Teoman ve Piyano

“Tüm kaybolanlar, kaybolmuşlara rastlarsa zamanın birinde…”

90’lar neslinin bence en değerli ve özel isimlerinden biri.. Kimi zaman mutluluğumuzu, kimi zaman üzüntümüzü, kimi zamansa “inan çok çalıştım bu kalpsiz dünyayı sevebilmek için” diyerek hayata olan tüm isyanımıza şarkılarıyla ortak oldu. Onun şarkılarında yüzleştik hayatla “Yolcular ellerinde tek gidişlik bir bilet, henüz bilmeseler de hayat bundan ibaret” diyerek avazımız çıktığınca bağıra bağıra söyledik bu şarkıları…

Bazı sanatçılar var kelimelerin yetersiz kaldığı o kadar sevdiğim bir isim Teoman…

15 Ocak itibariyle yayınladığı “Teoman ve Piyano” albümü geçmişten günümüze sevdiğimiz 10 şarkısını solo piyano eşliği ile yorumlamış. Her albümünün farklı bir değeri var ama son iki albümü “Koyu Antoloji” ve “Teoman ve Piyano” nun yeri bir başka oldu. Teoman yaş alırken, bizler de onunla beraber olgunlaşıyor ve hislerimizi artık bağırmadan sadece duyanlara anlatıyoruz ve sadece dinleyenler bizi duyabiliyor…

Önce “Koyu Antoloji” yi ve sonrasında da “Teoman ve Piyano” albümünü sakince dinleyebileceğiniz bir ortam yaratıp, ona kulak verirseniz müzikle beraber hepimizin nasıl değiştiğini ve büyüdüğünü daha iyi anlayacaksınız ama şunu unutmayın her şey değişse bile o şarkının hissettirdiği hisler hala ilk dinlediğiniz gibidir…

Teoman ve Piyano

  1. 17
  2. Tesadüfler
  3. Mektup
  4. Bir Damla Gözyaşı
  5. Kişisel Bir Şey
  6. Rüzgar Gülü
  7. Mutlu Son
  8. Hiç Kimse Bilmez,
  9. Vur Sen Beni
  10. İnsanlar

Yalova Müzik Festivali 2-5 Ağustos tarihlerinde

Yalova Müzik Festivali 2-5 Ağustos tarihlerinde arasında Yalova sahilinde ‘Yalova TatilPark’ta gerçekleşecek. Türk rock ve alternatif müziğin en iyilerini bir araya getiren festival organizasyonunda 30’a yakın performans ve eğlenceli etkinlikler gençlerle buluşuyor. İstanbul’a sadece 1 saat uzaklıkta şehrin karmaşasından uzaklaşarak, denizin ve ormanın birbirini kucakladığı Yalova’nın en güzel sahilinde gerçekleşecek müzik festivalinde sahne alacakların arasında milyonların sevgilisi olan Şebnem Ferah, Bülent Ortaçgil, Teoman, Kurtalan Ekspres, Haluk Levent, Manuş Baba, Aylin Aslım, Can Gox, Ceylan Ertem, Redd ve İstanbul Arabesque Project gibi isimler yer alıyor. Festival hakkında bilgi sahibi olmak isteyen müzikseverler için adres: http://www.yalovamuzikfestivali.com/
.
Biletlerin Biletix’ten temin edilebileceği festivalin programı şöyle:

2 Ağustos
Açılış Partisi

2 Ağustos
Cümbüş Cemaat
Dj Duygu Çiftçioğlu
Dj Ozzy
Selçuk Balcı
Kurtalan Ekspres

3 Ağustos
Haluk Levent
Manuş Baba
Aylin Aslım
Gazapizm
Can Gox
İstanbul Arabesque Project
Keti
Dejavu Fead ve Derdiyok Ali
Fezadan
Yaşlı Amca
Mert Erşahin

4 Ağustos
Şebnem Ferah
Bülent Ortaçgil
Redd
Melek Mosso
Murat İlkan&Metin Türkcan
Timsahın Gözyaşları
Necati ve Saykolar
Vera
Naz Ölçal
Barlas Tan Özemek

5 Ağustos
Teoman
Ceylan Ertem
Adamlar
Ahmet Aslan
Sena Şener
Emir Can İğrek
Sözeri
Teneke Trampet
Can Kazaz
Can Oflaz

Röportaj: Melisa Uzunarslan

Herkese selam…

Duruyorum, duruyorum sonra bir anda geliyorum. Bu sefer de öyle oldu ama güzel ve kaliteli işlerle geldim.

Şimdi gelelim uzun zaman ardından gelen ilk röportajın sahibi “Melisa Uzunarslan” a… Melisa; benim için kundaktaki halim, gece kendi evimden kaçıp çocuk aklımla sanki uzağa gider gibi kapısını ilk çaldığım, yaşlar ilerledikçe ilk aşık olduğumda omuzunda ağladığım, müzik yolcuğulum, ilk kardeşlik duygusunu hissettiğim insandır… Dedeler, babaannemin ve anneannesinin dostlukları ile başlayan,  annesinin ve babamın yıllardır dostluğu ile beraber, biz üçüncü nesile de taşındı. Hayat ne kadar güzeldir ki; yaptığımız işlerin de birbirine uyumlu olması, onun için bu satırları yazmama,  radyo programımda aynı kundakta uyuduğum arkadaşımı anons etmeme şahit olmanıza vesile oluyor.

Biraz fazla duygusal biriyim yazdıkça yazasım geliyor o yüzden ben artık röportaja geçiyorum. Seni çok seviyorum Mel’im :)

unnamed

1.     Biz seninle birbirimizi bebekliğimizden beri tanıyoruz ama okuyucularımıza kendini biraz tanıtır mısın?

Melisa Uzunarslan: Öncelikle  şunun bilinmesini isterim ki; biz seninle tanışmadan dedelerimiz, babaanne, anneannelerimiz tanışıyor aslında… :) 9 yaşında, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Keman bölümünü kazandım. Kompozisyon bölümünü de okumaya karar verip iki bölüm bitirdim. Okulun bitiminin ardından keman üstüne yüksek lisans da yaptım. 21 yıldır müziğin içerisindeyim…

unnamed (2)

2.     Yıllardır müziğin içerisindesin, bu zamana kadar kimlerle çalıştın?

Melisa Uzunarslan: Sanırım çok fazla isimle çalıştım ve çaldım. Kimseyi es geçmek istemem, kısaca özet geçmem gerekirse; Prof. Çiğdem İYİCİL (keman) ve Prof. Hasan UÇARSU (Kompozisyon) sınıflarından mezunum. Klasik müzik alanında öğrenciğilim boyunca birçok Türk, yabancı ustanın master classlarına katıldım. Sadece klasik müzik yapmadığım için popüler isimlerle de sahne aldım, onlarla çalışırken aynı zamanda çok tecrübe edindim. Maxim VENGEROVGeorge BENSON, Fazıl SAY, Sertab ERENER gibi çok farklı tarzlarda önemli sanatçılara eşlik ettim.

3.     Sezen Aksu ile çalıştın. Bu herkesin kolayca yaşayabileceği bir deneyim değil. Senin hayatında nasıl gerçekleşti?

Melisa Uzunarslan: Biraz şans eseri, biraz da Kanlıca sayesinde oldu sanırım. Sezen hanım Kanlıca’da uzun yıllar komşumuz oldu. Sezen AKSU’nun yıllardır kemancısı olan Ayda TUNÇ ( Onno TUNÇ’un kızı) ile aynı keman hocasında okuduk. Okuldan çok sevdiğim bir ablamdır kendisi… Sezen hanımla çalışmalarına bir süre ara verdi. Bende o sırada aranjörü Kıvanç- K ile çalışıyordum, bir gün telefonum çaldı. “Merhaba Melisa, ben Sezen Aksu”  dedi telefondaki ses ve biri dalga geçiyor sandım önce :) Birlikte çalışmamızı teklif etti ve seve seve kabul ettim. 2 yıl kadar solo kemancılığını yaptım. “Öptüm Remix” albümünde “Sayım” şarkısına düzenleme yaptım. Kendisi ile çalışmış olmak benim için çok değerlidir.

4.     Gelelim “Duy Beni” single çalışmana… Bu şarkıda kimlerle çalıştın? Şarkının oluşum sürecini bizlere anlatır mısın?

Melisa Uzunarslan: Besteci olduğum için şarkı yazmak zor değil, çocukluğumdan beri çok şarkı da yazdım ama şarkıcı olmak fikrinden hep uzaktım. Derken; bir gün Sezen AKSU sesimin çok güzel olduğunu mutlaka söylemem gerektiğini söyledi ve o zaman bir projemiz vardı  ve o projede mutlaka 3-5 şarkı söylemem için zorladı diyebilirim. Korkarak sahneye çıktım ve tam karşımda oturuyordu ama çok güzel geçti. :) Bir süre sonra TEOMAN ile çalışmaya başladım, o da başta vokal yapıp yapmayacağımı sorduğunda “hayır o benim işim değil.” demiştim ama geçen zamanla onunla da söylemeye başladım. Profesyonel mikrofon deneyimini Teoman sahnesinde kazandım diyebiliriz. Single çıkarma işi ise bir gün tatildeyken; DMC‘nin patronu Samsun DEMİR’in aramasıyla oldu. İnternette keşfetmiş ve mutlaka çalışmamız gerektiğini söyledi. Yine 2 yıl kadar düşündüm bunu, en sonunda tamam dedim “DUY BENİ”yi yayınlamış olduk. Düzenleme Alper ERİNÇ’e ait, remix versiyonu ise Erdinç ERDOĞDU yaptı.

5.     Şarkının sözleri sana mı ait? Yazmış olduğun başka şarkıların da var mı?

