Anne Bu Çalan Ne? / Dikkat Eurovision! (18 Mayıs 2013)

SH_SFone_competitors_partone-14Bir Eurovision daha geldi çattı..

Haftanın en dikkat çeken ancak yoğun ülke gündeminden ötürü fazla konuşulamayan ya da farkedilemeyen müzik olaylarından biri hiç kuşkusuz TRT’nin Eurovision Şarkı Yarışması’nı yayınlamama kararı oldu. Pekala bahaneden bile sayamayacağımız türde maddeler halinde sunduğu gerekçeler ile yarışmaya katılmamasına zaten hiçbirimiz anlam verememiş ve bu işin arkasında neler olabileceği hakkında az çok tahminler yürütebilmiştik, ancak kabul edelim ki TRT’nin yarı finalleri olmasa bile -hiç değilse- final gecesini ekranda yayınlamayacağı haberine doğrusu hem şaşırdık hem üzüldük. Yılda 1 gece olsun günahıyla sevabıyla matrak mı komik mi şaka mı gerçek mi çoğu zaman anlayamadığımız şarkıları ve şovları ile -ve en çok oylama kısmında heyecanlandığımızı inkar da edemediğimiz-yılların Eurovision’unu hangi hakla Türk izleyiciden mahrum ettiler? Ya Bülent Özveren? Hayatında Eurovision’u evinde izlememiş olan yılların duayeni de Sertab Erener’in birinciliğini sunarken “hayatımda ilk kez böyle birşey oluyor” diyerek heyecanını milyonlarca Türk ile canlı yayında paylaştığı TRT ekranı yerine şimdi herkes gibi pijamasını çekip uyduda kanal arayışına mı girecek bu gece, bize acımıyorsanız ona da mı acımadınız yani?

DS__ST_4039_2ndsemifinal_complete_rehearsal14 ve 16 Mayıs’ta gerçekleşen Eurovision yarı finallerinde bazı beklenen ülkeler finale kalırken San Marino ve İsrail gibi kimi ülkelerin finale çıkamaması soğuk duş etkisi yaratmadı değil. Asıl şok  ise Finli kızların öpüşme sahnesiydi, bu yarışma tarihinde ilk kez oluyor. (Bunu görünce aklımıza ister istemez 2003 yılı ve o dönem çok popüler olan t.A.t.U geliyor, zira onların da sahnede yarışma sırasında öpüşmeleri gündeme gelmiş ancak EBU buna izin vermemişti. Üzerinden tam 10 sene geçmiş,  Avrupa biraz daha değişmiş ve düşünce yapısını değiştirmiş demek ki.) Bir diğer sürpriz ise 2000’lerin ikinci yarısında pek çok sene güzel sonuçlar elde eden ve yıldızı batı Avrupa’ya göre çok fazla parlayan Slav ülkelerinin bu yıl hepsinin elenmesi oldu. İzlanda, İsveç, Norveç ve Finlandiya ise hepsi birden finalde yarışacak olan bir nevi bu yılın “kuzey kadrosu”. Peki hangi ülkenin bu yıl ne kadar şansı var?

İşte finale 24 saatten az kala yarışma ile ilgili açılmış bahislerde son durum. Birincilik icin en cok para yatırılan ülkeler sırasıyla:

Danimarka
Norveç
Ukrayna
Azerbaycan
Rusya
Hollanda
İtalya
Gürcistan
Almanya
Yunanistan

