Anne Bu Çalan Ne? (25 Nisan 2013)

Bu hafta müzik dünyamıza giren yeni şarkılar ve video klipler havaların ısındığı şu günlerde yazın getireceği mutluluğu şimdiden müjdeliyor gibi. Gelin şöyle kısaca bir göz atalım; Son dönemin yetenekli müzisyen-şarkıcılarından Mavi, 2012 yılının son aylarında DMC etiketi ile piyasaya çıkan “Aç Kapıyı” EP’sinde yeralan şarkılarını kliplendirmeye devam ediyor. Özdemir Erdoğan‘ın yıllar önce yorumladığı “Aç Kapıyı Gir İçeri” şarkısını kendi tarzı ile yeniden yorumlayan Mavi, şarkısına İspanyol yönetmen Salva Ferrando‘nun imzası ve Berin Yavuzlar‘ın sanat yönetmenliğinde New York’ta çok renkli bir klip çekmiş. “New York geçmişte yaşadığım ve beni ifade eden bir şehir. O sebeple klibin de hayatın içinden ve şarkının duygusuna uygun olmasına özen gösterdik. Umarım zevkle izlersiniz” diyor Mavi yeni videosu için. Zeynep-Casalini“Evlendi, inzivaya çekildi, müzikten koptu” haberlerine gülüp geçiyor Zeynep Casalini. Çünkü yakından da çok iyi biliyorum ki o müzikten kolay kolay kopacak biri hiç olmadı. İlk albümünden itibaren güçlü vokali ve dikkat çeken sesi ile en iyiler arasında yer almayı başaran Casalini’nin “Duvar”, “Nilüfer”, “Amacım Yok” ve “Dokunma Bana” gibi şarkıları tüm zamanların en iyileri arasındadır benim için. Bir süredir Bodrum’da eşi ve çocuklarıyla mutlu bir hayat sürdüren Casalini, sahne çalışmalarına albüm yapmadığı yıllarda da devam etti. Sahnede söylemekten her zaman keyif aldığı şarkılardan biri olan “Yeter ki”yi yeni albümü öncesinde tekli olarak dijital platformlarda yayınlayan müzisyen, yıllar önce Saadet Sun‘un yine harika vokaliyle değer bulan bu Sezen Aksu şarkısını yine hakkını vererek çok güzel okumuş. Bu tekli öncesinde Badem ve Konukları albümünde “Gittiğinden Beri” şarkısında Badem grubuna eşlik eden Zeynep Casalini’nin yeni albümünün zamanı gelmiş artık, onu gerçekten özlediğimizi farkettik çünkü yeni şarkısıyla..

taksimtrio2

Geçtiğimiz hafta “Yalnızlıkla Yaptım” adını verdiği yeni albümünün lansman konseri için Jolly Joker’de sahne alan Aydilge, yeni şarkılarıyla genç kuşağın başarılı müzisyenlerinden biri olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Son derece enerjik sahnesi ve hem sözleri hem de müziğiyle dikkat çeken şarkıları ile en başından beri kendine özel bir kitle yakalamayı başaran genç müzisyeni bu albümünde biraz daha olgunlaşmış ve kendini daha da yukarılara taşımaya kararlı olduğunu görüyoruz. “Aşk Paylaşılmaz”,”Akıllı Deli” ve “Aşk Acı Sever” şarkıları favorilerim arasında!

Türkiye’nin üç önemli virtüözü Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tuçbilek ve Aytaç Doğan, “Taksim Trio 2” albümünde buluştu. Orhan Gencebay, Zülfü Livaneli, Neşet Ertaş, Barış Manço, Sezen Aksu ve Tarkan‘ın ses getirmiş ve çok sevilmiş bazı şarkılarını bu albüm için enstrümental olarak kaydeden üçlüden albümde iki yeni beste de dinliyoruz. “Naz”, Hüsnü Şenlendirici’ye, “Kumsalda Dans” ise Sendur Güzel‘e ait. Albümün mix ve masteringinde ise Tarık Ceran imzası var.