Melisa Uzunarslan: Söz, müzik bana ait. Şu an birikmiş çok şarkı var ve doğru zamanı bekliyorum. Yakın zamanda yeniden bir single ve ya albüm ile devam edeceğim.

unnamed (5)

6.     Peki ya klip? Klipte kimlerle çalıştın?

Melisa Uzunarslan: Klibin yönetmeni Mehmet HAKYEMEZ, görüntü yönetmenimiz Ferhat ÖÇMEN oldu. 15 kişilik bir ekip ile 1 tam günde bitirdik. Karaköy JUNK’da çekildi klip. Boğaz sahneleri de Gümüşsuyu’nda çekildi. Stilistim Tuğçe ÖZAKDAĞ idi.

7.     Duy Beni” sadece digital platformda değil mi? Satın alabilecekleri linkleri paylaşabilir misin?

Melisa Uzunarslan: Şu an bütün dijital platformlarda mevcut. Itunes, Türk Telekom Müzik,Spotify, Apple music, Turkcell Müzik ..

https://itunes.apple.com/tr/album/duy-beni-single/id1088208178

https://www.turktelekommuzik.com/#/arama-due%20beni%20melisa%20uzunarslan

8.     Bir sonraki projen nedir?

Melisa Uzunarslan: Şu an aktif olarak bildiğin gruplarım ile sahne almaya devam ediyorum, aynı zamanda kendi solo konserlerimi veriyorum. Yaz boyunca kalan zamanlarda yeni şarkılara ve onları hazır hale getirmekle uğraşacağım.

9.     Uğur Baloğlu ile Naughty Boy ft Sam Smith Cover’ı “La la la” , Emre Aşkın “ Violin İstanbul”, Metin Türkcan & Murat İlkan Akustik Proje gibi önemli işlerde de yer aldın. Bunlar devam edecek mi?

Melisa Uzunarslan: Farklı müzisyenlerle çalışmayı çok seviyorum. Hep ufkum genişliyor, çok yardımcı oluyor. Yeni disiplinlerde bulunmak, denemek, en iyisini yapmaya çalışmak beni geliştiriyor. Uğur ve Emre ile yaptıklarım çok güzel ilkler oldu. Türkiye’nin ilk official yayınlanmış klibi, Kral Tv’de gösterilmiş dubstep elektro keman müziğini biz yaptık mesela…

Murat  İlkan ve Metin Türkcan’la çalışmak ise bambaşka bir zevk ve tecrübe… Çünkü; gerçek müzisyenlerle sahne almak ayrı bir keyif… Hep iyi olmaya çalışıyorsun. Bir de akustik projede bilinen bütün rock şarkılarının elektro gitar sololarını birebir elektro keman ile canlı olarak çalıyorum. İnanılmaz keyif alıyorum.

(İrem Ezgimen :  Önemli Not : Murat İlkan & Metin Türkcan Akustik Proje’ye özellikle davet etti. “Yıllardır dinlediğin Metallica’dan, Whitesnake şarkılarına hepsi var özellikle gelip dinlemen lazım” dedi. Bunu sizlere iletmem gerek diye düşünüyorum. Hep beraber mi gitsek ne yapsak? :) )

10.     Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’ndasın bir yandan da klasik müzik projelerin var mı?

Melisa Uzunarslan: 8 Yıldır Borusan’da çalıyorum. Dünyanın önde gelen solistleri ve şefleri ile yıl boyunca çok yoğun çalışıyoruz. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın devamlı üyesi olmak çok gurur verici. Klasik müzik, esas işim olduğu için zaten hep içindeyim. Önümüzdeki sezon önceden yaptığım ama ara verdiğim, klasik bestelerimden oluşan oda müziği konserleri vermeye devam edeceğim.

unnamed (3)

11.  Klasik bestelerini yurtdışında seslendirmeyi düşünüyor musun? Yurtdışı projelerin ne durumda?..

Melisa Uzunarslan: Yurtdışı fikri yüksek lisans tam bursu TEV ve Fransa’da okuma fikri ile başlayan daha sonra ailemdeki bazı sağlık sorunları nedeniyle önce ertelediğim sonra da vazgeçtiğim bir hikaye olarak duruyor. Okurken yurtdışında çok bulundum. Şimdi yurtdışında okuyan iyi yerlere gelmiş özellikle Türk sanatçı dostlarımın seslendirmesini bekliyor eserlerim .

12.  Hayallerinin zirve noktası nedir? Yani nereye varacaksın? (Malum bugünün hayali yarının gerçekleri )

Melisa Uzunarslan: Tek hayalim var; o da kalıcı olmak. Umarım insanlar kalplerine giden gerçek yolu bulabilirim…

13.  Türkiye’de bir sanatçı olarak müziğin gidişatını nasıl yorumluyorsun? Sence müziğin daha iyiye gitmesi için neler yapılması gerekir?

Melisa Uzunarslan: Bilmiyorum desem? Yani o kadar aklımın ermediği şeyler oluyor ki.. Gerçekten verecek bir cevabım yok. Sadece gerçek müzisyenler müzik yapmaya devam etsin. Bir gün herşey düzelecektir diye ümitleniyorum.

unnamed (1)

14.  Sosyal medya ile aran nasıl? Tüm hesaplarınla sen mi ilgileniyorsun?

Melisa Uzunarslan: Yaşım gereği bütün sosyal medya mecralarında hesabım var. Aktif olarak ben ve menajerimle ilgileniyoruz.

15.  Peki sosyal medya’nın sence müziğe etkisi nedir?

Melisa Uzunarslan: Sosyal medya; insanlara ulaşmak açısından çok değerli. Özellikle doğru kullanıldığında… Orada yalan yok , sevmeyince hemen çok korkunç yorumlar da yazabiliyorlar ya da çok sevebiliyorlar. Bu sebepten çok önemsiyorum.

16.  Sosyal medya hesapları bizlerle paylaşabilir misin?

Melisa Uzunarslan:

facebook.com/melisauzunarslan

instagram.com/melisauzunarslan

twitter.com/melisauzunarsln (a yok arada)

http://www.melisauzunarslan.com

unnamed (4)

17.  Yakın zamanda konserin var mı? Seni sevenler nerede izleyebilirler?

Melisa Uzunarslan: Yeni netleşiyor yaz konserleri… Şu an bildiğim  Kuşadası Fest ve Yavuzfest…  Temmuz ayında Murat İLKAN & Metin TÜRKCAN Akustik Proje konserimiz var. Ağustos ayında Teoman’la Zeytinli Rock Fest var. 17 Haziran’da da lansman konserim vardı ama kaçtı artık :) Şaka bir yana yaz ayında da kendi sahnemi yapmayı düşünüyorum. Tarihleri kesinleştikçe sosyal medya hesaplarımda paylaşacağım dinlemek isteyenleri beklerim. :)

13517399_1616584708655324_8741967590527647581_o

18.  Peki senin bizlere söylemek istediklerini alabilir miyiz?

Melisa Uzunarslan: Okuyan herekese teşekkür ediyorum, müziksiz kalmayın. Bu stresli yaşamlarımızda müzik, her zaman ruhun gıdasıdır unutmayın. Herkesi konserlere bekliyorum ve seni seviyorum İrem’cim.

Teşekkürler…

Anne Bu Çalan Ne? / “Dikkat plak var!” (14.05.2015)

Kimileri için unutulmaz bir Türk filmi, kimileri içinse iyi kurgulanmış ve popüler sinemanın gerektirdiği kuralları iyi bir sunumla biraraya getirmeyi başarmış ama sinema değerinden yoksun sayılan ancak herkesin hemfikir olduğu üzere çok konuşulmayı başarmış olan “Issız Adam”ın ilgi görmesinde hiç kuşkusuz içinde geçen eski şarkıların etkisi büyüktü. Hem de öyle büyüktü ki, bu filmin ardından 70’li ve 80’li yıllara ait plaklar ve eski kayıtlar yine, yeniden hatırlanarak bu işe gönül vermiş insanları da aşarak genç dinleyiciye de büyülü tınısıyla “plakları” bir şekilde sevdirdi ve onları dinlemeye/keşfetmeye teşvik etti. Bu ülkenin, bir dönem evlerin baş tacı olup da sonra eskicilere satıldığına hatta iki leğen karşılığı gözden çıkarıldığına şahitlik ettiğimiz pikaplarla bile şimdi yine, yeniden barıştığını gördük, daha ne olsun?