Birinci bunların içinde gibi gözüküyor, ama hangisi? Yarışma Malmö’den köprüyü geçip Kopenhag’a mı gidecek? Bakü’ye geri mi dönüyoruz? Yoksa Kafkaslara dönüyor ve rotamızı ilk kez Batum’a mı çeviriyoruz? Bu akşam öğreneceğiz. Kişisel tahminim en başından beri favorilerden biri olan Danimarka’nın bu yarışmayı kazanacağı yönünde, çünkü aralarında en iddialısı da o. Bir sürpriz olacak ise şayet, bu kesinlikle İtalya olacaktır. Şarkıcı Marco Menguni aylarca müzik listelerinin zirvesinde kalmış, şarkısı L’Essenziale de San Remo birincisi olmuştu. Geçen yılın birincisi “Euophoria”nın çakması olduğu söylenen “Glorious” ile aslında bu yıl Almanya da iddialı, hem de dünyada listelere giren şarkılarıyla da tanınan Cascada söylüyor, ama elbette çok yakın bir tarihte kazandığı için şansı az bulunuyor, tıpkı Azerbaycan gibi. Bonnie Tyler faktörüyle İngiltere’nin de adı geçiyor ama elbette bu şarkıyla kazanması çok düşük bir ihtimal (Aşağıda bu akşam yayınlanacak tüm şarkıların youtube videolarını görüp akşam için tahminlerinizi yapabilirsiniz).

SH_R_germany-19

Hala nereden izleyebiliriz diye merak eden var ise Russia 1, İctimai Tv, ERT Sat ya da MK1 TV uyduda Eurovision’u izleyebileceğiniz kanallardan bazıları..Bunun dışında bağlantı hızınız gayet sorunsuz ise Eurovision.tv resmi sitesinden de yine canlı (ve hatta reklamsız) izleyebilirsiniz. Bu akşam yarışacakların listesini eski yıllarda olduğu gibi scoreboard olarak print alıp kendi puanlamanızı kalemle işaretlemek isterseniz BBC’nin şu kıyağından yararlanabilirsiniz:) http://downloads.bbc.co.uk/tv/eurovision/scorecard_superfan_grandfinal_small.pdf

Birileri bize bu yarışmayı unutturmak ya da yüzümüzü Avrupa’dan tamamen ters yöne çevirmek istiyor olabilir ancak unutmayız, unutturmayız. Anısı da şarkısı da bol ne de olsa. Hem zafer kazandığımız bir yarışmayı unutmak bize yakışır mı? Yakışmaz, yakışmamalı..

İyisi mi aşağıdaki videolardan siz akşam için şarkılara biraz daha ısının.

Bir Eurovision daha geldi çattı..

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

FRANSA
L’Enfer Et Moi

LİTVANYA
Something

MOLDOVA
O Mie

FİNLANDİYA
Marry Me

İSPANYA
Contigo Hasta El Final

BELÇİKA
Love Kills

ESTONYA
Et Uus Saaks Alguse

BELARUS
Solayoh

MALTA
Tomorrow

RUSYA
What If

ALMANYA
Glorious

ERMENİSTAN
Lonely Planet

HOLLANDA
Birds

ROMANYA
It’s My Life

İNGİLTERE
Believe in Me

İSVEÇ
You

MACARİSTAN
Kedvesem

DANİMARKA
Only Teardrops

İZLANDA
Ég Á Líf

AZERBAYCAN
Hold Me

YUNANİSTAN
Alcohol is Free

UKRAYNA
Gravity

İTALYA
L’Essenziale

NORVEÇ
I feed you my love

GÜRCİSTAN
Waterfall

İRLANDA
Only Love Survives

Türkiye Eurovision’da yarışmayacak!

eurovisionTürkiye, 2013 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmayacak.

TRT’den yapılan yazılı açıklamada, EBU’nun ”ayrıcalıklı” üyeleri Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya’nın son yıllarda elde ettiği ”başarısız sonuçlar” dolayısıyla geçen yıl yarışma için izleyici oylarının etkisinin yüzde 50’ye indirildiği, bu ülkelerin yarı final elemelerine katılmadan doğrudan finalde yarıştıkları belirtilerek, bunun haksızlık yarattığı ifade edildi.