vedatsakman_cd_album.fh11

Albümler birer ikişer kliplenmeye devam ediyor. Son dönemde en çok dikkat çeken videolardan bazılarını ise şöyle sıralayabiliriz: Gripin‘in son albümü “Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar”ın ikinci videosu “Aşk Nereden Nereye?”, Can Bonomo‘nun “Aşktan ve Gariplikten” adlı ikinci albümünün stop-motion tekniğiyle Üsküp’de çekilen ikinci videosu “İyi ki Doğdun” ve daha önce Sertab Erener’den dinlediğimiz “Bir Varmışım Bir Yokmuşum”a son albümlerinde canlı performansları ile yer veren Pinhani klibi, önereceklerimiz arasında.. Önemli müzisyenlerimizden Vedat Sakman cephesinden de güzel haberler var. Uzun zaman sonra yeni albümü “Odada İkimiz”, DMC Müzik etiketiyle yayımlandı. Ömer Hayyam, Rainer Maria Rilke, Nazım Hikmet Ran ve Furuğ Ferruhzad gibi dünya şairlerinin şiirlerinden bestelenmiş şarkıları içeren albüm Sakman’ın son iki yıllık çalışmalarını kapsıyor.

sertab sade

Ve 2010 yazında gerçekten “Rengarenk” bir rüzgar estiren Sertab Erener! Kuşkusuz son günlerin en çok dinlenen ve sözlerinden olsa gerek hayatının bir köşesinde iyi kötü (belki de eni-konu?) aşk acısı çekmiş kadınların adeta dört elle sahiplendiği şarkısı “İyileşiyorum”, “Sade” adını taşıyan yeni Sertab albümünün lokomotif şarkısı oldu. Çıkış şarkısı olarak gerçekten çok iyi bir seçim olduğunu söyleyebilirim. Albümün diğer şarkıları ise duygu olarak sizi farklı yönlere çekebilecek nitelikte. Bu albümde Sertab, hareketlilerden ziyade slow ve orta tempolu şarkılarında daha fazla öne çıkmayı başarıyor, en azından benim için böyle. Örneğin ilk dinlediğimde vurulduğum Sibel Algan imzalı “Sus”, yalnız bu albümün ya da yalnızca Sertab’ın kariyerinde değil tüm popüler müzik tarihimizin de en özel parçalarından biri sayabileceğim türde bir şarkı. Sertab Erener ve Demir Demirkan‘ın ortak çalışması “Karalama Defteri” de keza, hem sözleri hem de müziği ile özel bir ilgiyi hakediyor. Bülent Ortaçgil cover’ı “Acıtır” ve “Çocuktuk Bir Zamanlar”, düzenlemelerde sanki biraz daha özen gösterilmiş, bu yönleriyle daha çok öne çıkması beklenen ve sırası gelince de mutlaka klipleneceğini tahmin ettiklerim arasında yer alıyor. Albümün ikinci videosu ise Nil Karaibrahimgil sözleriyle hayat bulan “Why this Kolaveri Di”nin cover’ı “Söz” olmalı diye düşünüyorum. Yeni düzenlemesi ve bu haliyle çok eğlenceli bir Türkçe hite dönüşmüş, yazın da iyi gidecek cinsten. Soner Sarıkabadayı imzalı “Cumartesi Pazar”ın ise önceki Sertab Erener-Soner Sarıkabadayı işbirliği ürünü şarkılarından (Bu Böyle/Açık Adres/Koparılan Çiçekler/Ego) biraz daha geride durduğunu itiraf etmeliyim. Ancak yine de özellikle remix versiyonu ile, benzer türdeki şarkıların dinleyicisini yakalayacaktır. Bu arada, Beyazıt Öztürk‘ün geçen hafta programında konuk ettiği Sertab’a sürpriz yapıp “İyileşiyorum” şarkısına çektiği “cevap videosu”nu hala izlemeyeniniz varsa, yazının en altında bakabilirsiniz. Altınıza işemeyeceğinizi garanti edemem!:)

Son olarak; DikkatMüzik!‘in 10.Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri’nde gösterildiği “En iyi Müzik Blogu/Sitesi” adaylığına şans veriyorsanız, desteğinizi esirgemeyiniz lütfen:) https://www.facebook.com/radyoboun adresinden 1 Mayıs’a kadar oyunuzu kullanabilirsiniz..