166653094_0İşte ne olduysa müzikmarketlerin rafları da bir şekilde bu hareketlilikten etkilendi ve hem geçmiş dönemlerden hem de yakın dönemlerden albümler birer ikişer LP olarak da yayınlanmaya ve bu konuda arşiv yapmaya meraklılara ulaşmaya başladı. Avrupa ve Amerika’da da (zaten her dönem çıkmaya devam etmiş) plak formatının son yıllarda “Back to Black” gibi de güzel bir başlıkla giderek yaygınlaşmaya başladığını söylemek yanlış olmaz. Bizim bu taraflarda ise değerli bulunan ve bir şekilde dinleyiciden ilgi görmeyi başarmış kimi albümler plak olarak yayınlanıyor artık. Doğrudur, bu işi üstünkörü yapan ve master kayıtlar kullanmak yerine sesi CD’den aynen alıp plağa basan örnekler de yok değil ama öyle veya böyle bir şekilde evlere yeniden, yeni basılan plakların giriyor olması beni şaşırtıyor ve sevindiriyor mesela. Müzeyyen Senar, Zeki Müren gibi TSM türündeki plaklar, Neşet Ertaş ya da Aşık Veysel Türkülerinden derlenen plaklar, Cem Karaca, Erkin Koray plakları, maNga, Duman, Yalın, Kenan Doğulu plakları, Ajda-Sezen-Nilüfer‘in unutulmaz albümlerinin yeniden basımları, her tür format kaydı bizi heyecanlandıran Nazan Öncel‘in plakları, ya da Replikas/Nemrut gibi özel grupların her biri kendine has LP’leri ilk aklıma gelenler…Proje albümlerinden İskender Paydaş – Zamansız Şarkılar ve yakın zamanda kaybettiğimiz Kayahan‘ın eski albümlerinin basımları ve 1999 yılında Barış Manço‘nun ölümünün ardından yayınlanan ve o dönem neredeyse her eve giren çift diskli Mançoloji albümün şimdi plak olarak basılması da yine son dönemden örnekler olarak sayılabilir. Sibel Tüzün‘ün 90’ların unutulmaz albümlerinden “Hayat buysa ben yokum bu yolda”nın plağı da mesela, tam arşivlik olanlardandır keza..

kamuranakkorPek tabii ülkemiz müzik şirketlerinin bu gayretlerinin dışında özellikle yurtdışında bazı plak firmalarının da Türk müziğine meraklı olan arşivcilere olan güzelliklerini anmamak imkansız. Bu işin meraklıları gayet iyi bilirler ki 70’li yılların rock veya bazı pop albümlerinin de derlenip toplanıp bazen tıpkıbasım bazen de farklı kapaklarla yeniden basılarak dağıtımının yapılıyor olmalarına artık şaşırmıyoruz. Gün geçmiyor ki bir dostum bana “Duydun mu, İspanyol XXX firması Kamuran Akkor’un kendi adıyla olan plağını basmış, 40 Dolar’dan satışa sunuyor kapanın elinde kalıyor” diye haber uçurmasın…Aralarında Maria Callas’dan Edith Piaf’a kadar 81 şarkıcının bulunduğu Times’ın dünya efsane kadın şarkıcılar listesinde adına rastladığımıza şaşırmadığımız efsane sesimiz Selda Bağcan‘ın ya da Erkin Koray’ın müthiş ilgi gören plaklarından bahsetmiyorum bile. Dediğim gibi, bu işin (Türkçe plakların) yabancı meraklıları bir hayli fazla..

$_57-2

goksel-2012Avrupa Müzik, bu plak basım işine önem veren müzik şirketlerinden biri olarak öne çıkıyor ve yayınladığı LP’lerle, müziği plaktan dinlemeyi ve saklamayı sevenleri sevindirmeye devam ediyor. Firmanın, şimdilerde müzikmarket raflarını süsleyen yeni plakları şöyle sıralanıyor: Göksel‘in kariyerinde bence çok önemli bir yeri olan ve oldukça ilgi gören “Bende Bi Aşk Var”, bir sonraki (ve şimdilik en güncel) albümü “Sen Orda Yoksun”, Gripin‘in “Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar” ve Teoman‘ın 2003 tarihli kendi adını taşıyan albümü, plak formatıyla artık karşımızda. Dahası var; 1992 yılında Cem Karaca’nın Cahit Berkay ve Uğur Dikmen ile birlikte 3’lü olarak çıkardığı 2. stüdyo albümü “Nerde Kalmıştık?”da yine Avrupa Müzik etiketiyle plak olarak müzik marketlerdeki yerini alıyor. Cem Karaca’nın Almanya yıllarından sonra Türkiye’ye geri dönüşünde çalıştığı müzisyen arkadaşları Cahit Berkay ve Uğur Dikmen ile birlikte kaydettiği albümde Türk Pop-Rock müzik tarihine damga vurmuş şarkılar yeralıyor. Türk pop müziğinin patladığı 1990’ların başında çıkan albümün çıkış şarkısı pop müziğe daha yakın, politik göndermeli “Raptiye Rap Rap” olurken 1980 albümü Hasret’ten “Herkes Gibisin” ve “Bu Biçim”’in yeni düzenlemelerinin yanı sıra “Sen de Başını Alıp Gitme”, “Islak Islak” ve “Sen Duymadın” albümün öne çıkan şarkıları. Avrupa Müzik dışında yine bu işe önem gösteren Yavuz Burç Plak‘ın daha önce ilkini yayınladığı “Yayınlanmamış Şarkılar” başlığıyla basacağı Müzeyyen Senar LP’sinin ikincisi de yine arşivlerde saklamayı mutlaka hakedecek değerde bir baskı olacak..

Muzik_524883

Büyük müzikmarketlere her girdiğimde -artık baya önemli bir köşe olarak ilgi gören ve her geçen gün artan yeni plaklarla market içinde daha fazla yer kaplayan- plak reyonuna/köşesine mutlaka uğrar, o an almasam bile bakmayı ve yeni ne var ne yok diye göz gezdirmeyi severim. Evet belki biraz özel ilgi, özel merak diyebiliriz ama sanıyorum hem değer verdiğim sanatçıların eski albümlerini özel jelatinli büyük kapaklarıyla bu kez plak olarak görüyor olmak hem de günümüz sanatçılarının albümlerine şu zamanda CD ya da dijital kayıt yerine bu hiç eskimeyecek formatta bir tür mucize olarak sahip olunabileceğini de deneyimliyor olmak başka bir heyecan olsa gerek..

Olcay Tanberken (Dikkat Müzik!)

Teoman’dan yeni bir Best Of: “Yavaş Yavaş”

TeomanTeoman’ın “Aşk&Gurur”, “Renkli Rüyalar Oteli”, “İnsanlık Halleri”, “En Güzel Hikayem”, “Teoman 2003”, “Teoman 1996” albümlerinden özenle seçilerek hazırlanan “Yavaş Yavaş” albümü Avrupa Müzik etiketiyle yayınlıyor.

17 şarkıdan oluşan albümün yapımcılığını Cengiz Erdem ve Deniz Erdem, prodüktörlüğünü Teoman üstlendi.

Teoman’ın en yeni şarkısı “Haziran”ın açılışını yaptığı albüm, “Bana Öyle Bakma”, “Kim”, “Senden Önce Senden Sonra”, “Martılar”, “Çoban Yıldızı”, “Gündüz Düşleri”, ”Mektup”, ”Renkli Rüyalar Oteli”, “Sessiz Eller”, “Kupa Kızı Ve Sinek Valesi”, “Aşk Kırıntıları”, “Mavi Kuş İle Küçük Kız”, “Ayna”, “Yollar”, “Rapsodi İstanbul”, “En Güzel Hikayem” şarkılarından oluşuyor.

Barlas Erinç’e ait “Martılar”, müziği Calogero/Zazie’ye ait “Çoban Yıldızı”, Teoman&Deniz Özbey ortak çalışması “Kupa Kızı ve Sinek Valesi” ile müziği Teoman ve Volkan Başaran’a ait “Rapsodi İstanbul” dışında tüm söz ve müziklerde Teoman’ın imzası yer alıyor.

yavasyavas-BASKI

Ozan Çolakoğlu, Alper Erinç, Volkan Başaran, Safa Hendem, Mehmet Cem Ünal, Serdar Öztop ve Sunay Özgür gibi önemli aranjörlerin düzenlemelerinin yer aldığı albüm tüm dijital müzik platformları ve müzik marketlerde yerini alıyor.

Track List:

1-Haziran
2-Bana Öyle Bakma
3-Kim
4-Senden Önce Senden Sonra
5-Martılar (söz&müzik:Barlas Erinç)
6-Çoban Yıldızı (müzik:Calogero/Zazie)
7-Gündüz Düşleri
8-Mektup
9-Renkli Rüyalar Oteli
10-Sessiz Eller
11-Kupa Kızı Ve Sinek Valesi (söz&müzik:Teoman, Deniz Özbey)
12-Aşk Kırıntıları
13-Mavi Kuş İle Küçük Kız
14-Ayna
15-Yollar
16-Rapsodi İstanbul (müzik:Teoman&Volkan Başaran)
17-En Güzel Hikayem

Teoman’dan “Haziran” sürprizi

Teoman Haziran _ kapakTeoman’ın radyolar ve dijital müzik platformlarında aynı anda dinleyicilerle buluşan yepyeni şarkısı “Haziran”, yükselişini sürdürüyor. iTunes Türkiye’de en çok indirilen yerli ve yabancı yüzlerce şarkı arasından kısa zamanda bir numaraya kadar çıkan ve söz ve müziği sanatçının kendisine ait olan şarkı TTNET Müzik’te de en çok dinlenen şarkılar listesine 10 numaradan hızlı bir giriş yaptı. “Haziran”ın aranjörlüğünü Ozan Çolakoğlu üstlenirken; Teoman ve Ozan Çolakoğlu ilk kez birlikte bir çalışmaya imza attılar.

HAZİRAN
Bu yıl da sensiz gelmiş Haziran
Bana hoşçakal dediğin gün gibi
Sensiz geçmişti ellerim bomboş
Kalbimse senleydi
Fazla sessizdin anlamalıydım
Sıcakta kupkuruydu dudakların
Gözlerime bakmadan konuştuğunda
Kalbim senleydi
Bir kalp atışında
O yaz sıcağında
Bir damla gözyaşımla
Bitmiş Haziran
Bir kalp atışında
O yaz sıcağında
Bir aşkın sonunda
Bitmiş Haziran
Mevsimler gelmiş, mevsimler geçmiş
Bir yaprak düşmüş, sanki tesadüfen
Hiç görmediğim onca zamanda
Kalbim senleydi
Çok şey değişti burada sen yokken
Kördüğüm oldu eski duygular
Başkalarına sarıldığımda
Kalbim senleydi
Bir kalp atışında
O yaz sıcağında
Bir damla gözyaşımla
Bitmiş Haziran

Erdem Yener İstanbul Bronx konseri, yeniler, yeniler…

Herkese merhabalar;

Bu hafta sağlık sorunları yüzünden “Dışarıda neler oluyor?” diye pek bakamadım ama  28.02.2013’te Ghetto sahnesinde “Jehan Barbur” vardı. 01 Mart 2013 Roxy sahnesinde “Yüksek Sadakat” vardı.