Açıklamada şu bilgilere yer verildi:

”Kurumumuz, üyesi bulunduğu EBU’nun (Avrupa Yayın Birliği) Eurovision Şarkı Yarışması’na 1975 yılında ilk kez katılmış ve bugüne kadar toplam 34 yarışmada yer almıştır. Ancak 1976, 1977, 1979 ve 1994 yıllarında ise çeşitli sebeplerle yarışmaya katılmama kararı almıştır.

Şarkı yarışması dönemi içerisinde ilk defa 1997 yılında Şebnem Paker’in yorumladığı ‘Dinle’ adlı eserle alınan 3’üncülükle Türk kamuoyunun bu yarışmaya ilgisi artmış ve hep üst dereceler beklenir olmuştur. 2003 yılında Letonya/Riga’da Sertab Erener’in yorumladığı ‘Everyway That I Can’ isimli eserin birinci olması, Türk kamuoyunun tüm dikkatlerini üzerine çekmiştir.

TRT son 10 yıl içerisinde; bir birincilik (2003), üç dördüncülük (2004, 2007, 2009), iki yedincilik (2008, 2012), bir ikincilikle (2010) tarihi bir başarıya imza atmıştır.”

e-oylama sistemindeki değişiklik
Açıklamada, 2000’li yıllarda Türkiye’yi temsil eden yarışmacıların başarısında, oylama sisteminin değiştirilmesinin, e-izleyici oylamasının (televoting) etkisinin büyük olduğunun değerlendirildiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

”Nitekim izleyici oylamasına geçilen 2003-2010 arasında yıllarda sanatçılarımızın elde ettiği başarılar daha yüksektir. 2011 yılından itibaren izleyici oylarının etkisi yüzde 50’ye indirilmiştir (yüzde 50 izleyici, yüzde 50 jüri.) Bu kararın alınmasında EBU’nun ayrıcalıklı üyesi 5 ülkenin (Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya, İtalya) son yıllarda elde ettiği başarısız sonuçların etkili olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim ayrıcalıklı bu 5 ülke yarı final elemelerine katılmadan doğrudan finalde yarışmaktadır.

Bu durumun haksızlığını her fırsatta belirttik. 2013 yılında İsveç/Malmö şehrinde yapılacak 58. Eurovision Şarkı Yarışması için bir ön hazırlık çalışması yapılmış ve bunun için 2 Kasım 2012 tarihinde müzik sektörünün ve medyanın yer aldığı, geçmişteki yarışmalara katılarak belirli derece almış sanatçı, besteci, aranjör vb. kişilerden oluşan Eurovision Şarkı Yarışması 2. Özel Danışma Kurulu İstanbul Radyosu’nda toplamış ve katılımcıların Eurovision Şarkı Yarışması’na hangi yöntemle eser seçerse daha iyi bir sonuç elde edeceği konusunda görüşlerine başvurulmuştur.

Bu yıl İsveç/Malmö’de yapılacak olan 58. Eurovision Şarkı Yarışması’na ekonomik nedenlerle bazı ülkelerin katılamayacağı yönünde de duyumlar alınmıştır. TRT’nin EBU üyeliği çerçevesinde iştirak ettiği Eurovision Şarkı Yarışması’na katılım kararı her yayıncı kurumun kendi inisiyatifindedir. Bu kapsamda Kurumumuz, 2013 yılında İsveç’de düzenlenecek 58. Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmama kararı almıştır. Bundan sonraki süreç içerisinde, Eurovision Şarkı Yarışması 2. Özel Danışma Kurulu üyelerinin görüşleri de dikkate alınarak, Kurumumuzun daha sağlıklı ve faydalı değerlendirme yapması ve ileriki yılların stratejisini oluşturması planlanmaktadır.”

AA

Eurovision’un ardından..

Bir Eurovision daha geride kaldı. Bence oldukça güzel bir yarışmaydı bu yıl izlediğimiz; hem güçlü şarkılar vardı, hem de Azeri kardeşlerimiz tüm Alman ve İsveç’li teknik ekibin de desteğiyle oldukça güzel bir organizasyona imza atmışlardı, tebrikler gerçekten..