Hayatınızdan müziği hiç eksiltmeyin, çünkü onsuz yaşanmıyor!

Olcay TANBERKEN (DikkatMüzik!)

Röportaj: Mavi

maviroportajYeni bir DikkatMüzik! röportajı ile karşınızdayız. 2010 yılında kendi adıyla yayınladığı ilk albümü ile dikkat çeken, geçtiğimiz sene müzik listeleri ve radyolarda kendine yer bulan “Kaptan” şarkısı ile başarısını sürdüren Mavi, DMC etiketi ile yayınlanan 4 şarkılık yepyeni çalışması ile müzikseverlere yeniden merhaba dedi. Albümün ilk videosunu “Yine Aynı Hikaye” şarkısına çeken Mavi, DikkatMüzik!’in sorularını yanıtladı:

– Aslında hukuk mezunusunuz, şarkı söylemeye/yazmaya ve müzik ile profesyonel anlamda ilgilenmeye ne zaman karar verdiniz?

Şarkı yazmaya ilk başladığım zaman, yani 20li yaşlar. Plan kariyeri ve dolayısıyla maddiyatı biraz oturtup 40lı yaşlara geldiğimde hayatımın bir bölümünü ayırıp hobi gibi ilgilenmekti. Fakat zamanla hem mesleğin bana göre olmadığını hem de daha ciddi ilgilenmek istediğimi, başka türlü mutlu olmayacağımı anladım.

– Sizi kendi adınızı taşıyan albümünüzle tanıdık ilk olarak, ilk albümden bu yana ürettiğiniz ve söylediğiniz şarkılarla beraber en çok ne değişti hayatınızda?

mavi1 (1)Kendimi daha iyi tanımaya başladım, bu tıpkı aynaya baktığımızda gördüğümüz insanla fotoğraflardaki insanın çok benzememesi gibi. Kendimize dair algımız daha farklı daha iyimser olabiliyor. Şarkılarını ve kendini bir ürün olarak ortaya koymak ise ciddi ve sarsıcı bir durummuş. Yetersizliklerini, olmamışlıklarını, kendinde var zannettiğin şeylerin yokluğunu daha net kavrıyorsun başkalarının gözünden. Sanırım bu da hayatıma yeni mücadeleler yeni stresler kattı. Bitmeyen bir eğitim ve ilerleme süreci. Benim gibi dışarıdan yatay geçişle mevzuya dahil olup yolun uzun olunca da öğreneceğin çok şey oluyor tabii.

– Geçen yaz yayınlanan ve bu albümde de yer alan “Kaptan” şarkınızın çıkış hikayesi neydi ve aldığınız geri dönüşler nasıldı?

Birtakım yaşanmışlıklar sonunda kendimle hesaplaştığım ve kendi sırtımı sıvazladığım, “iyisin iyi” dediğim bir şarkı Kaptan. Hayatıma girmiş ve bana eşlik etmiş herkese teşekkür ettiğim, yaralar açanlarla vedalaştığım ve yola yanımdakilerle devam ettiğimi söylediğim beyanname gibi bir şarkı. Bir nevi ‘giden gider, kalan sağlar bizimdir’ şarkısı. İçine girebilip benim hislerini paylaşan çok insan oldu, ancak çıktığı ay itibariyle (temmuz) daha ziyade insanların sahil barlarında hafif duygularla takılmak istedikleri bir vakte denk geldi. Şu dönemde hala güzel şeyler duyuyorum şarkıyla alakalı, bence belli bir insan formuna tercüman oldu.mavi1

– Yeni albümden önce yine bir mini-albüm çalışması ile dinleyicinin karşısına çıktınız, müzik sektörünün artık albümler yerine single şarkılar üzerinden gittiği doğru mu? Kaç tanesinin tutacağını bilmediğiniz koca bir albüme emek vermektense daha çok güvendiğiniz şarkıları single olarak yayınlamak daha mı güvenli bir yol sizce?