Size aslında bol bol Jehan Barbur, Birsen Tezer ve tabii ki Bülent Ortaçgil şarkılarından ve konserlerinden bahsetmek isterim çünkü benim için çok farklı hatta  fazlasıyla büyülü demek daha doğru olacak.  Fakat yazının ana konusuna geri dönmem lazım yoksa bu konuda yazdıkça yazmak istiyorum :)erdemyener

Erder Yener’i büyük bir çoğunluk belki bir Gsm firmasının reklamlarından tanıyorsunuz ama benim kendisini tanımam sevgili Tanju Eren’in “Tanju Eren 40” albümü sayesinde oldu. Erdem Yener; Tanju Eren‘in “Tanju Eren 40 ” albümünde ” Aşk Yok Aslında” şarkısını seslendirdi. ( Bu arada o albümde tadından yenmez kıvamındadır. Albümde Tanju Eren şarkılarını; Koray Candemir, Aslı, Harun Tekin, Teoman, Nev, Aylin Aslım, Erdem Yener, Kenan Vural, Gamze Amus seslerinden dinleyebilirsiniz.) Ben ilk kez Erdem Yener’i o albümde dinledim. (Erdem’le bizi tanıştıran kişide sevgili Tanju Eren’dir. Onada çok teşekkürler…) Aradan bir süre sonra bir gıda firmasının kek reklamında ekranlarda gördük ve çok zaman geçmeden de Gsm operatörü ve diziler de görmeye başladık. O aslında oyunculuğunun dışında bir müzisyen ve aslında yaptığı müzikle anılmak onun için çok önemli…

Erdem Yener’in ilk albümü “Kirli” 2008 yılında çıktı. Albümün çıkış şarkısı “Belki” olmuştu. “Belki” şarkısını hala dinlemeyen varsa aranızda şimdi okumayı filan bırakın da açıp o şarkının sözlerini detaylıca bir dinleyin. (Nasılsa buradayım kaçmıyorum “Belki” link’i hemen aşağıda ;) )

Albümün ardından Erdem Yener’i ayda bir sefer  Beyoğlu Hayal Kahvesi sahnesinde izleme şansımız oldu. O süreç içerisinde reklam çekimleri, dizi çekimleri ve konserler derken bir ara Erdem Yener kayıplara karıştı. Bu kayboluşun ve sessizliğin ardından bir sürpriz bekliyordum ve tam tahmin ettiğim gibi oldu “Rüyalar Kızı” single çalışması ile geri geldi. İyi ki de geldi… ( “Rüyalar Kızı” klibini izlemek isteyenler sayfanın aşağısına bakınız . ;) )

Erdem Yener’in “Rüyalar Kızı” single çalışmasının ardından ilk İstanbul konserini 02.03.2013 tarihinde İstanbul Bronx sahnesinde verdi. Bir gece öncesinde de İzmir izleyicisi ile buluşan Erdem Yener daha İstanbul’a adım atmaz kendisini sahnede buldu. Konsere “Rüyalar Kızı” ile başladı “Kirli” albümünün tüm şarkılarını dinledik, arada Incubus, Muse coverları da söyledi. Benim için en önemli iki sürpriz oldu birincisi “Aşk Yok Aslında” şarkısını ilk defa orada canlı dinledim, ikincisi de yeni yapmış olduğu bestesini ilk kez sahnede bizlere çaldı. 

Erdem Yener’i sahnede izlemeyenler varsa aranızda şöyle anlatabilirim; esprili, güler yüzlü, doğal hatta o kadar doğal ki “sıkıldınız mı? sıkıldıysanız söyleyin bende yanınıza gelirim” diyecek kadar rahat ve güvenli izlemenizi tavsiye ederim. Erdem için “on parmağında, on marifet bir adam”  demek mümkün diye düşünüyorum. Tv, müzik, cast, reklam her yerde… (Bir sinemada görmedim. Var da benim mi haberim yok acaba? :) ) Dinlemeyen varsa gidip bu adamı dinleyin! ;)

Bu hafta size nelerden bahsetsem diye düşünürken; Aylin Aslım ve  Teoman‘ın yeni düetleri “İki Zavallı Kuş“, Nilüfer‘in “12 Düet” albümünden sonra “13 Düet” albümü, Mor ve Ötesi ‘nin “Güneşi Beklerken” albümü, Gripin‘in “Aşk Nerden Nereye” şarkısı ve Badem‘in “Badem ve Konukları” albümünde hem Vega, hem de Feridun Düzağaç’la yapmış olduğu düetler aklıma ilk gelenler oldu.aylin-aslim-teoman-iki-zavalli-kus-2013-7609

Aylin Aslım ve Teoman düeti ile başlamak istiyorum. 14 Şubat günü bir çoğumuza sürpriz olan düet Teoman severler açısından müjdeli haber gibi geldi. Teoman cephesinde albüm hazırlığı var mı, yok mu bilemem ama yakında konserleri başlasın yine çıktığı mekanlar dolup taşar. “İki Zavallı Kuş” düeti  bence güzel olmuş. Keyifli şarkı bakalım bunun ardından bizi ne bekliyor???nilufer-13duet

Nilüfer’ den beklediğim ” Nilüfer 13 Düet” albümü yakın zaman önce piyasaya çıktı. Albümde çalan gruplar ve şarkılar gerçekten çok eğlenceli olmuş. Özellikle; GECE, MODEL, Çilekeş, Emre Aydın, Pinhani, Vega ve Mor ve Ötesi yorumlarını çok beğendim. Keyifli bir arşiv albümü tadında… MorveOtesi

Mor ve Ötesi’de yakın zamanda “Güneşi Beklerken” isimli albümünü piyasaya çıkardı. Albümün lansmanı İstanbul Ghetto’da yapıldı. Bu albüm öyle kolay kolay tüketilip, bir kenara bırakılacak bir albüm değil. Şunu kabul ederim ki; Mor ve Ötesi’nin hiç bir albümü öyle değil ama bu albüm biraz dinleyip sonra kendinizi dinlendirdikten sonra yine dinlediğinizde bile farklı bir duygu bulabiliyorsunuz. ( Şarap misali, günler geçtikçe dahada anlamlı ve güzel… ;) ) “Albümde dikkatimi çeken şarkılar” diyemeyeceğim çünkü ben bu albümü çok beğendim ve hiç bir şarkıyı ayırmak istemiyorum. Mor ve Ötesi şuan Amerika turnesinde İstanbul’a döndükleri zaman ilk konserde orada olacağım haberlerimi bekleyin. :)Gripin-Yalnızlığın-Çaresini-Bulmuşlar-Şarkı-Sözleri-Dinle-300x219

Geçtiğimiz akşam bir radyo kanalında Gripin’in “Aşk Nerden Nereye” şarkısına denk geldim. Açıkcası “Yalnızlığın çaresini bulmuşlar” şarkısı gibi değil, bir önceki albümde bulunan “Beş” şarkısı gibi hafızalara kazınacak bir şarkı… İkinci klip kesin buna çekilir benden söylemesi.87968697406641528

Son haberim Badem’den; “Badem ve Konukları” albümü çok güzel olmuş. Özellikle Vega ile yorumladıkları “Uyan”, Feridun Düzağaç’la söyledikleri “Aşkın e hali”, tabii ki İlhan Şeşen’le ” Geceyedir Küsmelerim” ve Özlem Tekin’le “Kalpsiz” zaten hepsi birbirinden güzel şarkılar ve onların hepsini de bu albümde farklı yorumlamaları ile bizlere sunmuş olmaları gerçekten güzel olmuş. Dinlenilmesi gereken albümlerden…

Artık sesimi kesiyor, ortalıktan kayboluyorum. Bir günlük gecikme için hepinizden özür dilerim…

Herkese iyi haftalar.

ERDEM YENER – Rüyalar Kızı

İrem’le Rock Devam Ediyor…

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)

Gökcan Sanlıman: “Soğuk Temmuz”

Gökcan Sanlıman_2010 yılında yayınladığı “Yesterday” albümünde yabancı klasikleri Göksel, Teoman ve Şebnem Ferah gibi isimler ile düetler yapan Gökcan Sanlıman, bu kez tamamı yeni şarkılardan oluşan ikinci stüdyo albümü ile karşımızda. Teoman prodüktörlüğünde hazırlanan ve Avrupa Müzik etiketi ile yayınlanan albüm “Soğuk Temmuz” adını taşıyor. 

Süpervizörlüğünü Haluk Kurosman, aranjörlüğünü ise Noyan Erdal ve Gökcan Sanlıman’ın üstlendiği 10 şarkıdan oluşan albümde söz ve müziklerin tamamı Gökcan Sanlıman’ın kendisine ait. Albümün ilk video klibi yönetmen Evren Gülçığ tarafından albümle aynı adı taşıyan “Soğuk Temmuz” isimli şarkıya çekildi. Albümün stylingi Selda Bora Özkanlı’ya, fotoğrafları ise Cem Talu’ya ait. Genç müzisyenin albümü için Teoman: “Gökcan’la ben uzun zamandır yakınız zaten. Geçen sene ben kendi müziğimle ilgilenmemeyi seçtiğim dönemde Gökcan’ın albümüne yoğunlaştık. Şarkılarını birkaç senedir biliyor, seviyordum. Fakat direkt bir şekilde karışmadım müziğe. Gökcan’ın kafasında hazırdı zaten şarkılar. Küçük fikirler verdim, aranjörü Noyan Erdal ile kafaları karıştığında seçenekler sundum. Şarkı yazma bölümünden, albümün son aşamalarına kadar yanlarındaydım, kendi tecrübemi katmaya çalıştım. Fazla karışmama gerek kalmadı zaten, yaptıkları şeyleri genelde beğendim, sadece ufak dokunuşlar yaptım. Bence Gökcan Sanlıman pek yakında, yeni kuşak müzisyenler içerisinde önemli bir yere sahip olacak. İyi bir şarkı yazarı ve yorumcu olacak.” diye konuştu.