Baktım Türk medyası her Eurovision öncesi ve sonrasında olduğu gibi yine bir anda Eurovision uzmanı kesilmiş, her köşede bir yazı, bir yorum. Beş kere Eurovision’u yerinde izleyip yorumlarımı Türkiye’ye aktarmış biri olarak kendime haksızlık etmeyeyim dedim ve ben de bu yıl neyi nasıl gördük paylaşayım istedim.

7. oluşumuz bir yana, bir kere kimsenin İsveç’in “Euphoria” şarkısı ile Loreen‘a “nasıl kazandı yahu?” demesine en ufak bir lüzum bile yok. Şarkıysa şarkı, ses ise ses, karizma ise karizma. Kadında herşey vardı ve neredeyse tüm ülkelerden oy toplayarak Eurovision tarihinin en yüksek 2. puanını alarak yılın birincisi oldu. Hem izleyicilerin hem de sunucularımız Bülent Özveren ve Erhan Konuk‘un yarışma boyunca sürekli komşu oylarından şikayet etmesi bana hep saçma gelmiştir, çünkü aynı ülkeler her sene yarışıyor zaten. İsveç eğer komşu oyları ile almışsa yarışmayı biz de zamanında öyle almışız(!) demek ki, ya da tüm diğer kazananlar..Üstelik oy paslaşmasını biz de en az onlar kadar yapmıyor muyuz? Yunanistan ve Güney Kıbrıs karşılıklı 12’lerini paylaşırken biz Azerbaycan ile farklı bir oy dayanışması mı yapıyoruz? Bir kere de Bosna-Hersek ve Makedonya’ya bizden hiç puan çıkmasın mesela, şaşırmaz mısınız?  >> Okumaya devam et “Eurovision’un ardından..”

Can Bonomo’nun Eurovision şarkısı 22 Şubat’ta açıklanacak

Türkiye’yi bu yıl Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edecek olan Can Bonomo, şarkıyı tamamladığını ve lansmanının haftaya yapılacağını açıkladı. Duyurusunu Twitter hesabından yapan genç müzisyen, Eurovision şarkısının ilk kez önümüzdeki Çarşamba (22 Şubat) TRT ve TRT Müzik kanallarında Ana Haber Bülteni’nde yayınlanacağını belirtti.

Bu arada önceki gün İstinye Park’ta objektiflere takılan MFÖ grubunun üyesi Fuat Güner de Eurovision şarkısıyla ilgili tüyo verdi. Aynı zamanda TRT Müzik’te program da yapan Güner, bu yılki Eurovision şarkısının yarı Türkçe, yarı İngilizce olduğunu söyledi. TRT’nin bu yıl Eurovision Şarkı Yarışması için Can Bonomu’yu seçerek kendisini aştığını da belirten Güner, “Önemli olan kimin katılacağı değil, önemli olan nasıl bir şarkı ile temsil edileceğimiz ve yarışma esnasında yapılacak şov ile performans. Can Bonomo da değişik bir müzik yapıyor. Çok iyi bir şarkı ile giderlerse başarılı olur dedi. Bonomo’nun hazırladığı yarı Türkçe yarı İngilizce şarkıyla ilgili tercihini nasıl bulduğu sorusuna ise Güner, “Can kurnazlık yapmış. Ama önemli olan oradaki performanstır” yanıtını verdi.

Geçen Pazar Zaman Gazetesi’ne konuşan Leman Sam ise kendisine Can Bonomo ile ilgili sorulan soruya: Tanımıyorum ama Can’ı çok beğeniyorum. Gülüşü, şapkası, kıyafeti, konuşması… Her şeyiyle adı gibi can bir çocuk. TRT rahmetli İsmail Cem’den sonra ilk defa isabetli bir karar verdi. Can kaçıncı olursa olsun şunu diyecekler: “Vay be, Türkiye’den böyle bir çocuk çıkmış!” şeklinde yanıt verdi.

