü Gürman, “Bir Başka” albümü ile iyi bir solo kariyer adımı attı. Kıraç, “Derindekiler” adındaki yeni albümünü 3 boyutlu ve interaktif DVD şeklinde sunarak bir ilke imza attı.

Yıllar sonra “Ve MFÖ” adında yepyeni bir albümle evlerimize giren Mazhar Fuat Özkan, bu kez yanlarına Bora Uzer gibi alanında çok iyi genç isimleri de almıştı. Hep Yaşın Ondokuz şarkısı ile çıkışı yapılan albümde Yamuk mu Var, Sorma ve Bu Aşk Olur mu gibi övgüyü hak eden MFÖ şarkıları yer aldı.

Olcay Tanberken
(Dikkat Müzik!)

Adi gibi “Ballı” şarkı

İngiltere’de piyasaya çıkacak olan Sezen Aksu’nun “Öptüm” albümünün yurtdışında ses getirmeye hazırlandığı şu günlerde İngiliz The Guardian gazetesinin ünlü müzik eleştirmeni Robin Denselow, Sezen Aksu’nun Öptüm albümü yazısında Nazan Öncel’in Sezen Aksu’ya verdiği şarkı “Ballı” için “ikinci bir Kiss geliyor” yorumunda bulundu. İngiliz World Village firması Öptüm albümünü yayınlamaya hazırlanırken Sezen Aksu “Ballı adı gibi Ballı Nazo’cum” diyerek Nazan Öncel’e müjdeyi verdi. Besteleri baş tacı edilen Nazan Öncel’in yurtdışında da ses getiren şarkıları arasında Katy Garbi ve Nelly Macdessy gibi yorumcuların seslendirdiği “Of Of”, Tarkan’ın “Hüp” ve “Dudu”  gibi şarkıları bulunuyor.