Teoman müziğe geri dönüyor

Geçen sene müziği bıraktığını bildiren Teoman, bugün bir açıklama yaparak, geri döndüğünü kaydetti:

“Arkadaşlar, geçen sene sizlere müziği bıraktığımı bildirmiştim. Şimdi ise, sahneye geri dönme kararımı bildiriyorum. Bıktığımı, daha uzun yıllar yapmak istemeyeceğimi düşünüyordum ama yanılmışım. Canım sahneye çıkmak istiyor. Üretim konusuna gelince; kendimi biraz serbest bırakmayı düşünüyorum. Yani sahneye dönüyorum ama şarkı yazma konusunda kendimi zorlamak istemiyorum. İleride, eski şarkılarımın başarısını yakalayan ya da aşan şarkılar yazarsam, sizlerle bir şekilde paylaşırım. Az sayıda, özenli konserler vereceğim. Ne zaman , Nerede, nasıl konserler olacak bunlar, tam olarak henüz bilmiyorum ama verdiğim kararı sizlerle paylaşmak istedim. Sevgiler… Teoman”

Avea Müzik Bloggerları Fikir Takımı-7.Buluşma: “Türk Rock Müzik Tarihi”

Avea’nın Türk müzik sektörüne yön veren isimleri müzik bloggerları ile biraraya getirdiği “Tea & Talk” buluşmalarından daha önce DikkatMüzik!‘te bahsetmiştik. İşte o buluşmaların 7.cisi geçtiğimiz günlerde “Türk Rock Müzik Tarihi” başlığıyla Blogger’s Base‘de gerçekleşti. Tolga Akyıldız moderatörlüğünde sektörün en önemli isimlerinin katıldığı buluşmanın konukları müzik araştırmacısı, yazar ve radyo programcısı Güven Erkin Erkal, Blue Jean Dergisi yayın yönetmeni Çağlan Tekil ve birçok albümün prodüktörlüğünü yapan Pentagram üyesi Tarkan Gözübüyük oldu.

Türkiye’de rock müziğin yeniden yükselişe geçtiği 80’li yılların sonundan itibaren ilk Türkçe sözlü rock yapan grubun Bulutsuzluk Özlemi olduğunun vurgulandığı buluşmada Erkin Koray, Moğollar, Cem Karaca ve Barış Manço gibi geçmişin kült isimlerinden beslenen yeni dönem Türkçe rock’ta kimlerin nasıl bir yerde durduğu, “Türkçe rock” diye birşeyden söz edilip edilemediği konularına değinilirken 90’lı yıllardan bu yana geniş kitlelerce sevilmiş önemli temsilcilerinin Teoman, Şebnem Ferah, Kargo, Özlem Tekin, Mor ve Ötesi, maNga, Kurban ve Nekropsi gibi isim/grupların altı çizildi. Anadolu Pop/Rock denen oluşumdan ancak ve sadece yararlanmayı bilen ve yeni bir müzik anlayışına sahip olmayıp bu türü sadece “devam ettiren” isim/gruplar eleştiri konusu olurken, sohbetin farklı bakış açılarıyla sürmesi 2000’li yılların gruplarını daha çok değerlendirmeyi bir başka buluşmaya bıraktı. Tea&Talk buluşmalarında muhakkak değinilen “Müzik yazarlığı” konusu da bu buluşmada yine gündem maddelerinden biriydi.

Bloggerlar olarak Türk Rock Müzik Tarihi başlıklı toplantının devamının mutlaka gelmesi gerektiği konusunda ortak bir görüşe sahip olmakla beraber, yeni sezondan önceki bu son “Avea Müzik Bloggerları Fikir Takımı” toplantısının çok verimli geçtiğini söyleyebiliriz.

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

Anna Vissi destekli “Ayselim” albümü geliyor

Geçtiğimiz hafta ölümünün 4. yılında anılan Aysel Gürel’in anısına, Gürel’in ölümünden yaklaşık iki ay sonra yayınlanan “Çınar-Vol.1” adlı albümde Sezen Aksu, Zerrin Özer, Nilüfer gibi birçok ismin yorumladığı Aysel Gürel şarkıları yer almaktaydı. Şimdi bu albümün devamı niteliğindeki yeni bir Aysel Gürel albümü daha geliyor. Bu albümün adı ise “Ayselim” olarak belirlendi. Albümün en büyük sürprizi ise, komşu ülke Yunanistan’ın uluslararası sanatçılarından Anna Vissi’nin de projeye bir şarkıyla katılması.

Sezen Aksu, Tarkan, Ajda Pekkan, Sertab Erener, Candan Erçetin, Nilüfer, Yaşar, Teoman, Ata Demirer ve Müjde Ar gibi isimlerin yer alacağı albüme bir destek de ‘komşu’dan geldi.

Yunanistan’da ‘gelmiş geçmiş en çok albüm satan Yunan sanatçı’ unvanını koruyan, hayranlarının ‘Thea’ (Tanrıça) adını verdiği Anna Vissi de ‘Ayselim’ adlı albüm projesine katıldı. Vissi, yıllar önce Ayla Dikmen‘in seslendirdiği ‘Olacak Olacak’ adlı şarkıyı söyleyecek. Daha önce Türkiye’de hiç konser vermeye gelmemesi, Türk hayranlarınca eleştirilen Vissi’nin bu proje kapsamında ülkemizi ziyaret edip etmeyeceği de, merak konusu.

Bir süredir şarkı seçimleriyle ilgili karar aşamasında olan sanatçılardan Sertab Erener, Ajda Pekkan ve Ata Demirer-Müjde Ar ikilisi şarkılarını seçti. Sertab Erener, ‘Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam’; Tarkan ‘Hadi Bakalım’; Ata Demirer-Müjde Ar ise ‘Sitem’ adlı Aysel Gürel şarkılarını seslendirecek.

Editörden / 90’ların en iyi 10 albümü

Çok iddialı ve korkutucu bir başlık, değil mi? En azından ben ilk karşılaştığımda böyle düşünmüştüm. Türk popüler müzik tarihinin bu 10 yıllık özel diliminde hayatımıza giren yüzlerce şarkı ve albüm arasından seçim yapmak zordu. Şair ve müzik yazarı Kadri Karahan, e-dergi tarzındaki web sitesinin Ocak sayısı için bu soruyu bana yönelttiğinde biraz düşünüp sonunda kendimce en iyi 10 albümü sıraladım. Elbette bu saydıklarımın dışında da pek çok “iyi” albüm evlerimize, belleklerimize girdi, hatta içinde pek çok hit olan sürüyle de albüm var ama tüm albüm olarak en iyi bulduğum kendimce bir liste işte şu şekilde >>

Sezen Aksu – Gülümse

Türk popunda tüm zamanların en çok satan albümlerinden biri olurken, satış rakamıyla Sezen Aksu kariyerinin de en tepesindedir. 1991 tarihli albümün çıkış parçası “Hadi Bakalım”, o yaz Türkiye’nin dört köşesinde bangır bangır çalmakla kalmaz, Abone‘yle birlikte Türk popunda 90’lar patlamasının da miladı sayılır. “Gülümse”, “Değer mi”, “Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam” ve “Her Şeyi Yak”, gerçek birer hit olarak hafızalara kazınmış ve yıllarca güncelliğini yitirmemiştir. Yine bir Onno Tunç, bir Aysel Gürel‘dir bu albüm. Sezen Aksu’yu kuşaktan kuşağa taşıyan ve açıp her dinlendiğinde insanı başka bir boyuta ve zamana taşıyan albümdeki her bir şarkı birer klasik olmayı başarmış ve bazıları yıllar sonra coverlanmıştır.

Nilüfer – Yine Yeni Yeniden

Türk popunda her dönem en iyi yorumculardan biri olmayı başarmış olan Nilüfer “Kalbim bir Pusula” ile 1972 yılında başladığı müzik kariyerinde her 10 yılda bir kendini yenilemiş ve her virajı başarıyla dönmüştü. 90’lara da kendini yenileyerek giren sanatçının 80’lerden bu yana Kayahan ile olan müzik ortaklığını minimize ederek Onno Tunç ile çalıştığı albümdür. 90’ların en şaşaalı şarkılarından “Şov Yapma” ve nakaratı ile albüme adını veren “Yeniden Sev” gibi 2 lokomotif şarkı dışında aslında slowları ile esastır. “Dokun Bana”, “Haram Geceler” ve “Kavak Yelleri”, Nilüfer’in 90’lar kariyerindeki en iyi şarkılar olmakla kalmaz müzik tarihimizin de incileri olarak sıraya dizilirler. Onno Tunç’un usta ellerinden çıkan albümde Aysel Gürel, Adnan Ergil, Buğra Uğur, Leyla Tuna ve Şehrazat ile çalışan Nilüfer, Kayahan’ın “Aman” ve “Beni Anlamadın Ya” şarkılarını da bu albümde seslendirmiştir.