Eurovision şarkısı hazır!

Ve artık Eurovision şarkısının lansmanı için geri sayım başladı. Can Bonomo ve ekibi, hazırladıkları 3 şarkıyı TRT kurumuna teslim ettiler ve içlerinden birinin seçilmesini bekliyorlar. Her yıl olduğu gibi şarkıyı seçecek jürinin ekibin de en fazla içine sinen ve 3 şarkıdan en fazla öne çıkanı seçmesi bekleniyor.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacak 57. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek olan Can Bonomo, prodüktörü Can Saban’la beraber hazırladığı yarışma şarkılarını geçtiğimiz gün TRT’ye teslim etti. 3 alternatif hazırladıklarını belirten genç müzisyen  henüz kesin kararın verilmediğini belirterek “Üç şarkı hazırladık. Sadece Türkçe ya da İngilizce yerine iki dili bir arada kullandığımız bu şarkılardan biri ön planda. Ama son karar şubat ayının üçüncü haftasında verilecek. Şarkı lansmanı ise şubatı son haftasında yapılacak.” diye konuştu.

Can Bonomo ayrıca “Promosyon turu için ilk teklifi Bulgaristan’dan aldık. Oradaki ses yarışmasının yarı finaline davet edildik. Azerbaycan’dan da büyük ilgi görüyoruz. Bir aksilik olmazsa promosyon çalışmalarımız nisanda başlıyor.” açıklamasında bulundu.

Eurovision’a Can Bonomo

TRT bugün nihayet bu yılki Eurovision temsilcimizi açıkladi. Bu yıl ülkemizi Can Bonomo’nun temsil etmesine karar verildi. Bonomo Eurovision’a özel bir şarkı besteleyecek. TRT 1 Ana Haber Bulteni’ne konuk olan genc muzisyen yarismada ülkesini temsil edecek olmaktan dolayi cok mutlu oldugunu ve 1 ay icinde sarkisini tamamlayacagini acikladi. Genç müzisyen, Haberturk ve  AA muhabirlerinin de sorularını yanıtladı.

”Kamuoyu bilmeden iki gün önce haberimiz oldu. Bizim için çok büyük bir şoktu, çünkü böyle bir şey olacağını hiç tahmin etmiyorduk. Eurovision gibi çok önemli bir yarışmada, Türkiye’yi temsil etmek çok muhteşem ve onur verici bir şey.”

”Haberi almamdan bir gün önce bir üniversitede yaptığımız söyleşide, öğrencilerden biri, ”Eurovision’da size teklif gelirse ne cevap verirsiniz?” diye sordu. Böyle bir şey olacağını düşünmüyorduk. ”Böyle bir şey olursa çok gurur duyarız” diye cevap vermiştim. Bu teklif gelince çok şaşırtıcıoldu. TRT’nin beni neden seçtiği konusunda hiçbir fikrim yok, ama şaşırtıcı bir karar olduğu ayan beyan ortada. Çünkü ben 24 yaşında, daha ilk albümü bir senesini tamamlamamış, genç bir müzisyenim. Bence çok büyük bir cesaret işi. Ama benim yaptığım müzik, onlara göre Eurovision’da bizi çok iyi gösterebilecek, lanse edebilecek bir müzik. Ben de müziğimle bu sorumluluğu kaldırabileceğimi düşünüyorum.”

”Favori adaylarımız vardı. Bence kimin gittiği çok çok önemli değil, önemli olan Türkiye’nin bir sanatçı tarafından temsil edilmesi. Bugüne kadar birçok başarılı sanatçı gitti. Onlar başarısız olunca üzüldük, başarılı olunca çok sevindik. Ben de bu desteği bekliyorum. Çünkü bu, Bakü’de yapılacak bir Can Bonomo konseri değil, Bakü’de, Türkiye’nin Can Bonomo tarafından desteklendiği çok büyük bir yarışma.”