Klipsiz şarkılar kolay kolay kendini tanıtamıyor. En bilindik isimler için bile biraz böyle. E klip çekilenler de malum birtakım kurullara takılıp aylarca bekleyip hiç yayınlanmadan çöp olabiliyor. Dolayısıyla maddi tarafını geçsek manevi olarak büyük hüsranlar. Sanırım öncelikli hedef ismi duyurmaya çalışmak olmalı. Her yaptığı şarkı merak edilen bir kişi olmadıkça bütün şarkılarınızı bir sürü emek zaman ve para harcayıp piyasaya sürmek için mangal gibi yürek lazım. Etraf ölü doğan çocuk gibi albümlerle, ellibin liralık hiç yayınlanmayan kliplerle dolu.

– Sade ve etkileyici bir müziği olan “Yine Aynı Hikaye”nin sözleri de çok güzel gerçekten. Söz yazarken yaşadıklarınızın da etkileri oluyor mu?

Çok teşekkürler. Oluyor tabii ki, ama özellikle bu şarkıda modern zaman yakınlıklarına, “aşk sanma”larına, aşk arayışlarına ve o hıza gönderme var.

– Tarzınızı nasıl isimlendiriyor ve ana akım müzik anlayışının neresinde görüyorsunuz?

Akustik pop yapıyoruz, canlı çalıma yakın yerlerde dolanıyoruz. Albümde akustiği elektronikle de harmanlayabiliriz. İçime sinen her şeyi deneyebiliriz hatta. İnsan değişmeden kalmadığına göre müzik de değişebilir.

– 1974 tarihli bir şarkı olan “Aç kapıyı gir içeri”nin 2012 versiyonunu duymak güzel bir sürpriz oldu, kimin fikriydi?

Patronum Samsun Demir’in fikriydi. Ben Özdemir Erdoğan’ın şarkılarını çok severim, ancak fikir benim yaptığım bir şarkının o şarkıyı anımsatması üstüne çıktı. Bir demo yapıp baksak mı nasıl duracak bende dedik.
Göksun Çavdar’ın klarnetleriyle de enteresan bir yere gitti şarkı.

Mavi-Aç-Kapıyı

– Çok büyük iddia ya da hırs dolu şarkılar yerine daha sakin ve size özgün şarkılar yazıp söylediğiniz fikrine katılıyor musunuz? Şarkılar biraz da sizin iç dünyanızın müzikteki yansıması mı acaba?

Aynen öyle. Kimseyle derdi olmayan birisiyim. Çok huzurluyum diyemem ama pek karanlığımı yansıtmayı sevmiyorum dış dünyaya. Bu çok tutarlı, huzur verici birisiyim gibi algılanmasın tabii. Arazlarımı, tutkularımı da akıtıyorum yeni şarkılara.

mavi5– İlk klip “Yine aynı hikaye”ye çekildi, klibin hikayesi nedir? İkinci videoya karar verdiniz mi?

İki insanın yakınlaşmasını – ve yakınlaşamamasını – konu etmek istedim. Duraksamalar, istemem yan cebime koy’lar, biraz da cilve. Eski sevgilisini atlamamış ve her yenide onu arayan insanların ruh hali.
İkinci video “Aç kapıyı gir içeri” olacak. Bugünlerde deneme çekimleri yapıyoruz, nasıl bir şey istediğimize henüz karar veremedik.

– Son olarak -çok sık sorulmuş bir soru olduğunu tahmin ediyorum ama- “Mavi” adı ile çıkış yapmanızın bir öyküsü var mı?

Kendim için seneler önce seçtiğim isimdi Mavi. Arkadaşlarımın küçüklükten beri bana hitap ettikleri isim.

– DikkatMüzik! adına teşekkürlerimizi sunuyor, başarılar diliyoruz:)

Ben teşekkür ederim, çok güzel sorulardı :)

Mavi – Yine Aynı Hikaye