Sertab Erener – Lâl

Sezen Aksu okulunun -sonradan en başarılısı olacağını öğreneceğimiz- öğrencisi Sertab Erener, müzikseverlerin karşısına ilk kez “Sakin Ol” ile çıktığında yıl 1992 idi. Çıkış parçası dönemin “hoppidi” şarkılarından biri muamelesini gördüyse de, “Yalnızlık Senfonisi” ve “Vurulduk” gibi slowlar, Sertab’ın öyle tek atımlık bomba olmadığını da gösterir gibiydi, ki Sezen Aksu konserlerinden ve katıldığı tv programlarından da hemen herkes Sertab’ı daha albümü çıkmadan tanımış ve çoğu 90’lar popçuları gibi ailemizin sanatçısı sayıvermişlerdi bile. Bir yandan kronik hastalığıyla boğuşan, bir yandan da eşi Levent Yüksel‘in rahatsızlanmasıyla zor günler geçiren sanatçının “Lal” adını taşıyan 2. stüdyo albümü 1994 yılına tekabül eder. Baştan sona melankoliyle hüznün tüm renklerini içeren albüm Sezen Aksu, Mustafa Sandal, Uzay Heparı ve Levent Yüksel destekli olup albüme adını veren “La’l”, bir Fahir Atakoğlu bestesidir. “Ne sarayda ne handa bir zalim ocağında sevdası ağlarken” insan, “eğer sevda bu demekse ben vazgeçtim beni sevmeyin” diyebilecek kadar melül bakabilir, “Üzgünüm gidenler için üzgünüm bitenler için Sadece çok üzgünüm Dargın değilim” diyerek geride bıraktığınız her kimse onu şaşırtabilecek cümleler sarfedebilir bu albümden şarkılar dinlerken. Müzik tarihi, Sertab Erener’in en saf, en duru ve en duygulu şarkılarını bu albümde toplamakla övünebilir.

Teoman – O

“Papatya” şarkısıyla başlayan Teoman fırtınası, aslında 2. albümüyle doruğa ulaşmıştır. 1998 tarihli “O” albümü, düzenlemeleri ve baştan sona her şarkıda saklı olan aynı ruh haliyle kanımca 90’ların en iyilerindendir. “O”, “Sus Konuşma”,”Bazı Yalanlar” ve “Kardelen” gibi hitleri dışında “Bir Damla Gözyaşı” ve “Dünya” gibi çok özel şarkıları barındırır. Orhan Atasoy’un ardından -Zerrin Özer ve Melis Sökmen gibi- birkaç farklı ses ile yeniden hayat bulan “Gemiler” şarkısı, bu albümünde kuşkusuz Teoman ile daha da popüler olmuştur. Sonraki hiç bir albümünü “O” albümü kadar başarılı bulmamışımdır ama Teoman bu albümüyle Türk rock müzik tarihine adını en gerçek biçimde yazdırmıştır. Konsept albümdür, tek tek şarkılardan ibaret değildir. Bu da albümü kült kategorisine sokmaya fazlasıyla yeter. Son bir not: Üniversite yıllarımı ve Beyoğlu’nu hatırlatan birkaç albümden biridir.

Tarkan – Aacayipsin
Tarkan’ın en çok satan albümü “Ölürüm Sana” olarak tescillenmişse de, Tarkan’ı “Megastar” yapan albüm 2. albümüdür. “Pop” denen mereti “Türk” sıfatı ile yan yana getirebilen gerçek albümlerden biri olarak 90’ların elbette baş tacı albümlerinden biridir. “Oynama Şıkıdım” diye de bilinen Sezen Aksu bestesi “Hepsi Senin mi?”, ‘Kıl Oldum Abi’ gibi bir şarkıyla başlayan ortalama bir pop kariyerinde Tarkan’ı Tarkan yapan ve zirvenin en tepesine yerleştiren şarkı olmuştur. Artık toy sesinden ve görüntüsünden kurtulmuş bir Tarkan’dır bu, artık bir Megastar’dır ve nihayet şimdi bütün Türkiye onu tanır. Hem de evet, daha henüz ikinci albümünde olmaktadır bütün bunlar. Popun farklı sularında, her renginde söyler bu albümde Tarkan. Ümit Sayın’ın “Dön Bebeğim”, Yıldız Tilbe-Nurhat Şensoy eseri “Kış Güneşi” ve söz-müzik Tarkan imzalı “Gül Döktüm Yollarına”, bu albümle görücüye çıkıp pop müzik tarihinde kült olmuş şarkılar listesine hızla girer. “Unutmamalı”, “Bekle” ve “Eyvah” da bu albümdedir. Müzikalite olarak en iyi bulduğum Tarkan albümü “Karma”, 2001 tarihinde yayınlanmış olup bu yazıda kendine yer bulamadığından, kanımca 90’ların en iyi 10 albümünden biri kesinlikle “Aacayipsin”dir.

Aşkın Nur Yengi – Sevgiliye


1990 yılının ilk albümlerinden biri olan “Sevgiliye”, yalnızca Aşkın Nur Yengi’yle bizi tanıştırmamış, aynı zamanda her biri bugün bile özenle hatırlanan 10 şarkıya da ev sahipliği yapmıştır. Albüm, Türk popunun yeniden patlaması hadisesinde “Abone”nin hemen yanıbaşında anılır. Sezen Aksu sözleri ve Onno Tunç düzenlemeleri ile ağırlıklı olarak cover şarkılardan oluşan albüme adını veren şarkının söz ve müziği Şehrazat’a, düzenlemesi Turhan Yükseler‘e aittir. “Yazık”, Başka Bir Şey”, “Ayrılmam” ve Harun Kolçak ile olan düet “Bile Bile” gibi her biri kült olmuş şarkılar yıllar sonra başkaları tarafından yeniden yorumlanmıştır. “Çağırma Beni” ve “Susma” gibi orijinali Haris Alexiou şarkıları olan eserler başta olmak üzere, albüm sizi her dinleyişte duvardan duvara çarpmaya hazırdır. İlk 4 albümü sonrasında inişli çıkışlı bir seyir halinde giden Aşkın Nur Yengi kariyerinin de kanımca en görkemli albümüdür.

Levent Yüksel – Med Cezir

Bir albüm yapın ve yıllar sonra bile hala “Best-Of”unuz olarak hatırlanabilsin. Kariyerinin en sevilmiş ve en güzel şarkılarını daha ilk albümünde bir arada söyleyeceğini bilmediğini, 2004 yılında onunla yaptığım (ki benim de ilk röportajım olur) röportajda samimiyetle itiraf etmişti Levent Yüksel. Erdem Sökmen‘in “Tuana”sı dışında albümdeki tüm düzenlemelere imza atan Uzay Heparı, buram buram kokmaktadır her şarkıda. Levent Yüksel özel radyolarda epey bir süre “Öyle sınırsız öyle derin öyle çok severim ki korkarsın” sözleriyle “Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk” diye haykırdıktan sonra, hiç beklemediği bir anda -dönemin bazı özel albümleri gibi- evet, bir anda patlamıştır. Ama öyle böyle değil. Bugün hala ilgili ilgisiz çoğu Türkçe pop dinleyicisinin hatırında her şarkısı varsa bu, Med-Cezir’i 90’ların en iyi 10 albümü arasına sokmaya yeter. “Bu gece son”,”Kadınım”,”Med-Cezir”,”Beni Bırakın” ve “İstanbul” en favorilerim olsa da, asla şarkı atlanmayacak ve hiç bir zaman unutulmayacak bir albümdür. İlave not: Bu albümün bir karşılığı varsa, o da “La’l”den başkası değildir.

Mustafa Sandal – Gölgede Aynı

Kendi prodüktörlüğünde hazırladığı 2. albümü “Gölgede Aynı”, Mustafa Sandal’ın albüm olarak kanımca belki de tek iyi albümüdür. Ancak bu yazıda yer alma sebebi, düzenlemeleriyle olsun sözleriyle olsun Türk popunda baştan sona 90’ların en iyilerinden biri olmasıdır. “Araba” şarkısıyla ve şarkıya çektiği video kliple uzun bir süre müzik listelerini ve ekranları adeta parselleyen Sandal’ın “Jest Oldu” ve “Bir Anda” gibi şarkıları da birer hit olsa da, albüm gerçekte bundan çok daha fazlasıdır. “Denize Doğru”, “Gidenlerden”, “Gölgede Aynı” ve “Bir Tanem” gibi her biri ayrı değerdeki şarkılarda saklı olan pop-caz karışımı duyguların bütünü 1996 yazını o yıllarda gençliğin her demini yaşayanlar için unutulmaz kılmaya yetmiştir. Mustafa Sandal, sonraki albümlerinde müzikalite olarak bir daha “Gölgede Aynı”nın başarısını ne yazık ki yakalayamamıştır.

Nazan Öncel – Göç

Nazan Öncel’in 1978 tarihli ilk 45’liği ve 1981 yılındaki Yağmur Duası’yla başlayan müzik kariyerinde 90’larla birlikte girdiği yeni yolda Türk popüler müzik tarihinin en ayrıksı ve özel albümlerinden biri olan “Göç” yayınlandığında takvim yaprakları 1995 yılını gösteriyordu. Hamit Ündaş, Gürol Ağırbaş, Tarkan Gözübüyük ve Erdem Sökmen gibi müzisyenlerin de katkılarıyla her bir şarkı sizi can evinizden vurmaya yeter. Gitar albümüdür, en “Nazan” albümdür. Her dinleyişte ruhen de bedenen de “göç”ertme konusunda eline su dökülemeyecek “Gidelim Buralardan”, gözyaşlarınızın en yakın dostu “Çocuk Kalbim” ya da “Sen Beni Öldürüyorsun” gibi en çıplak ve en gerçek şarkıları barındırmasıyla, müzikseverlerin 1997 ve 1999 tarihli “Sokak Kızı” ve “Demir Leblebi” albümleri ile birlikte “üçlediği” albümlerden biridir. Dipnot: Bu üçlemeden herhangi birini diğerinden ayırmak da pek mümkün değildir kanımca, üçü de çok özel şarkılar içermesiyle Nazan Öncel’i Türk popu için çok değerli kılmaktadır.