Bonomo, şarkının İngilizce mi yoksa Türkçe mi olacağı sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“Yapacağımız müzikte mutlaka bizim tınılarımız olacak. Eski Eurovision çalışmalarına bakıyoruz. Türkçe olma ihtimali var ama İngilizce olursa daha şanslı oluruz. İngilizce’ye hakimim. 3 tane şarkı yapacağız. Bunlar değerlendirilecek. Ama bir tanesini Türkçe yaparız, değerlendirmeye sunarız. 3 dakikalık muhteşem bir şarkı yapmaya çalışıyorum. Elimden geldiğince çalışacağım bu konu ile ilgili.”

 

Geçtiğimiz yıl ilk albümü Meczup‘u yayınlayan Bonomo, alternatif müzik dünyasında sevilen bir isim.

Müzikal yolculuğu boyunca The Shins, Wax Poetic, The Kinks, The Libertines ve The Beatles’dan etkilenen ve esinlenen Bonomo, Alaturka nağmelerden indie melodilere gezinen müziğini ‘İstanbul Müziği’ olarak tanımlıyor.

“Meczup”un biri hariç tüm parçalarının söz ve bestesi Can Bonomo imzasını taşıyor.Düzenlemeler ise aynı zamanda albümün prodüktörlüğünü ve müzik direktörlüğünü üstlenen Can Saban’a ait. Parçaların miksing ve mastering’i Ali Rıza Şahenk tarafından yapıldı. TheFatLab’de kaydedilen “Meczup”, We Play – TheFatLab etiketiyle yayınlandı. Albüm kapağındaki albümün art work’leri bizzat Can Bonomo’ya ait, kapak fotoğrafını ise Dilan Bozyel çekti.

Albümün çıkışparçası “Şaşkın”ın klibinin yönetmeni ise Can Eskinazi.

Can Bonomo Kimdir?

İzmir doğumlu Can Bonomo, müziğe 8 yaşında gitar çalarak başladı. Ortaokul ve lise boyunca sürdürdüğü müzik çalışmalarına İstanbul’da devam etti. 17 yaşında İstanbul semalarına açılmaya karar veren Bonomo, müzik dünyasına ses prodüksiyonculuğu yaparak atıldı. Bilgi Üniversitesi’nde Sinema-Televizyon Bölümü’nde okudu. Üniversite yıllarında Radyo Klas, Number One FM ve Radio N101’de radyoculuk yaptı. Daha sonra, televizyona geçerek Number One TV ve MTV’de televizyon programları hazırladı. Televizyonculuk kariyeri süresince çeşitli reklamlarda rol aldı.

Müzisyenlik kariyeri, Irwin Welsh’in Porno adlı kitabının ilk yaprağına sardığı demosunu Can Saban’a gönderdiğinde yeni bir boyut kazandı.

Lise ve üniversite yıllarında amatör müzik gruplarıyla İzmir ve İstanbul’da birçok konser veren Bonomo, sonunda “Hazırım” diyerek ilk albümü için kolları sıvadı. Yaklaşık iki yıllık hummalı bir hazırlıktan sonra da Ocak 2011’de Can Saban’ın yapımcılığı ile ilk albümü “Meczup”u yayınladı. Can Bonomo ve ilk göz ağrısı “Meczup”, 24 Ocak’ta Babylon’da düzenlenen bir geceyle dinleyicileriyle buluştu.

Haziran ayı başında yayınlanan 2. klibi “Bana Bir Saz Verin”in yönetmen koltuğunda ise Can Saban vardı.