Oya & Bora – Seni Bana Yazmışlar
Grup Denk adıyla başladıkları kariyerlerinde Eurovision ve Altın Güvercin şarkıları derken aslında ilk albümleri 1987 yılında yayınlanan “Akvaryum”dur. Bu yazıya da konu olan ve 90’ları bana ilk elden hatırlatan akılda kalıcı albümlerden biri saydığım “Seni Bana Yazmışlar”, genel kanının aksine ikilinin gerçekte üçüncü albümleridir ve 1993 tarihlidir. “Ara Beni”, “Seni Bana Yazmışlar”, “Miskin” ve Goran Bregoviç’in Çingeneler Zamanı filmi için yaptığı şarkının Türkçe versiyonu “Sevmek Zamanı”, bu albümdedir. Son albümleri “Aşk, İhanet, Vs.”yi 1997’de yayınlayan ikili, müzik kariyerlerine daha sonra dizi müzikleriyle ve prodüksiyon işleri ile devam etmiştir.

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

(“90lar Özel” sayfasının tamamı için: www.kadrikarahan.net)

Özel Dosya: Dikkat 2011

Bir koca yılı daha geride bıraktığımız ve En İyiler/En Kötüler gibi listelerin havalarda uçuştuğu şu günlerde “DikkatMüzik’in 2011 değerlendirmesi yok mu?” diye soranları daha fazla merakta bırakmayalım dedik ve kendi kalemimizi ele aldık. Elbette unuttuklarımız ya da bu yazıda geçmesini pek de anlamlı bulmayacak kadar önemsemediğimiz işler de çıkmış olabilir, ama işte bu da tamamen kişisel bir görüş yazısıdır nihayetinde. İşte nedenleri ve nasılları ile tüm bir yılın bizce hem en çok dinlenen ve sevilen, hem de övgüyü hak etmeyecek kadar çıta altında kalanlarından derlediğimiz “DİKKAT 2011” özel dosyamız:

2007 tarihli Best-Of’unu saymazsak 6 yıl aradan sonra yeni bir albümle çıkagelen Aşkın Nur Yengi‘nin “Gözümün Bebeği” adlı çalışması, 2011’in ilk sürprizi idi fakat içinde barındırdığı birkaç güzel şarkıya karşın ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştiremedi. Albümle aynı adı taşıyan şarkı Sezen Aksu’nun albümdeki 2 şarkısından biriydi (diğeri Yasak Elmam) ancak çıkış şarkısı ne bu şarkılar, ne de albüme son anda dahil olan “Ayrı Gayrı” olmayınca albüm de doğrusu biraz güme gitti (Bunda elbette şarkıların düzenlemelerinin günümüzden ziyade 90’lar havasından kurtulamamış olmasının da payı yok değil).

Nilüfer‘in yanına rock müzisyenlerini alıp projelendirdiği “12 Düet”in, Müyap’ın yıl sonu değerlendirmesinde 2011’in en çok satan 3. albümü olması sanatçının Kayahan sonrasındaki döneminin belki de en görkemli albümü olduğunu kanıtlıyor. Büyük ilgi gören Şebnem Ferah düetli Erkekler Ağlamaz dışında Ara Sıra Bazı Bazı ve Aşk Kitabı düetleri de albümden kliplenen 3 şarkı oldu. Bizim için albümün en güzel ve öne çıkmayı kesinlikle hakeden 2 şarkısı ise Cingi‘den Unut Gitsin ve Rashit ile olan Uzak Dur Ateşimden düetleriydi.

2011’in “Divaların yılı” diye nitelenmesi boşuna değil! Önce Nilüfer‘in, ardından Sezen Aksu, Nazan Öncel ve Ajda Pekkan‘ın arka arkaya çıkardığı albümler en çok müzik yapımcılarını güldürmüş olmalı. Sezen Aksu’nun “Öptüm”ünün çıkış parçası “Unuttun mu Beni” ilk kez Kral Tv Müzik Ödülleri’nde dinleyiciyle buluştuğunda herkesi mest etmeye yetmiş ve artmıştı bile. Albümün yayınlandığı sonraki günlerden itibaren birkaç ay boyunca radyolarda epeyce çalan şarkının ardından albümün bir diğer slow hiti “Vay” kliplendi. Bu 2 şarkı dışında özellikle Arkadaş Şarkısını Duyunca ve Acıtmışım Canını Sevdikçe, Sezen Aksu’nun kredisinin dinleyicinin kalbinde asla bitmeyeceğinin en açık ve en gerçek kanıtları gibiydi. Yılın son aylarında gelen Remix albümü de, Öptüm’ü yeni yıla taşıyacağa benziyor.

Nazan Öncel‘in “Hayvan” adlı albümü, farklı kapağı ve çıkış şarkısı Normal’in içinde geçen sözleriyle adından söz ettirmeyi başardı. Albümde özellikle Böyle Konuşma ve Beni Bu Koca Şehirde Yalnız Bırakma gibi şarkılar dikkat çekti. Ajda Pekkan‘ın “Farkın Bu” albümü ise yıl sonu satış rakamları listesine göre yılın en çok satanıydı. Bunda hiç kuşkusuz Tarkan düeti Yakar Geçerim‘in büyük payı var. Arada Sırada şarkısı da epeyce ilgi görse de, kendi adıma albümün bundan çok daha fazlası olduğunu ve Asla, Yine Tek ve Heves gibi başka iddialı parçaları da içerdiğini söylemem gerekiyor. Belki eski albümlerinin tadını yine bulamayanlar olabilir ama Süperstar’ın 2000’lerdeki en iddialı çıkışı sanıyorum bu kez oldu. Çok yakında albümün -yeni bir şarkı ilavesiyle- remixleneceği duyuruldu.

Tarkan demişken, 2010 çıkışlı bereket dolu albümünün bu yıl da meyvelerini yemeye devam eden sanatçının Ajda Pekkan dışında Bülent Ersoy‘la olan düeti Bir Ben Bir Allah Biliyor’u -çok çalınıp hit olduğunu söyleyemesek de- yılın konuşulan şarkılarından biriydi. Aynı kategoride sayabileceğimizden bu paragrafta bahsini geçmeden olmaz diyerek Sibel Can ve Ebru Gündeş albümlerinin de satış rakamlarının çok iyi gittiğini ve fakat bunun şarkı popülariteleriyle ne kadar örtüştüğünü bilemediğimi belirtmek isterim.

SiNGLE BEREKETİ

Yoksa 45’lik modası geri mi dönüyor? 2011 gösterdi ki yıllar sonra müzik piyasası ‘single’ kavramına daha çok ısınmaya ve bu akıma geri dönmeye başladı. Gülben Ergen ve Mustafa Sandal düeti Şıkır Şıkır -her ne kadar sonrasında biraz olaylı da olsa- yılın en çok dinlenen şarkılarından biri olmayı kesinlikle başardı. Gülşen bu yılı 2 single ile geçirdi ve oldukça ses getiren şarkılara imza attı. Önce Yeni Biri ile yazı karşıladı, sonrasında Sözde Ayrılık ile daha da büyük başarı yakaladı. Bugüne dek birçok hit şarkıda imzası bulunan Fettah Can, bu kez kendi sesiyle çıktı karşımıza ve Sana Affetmek Yakışır parçası büyük ilgi gördü. Burcu Güneş‘in Eflatun imzalı Oflaya Oflaya şarkısı, yılın son aylarında Türk popuna bomba gibi düşerek oldukça sevildi. Bir Tv reklamında geçen Hayat Paylaşınca Güzel şarkısı ile ilgili olarak başı epey ağrıyan Nil Karaibrahimgil‘in yılın ilk yarısında yayınladığı “Hakkında her şeyi duymak istiyorum” single’ı fena gitmedi. Kenan Doğulu da Şans Meleğim şarkısıyla bu yılı “single” geçirenlerden oldu. Şarkı sevilmiş ve tutulmuş olmalı ki, Doğuş grubuna geçen Star Tv’nin de yeni tanıtım şarkısı olarak popüler müzik tarihimizdeki -iyi midir kötü müdür bilmem- yerini aldı.

NOSTALJİYE 2011’DE DE DEVAM

Candan Erçetin 60’lı ve 70’li yıllardan derlediği nostalji albümüyle yine bir -ses getirmeyen ama şanı devam ettiren- “ara albüm” yaptı. Işın Karaca‘nın ilki büyük ilgi gören Arabesque albümünün ikincisi Geçmiş Bize Yakışıyor alt başlığı ile yayınlandı ve satışı iyi gitti. Ümit Sayın‘ın, “Söz-Müzik Ümit Sayın” adıyla gerçekleştirdiği bir nevi Best-Of’unda en çok Tarkan ile olan Gitme düeti sevildi. Yılın son aylarında yayınlanan Pınar Aylin‘in “Hit 70’ler”i ise özellikle altyapılarının başarısı ile çıta üstü bir albümdü fakat eski şarkılar tekrar tekrar o kadar çok söylendi ve çalınmıştı ki artık, Pınar Aylin’in bu albümü ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştirmekten biraz uzak kaldı. Bu bölümle ilgili son bir not: Sevinmemiz lazım, çünkü 2011’de Göksel bir nostalji albümü daha yapıp işi Muazzez Ersoy tatsızlığına sürüklemeden kıvamında bıraktı:) 2012’nin ilk aylarında yayınlanacak yeni albümünde yepyeni Göksel şarkıları duyabileceğiz. Geçen hafta yayınlanan Acıyor‘a bayıldım mesela.

“İYİ Kİ DİNLEDİK”

Teoman‘ın müziği bıraktığını açıkladığı yıl olarak kayıtlara geçen 2011 Teoman hayranlarını üzse de, sanatçının -şimdilik- kapanış albümü en az ilk albümleri kadar iyiydi. “Aşk & Gurur” adlı albüm yalnızca yılın değil, tüm zamanların da en iyi Türkçe albümlerinden biriydi. Bana Öyle Bakma, Tek Başına Dans, İstanbul’da ve Romantik gibi son derece başarılı şarkılar içeren albüm, Teoman’ı müzikten anlayanlar için kariyerindeki inişli çıkışlı dalgalanmalardan sonra- yeniden ve bir kez daha göklere çıkarmaya yetti.

Kuşkusuz yılın en çok dinlenen ve sevilen şarkısı hangisi oldu diye tek bir soru sorsalar ve tek bir yanıt arasalar cevabım çok basit ve net olurdu: Gökçe‘nin Tuttu Fırlattı‘sı. Gerek radyoda gerekse bütün yaz çaldığım partilerde insanların en çok coştuğu parça gözlediğim kadarıyla buydu.

2 yıl önce yayınlanan ilk albümleri ile pek iyi bir çıkış yakalayamayan Model grubu için 2011 altın bir yıldı desek yanlış olmaz. “Diğer Masallar” albümünden Değmesin Ellerimiz şarkısı yılın en çok çalınan radyo hiti olmakla kalmadı, gruba da şöhret kapılarını çok cömertçe açtı. Vokalist Fatma’nın yer yer Özlem Tekin’e öykündüğü eleştirileri ya da Değmesin Ellerimiz‘in Beyonce’in Hello şarkısına olan benzerliğinin  sosyal medyaya konu olması gibi olumsuzluklar grubun başarılı çıkışının önüne geçemedi. Buzdan Şato ve Pembe Mezarlık şarkıları da albümün diğer hitleri oldu.

Murat Boz‘un olgunluk dönemine oldukça yaklaştığı albümü olarak sayabileceğimiz “Aşklarım Büyük Benden” albümü, aynı adlı parça dışında Hayat Öpücüğü, Geri Dönüş Olsa ve Kalamam Arkadaş gibi birden fazla hit şarkı çıkararak yılın en sevilen çalışmalarından biri oldu. Bu da elbette Türk pop müziği erkekler liginde Boz’u daha da yukarıya, listenin tepesine yakın bir yerlere taşımaya yetti.

İskender Paydaş‘ın “Zamansız Şarkılar” albümü, 2011’in en iyileri arasına girmekle kalmadı, 2012’de de adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Özellikle Mustafa Ceceli‘den Sensiz Olmaz ki‘nin büyük ilgi gördüğü albüm, Kar Beyaz, Tavla, Bu Aşk Fazla Sana ve Arapsaçı gibi hit şarkıların yepyeni versiyonlarının yanısıra Yeni Aşk şarkısıyla Yılmaz Kömürcü gibi bir yeteneği de bizlerle buluşturuyor.

Zeynep Dizdar‘ın Uyandırma şarkısı ve Betül Demir‘in Hop Dedik şarkıları bu yılın en iyi Türkçe pop şarkılarındandı ve daha fazla ilgiyi kesinlikle hak etmişlerdi. Tıpkı Marcus Miller’ın Blast şarkısına yazdığı Türkçe sözlerle Oynama diyen Yıldız Tilbe gibi. “Sözyaşlarım” albümü ile geri dönen Deniz Seki’nin Suya Hapsettim‘i ve Bendeniz‘in Bendenizler adındaki Best Of/Remix albümünden O Biliyor şarkısı da sevdiklerim arasındaydı. Bu yıl tanıdığımız bir isim olan Bora Duran‘ın da Gül Senin Tenin şarkısı epeyce çalındı bu sene. Sibel Tüzün‘ün “Saten” albümünden geçtiğimiz ay kliplenen Maalesef şarkısı da yine bu yılın en sevilenlerinden biri olmayı başardı. Yine bu yıl içinde kliplenen Sertab Erener şarkısı Bir Çaresi Bulunur’u da geçmeden edemeyeceğim.

2011’in bize kazandırdığı yeteneklerden biri olan Aynur Aydın‘ın albümü de övgüyü hakedenlerdendi. “12 Çeşit La La La” adını verdiği albümün çıkış parçası Yenildim Daima, yüzü tümüyle batıya dönük alnı açık gerçek bir pop şarkısı. Aynur Aydın da sıkı vokaliyle önümüzdeki yıllarda da adından söz ettireceğe benziyor.

“NE GEREK VARDI?”

Geçen yıl çok başarılı bir albüme imza atan Ozan Doğulu, bu kez “130 Bpm Allegro” albümü ile çıkageldi fakat doğru dürüst hit şarkı içermediği için ilk albümün gölgesinde kaldı. Alişan & Demet Akalın düeti Melekler İmza Topluyor‘un her 2 isme de bir faydası ne yazık ki olmadı. Hadise bu yıl yayınladığı albümünden Gülşen imzalı Süpermen şarkısı ile iyi bir çıkış yakalasa da, Burjuva ya da Aşk Kaç Beden Giyer gibi fazla da iddialı olmayan şarkılarla bu çıkışı devam ettiremedi (Kendi fikrime göre bu kızın İngilizce şarkıları beste olarak da söz olarak da her zaman daha güzel ve başarılı olmuştu. Tarzından ödün vermek ve Türk pop müziğinin acımasız çarkları içinde harcanmak istemiyorsa kesinlikle yabancı şarkılar söylemeye devam etmelidir kanımca).

Ömür Gedik ve Sinan Akçıl gibi aslında şarkı söyleme konusunda pek de iddialı olmayan isimlerin de albüm yaptığı bir yıldı 2011 (Özellikle Sinan Akçıl ve Soner Sarıkabadayı gibi iki müzisyenin -bazı başarılı şarkıları olmasına karşın- şarkıcılık yönleriyle müzik dünyasında bu kadar geniş yer tutabilmeleri, sesi iyi olup da müzik piyasasında kendine şans tanınmayan onca insana ayıp değil de nedir?).

Apayrı albümü ile girdiği yoldan çok hazin bir manevra ile çıkarak bundan sonra inişli çıkışlı bir yol çizmeye başlayan Hande Yener‘in geçen yılki albümünden Sopa ve Bodrum gibi başarılı hitlerle hasbel kader toparlanan kariyerinin yeni sayfası, baştan sona Sinan Akçıl şarkıları ile dolu albümü “Teşekkürler” oldu olmasına ama bu Teşekkürler’in kime olduğunu müzikseverler çözemedi. Başta Havaalanı olmak üzere albümün yarısından çoğu hit olamayacak kadar kötü şarkılar ile doluydu ve yaz aylarında dijital single olarak yayınlanan Bana Anlat gibi son derece güzel bir şarkı bile albümü kurtarmaya yetmeyecekti.

EUROVISION

2011’e girdiğimiz dakikalarda sürpriz şekilde Eurovision temsilcilikleri açıklandığında çoğunluğun dumur olduğu Yüksek Sadakat grubunun şarkısı “Live it Up” müzikalite olarak iyi olsa da, Dusseldorf sahnesinde beklenen etkiyi ne yazık ki yaratamadı. Şovun ve görselliğin zayıflığı da işin içine girince Türkiye, -yarışma yarı finalli sisteme geçtiğinden beri- tarihinde ilk kez finale kalamadı. Grup ise erteledikleri “Renk Körü” adlı yeni albümlerini yılın sonlarına doğru yayınladı ve Eurovision şarkısını da Parti Çocuğu olarak Türkçeleştirdi.  Geçen yıl  aldıkları 2.cilikle göğsümüzü kabartan maNga, bu yıl yurtdışında yayınladıkları “Fly  To Stay Alive” adlı single’ı ile olumlu eleştiriler aldı.

Yılın son günlerinde ise Eurovision yine müzik gündemimizdeydi ve bu kez iddialar Kıraç üzerine yoğunlaşmıştı. Katıldığı bir radyo programında bunu yalanlamayan sanatçı ne var ki ilerleyen günlerde bu iddianın asılsız olduğunu ve TRT’den resmi bir teklif almadığını söyleyecekti.

ROCK / ALTERNATİF DÜNYASI

2011, Rock ve alternatif müzik dünyasında da iyi şarkılara sahne oldu. Yukarıda saydığım Model şarkıları dışında, Seksendört grubunun Hayır OlamazGece grubunun Ben Öldüm şarkıları, Can Bonomo‘nun yükselişi, Neyse grubu, Bedük‘ün “Ful” albümü ve teknolojinin sınırlarını zorlayan yenilikçi tarzı, Multitap‘in yeni albümü, Çiğdem Erken ve Mehtap Meral‘in çıkış albümleri geçtiğimiz yılın takdirlik çalışmaları olarak kayıtlara geçti.

Yılın en sessiz ama iddialı çıkışı Mabel Matiz‘in aynı adlı albümü oldu. Genç müzisyen daha bu ilk albümünde başta Arafta olmak üzere her biri diğerinden güzel olan şarkıları ile özellikle sosyal medyanın büyük ilgi ve desteğini kazandı. Yılın son aylarındaki Halil Sezai  patlamasına ise hem şaşıranlar hem de sevinenler oldu. İsyan şarkısı ile bir anda rekora koşan müzisyen, farklı tarzı ile ilgi uyandırdı. Öykü & Berk ikilisinden Öykü Gürman, “Bir Başka” albümü ile iyi bir solo kariyer adımı attı. Kıraç, “Derindekiler” adındaki yeni albümünü 3 boyutlu ve interaktif DVD şeklinde sunarak bir ilke imza attı.

Yıllar sonra “Ve MFÖ” adında yepyeni bir albümle evlerimize giren Mazhar Fuat Özkan, bu kez yanlarına Bora Uzer gibi alanında çok iyi genç isimleri de almıştı. Hep Yaşın Ondokuz şarkısı ile çıkışı yapılan albümde Yamuk mu Var, Sorma ve Bu Aşk Olur mu gibi övgüyü hak eden MFÖ şarkıları yer aldı.

Olcay Tanberken
(Dikkat Müzik!)