Aldığı Ödüller:

– 8. Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri 2011 ‘En İyi ÇıkışYapan Sanatçı’

– 38. Altın Kelebek Televizyon Ödülleri 2011 ‘En İyi ÇıkışYapan Solist’ (www.canbonomo.com)

Can Bonomo – Şaşkın

Yüksek Sadakat’in Eurovision şarkısı: “Live It Up”

10- 14 Mayıs 2011 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenecek olan 56. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek olan şarkı bu akşam açıklandı. Sarkinin adi “Live it Up”..

Yüksek Sadakat grubunun Eurovision şarkısı saat 19.30’da TRT Tepebaşı Stüdyosu’nda düzenlenen basın toplantısı ile görücüye çıktı. Grubun, kendi tarzlarinin biraz disinda bir altyapi ile hazirladiklari sarkilari “Live it up”, muzik cevrelerinde begenilirken kamuoyundan farkli yorumlar da almaya devam ediyor. Yabanci Eurovision medyasında ise şarkı hakkında pozitif yorumlar ağırlık kazanıyor.

Ünlü rock grubu, düzenlediği basın toplantısında Eurovision şarkısını canlı seslendirdi ve basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

“Live It Up” parçasının sözleri Ergün Arsal’a bestesi ise Kutlu Özmakinacı’ya ait. Grup, 10 Mayıs’ta Düsseldorf’ta yapılacak ilk yarı finali geçmesi durumunda 14 Mayıs’taki finale katılmaya hak kazanacak.

DikkatMüzik!, her yıl olduğu gibi bu yıl da Eurovision’un nabzını sizin için tutmaya devam edecek. Düsseldorf’dan da naklen yayınlarımızla bizden ayrılmayın:)

Yuksek Sadakat – Live It Up
(Şarkının sözlerini yazının sonunda bulabilirsiniz).

Okumaya devam et “Yüksek Sadakat’in Eurovision şarkısı: “Live It Up””

Eurovision şarkıları İngilizce!

Yüksek Sadakat’in bugün yaptığı basın toplantısı ile Eurovision’da bu yıl Türk şarkısına dair ilk detaylar da açıklığa kavuşmuş oldu. 56. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek olan ”Yüksek Sadakat” grubunun hazırlayacağı İngilizce 3 şarkı, TRT tarafından şubat ayı içinde seçilerek, ilan edilecek.

‘Yüksek Sadakat” grubunun bas gitaristi Kutlu Özmakinacı, vokalisti Kenan Vural, gitaristi Serkan Özgean ve davulcusu Alpay Şalt, Ortaköy’deaki Feriye Lokantasında basın toplantısı düzenleyerek, gazetecilerin yarışmaya ilişkin sorularını yanıtladı. Grubun klavyecisi Uğur Onatkut, rahatsızlığı nedeniyle basın toplantısına katılamadı.

Bir gazetecinin ”Eurovision’a katılmanız, çıkarmaya hazırlandığınız albümünüzü ne derece etkileyecek?” sorusu üzerine Kutlu Özmakinacı, albümü çıkarmayı ertelediklerini, Eurovision sonrasında ya da sonbaharda çıkarmayı planladıklarını söyledi.

Yarışma için 3 parça hazırlayacaklarını, hangi şarkının yarışmaya katılacağına TRT’nin karar vereceğini bildiren Özmakinacı, ”TRT’nin bizden talebi 3 parça. Bu şarkılar içinde yeni albüm için hazırladığımız şarkılar da var” dedi.

Eurovision’a katılma süreçlerine ve şarkının Türkçe mi İngilizce mi olacağına ilişkin soruya Özmakinacı, şu yanıtı verdi:

”Eurovision’a katılma sürecimiz aslında bizim dışımızda gelişti. Yılbaşının bir gün öncesinde TRT’den bize geldi teklif. Hızlı bir şekilde değerlendirip katılma kararı verdik. Bize gelen yorumlardan yola çıkarak vardığımız nokta; şarkının İngilizce olması, alınan derece açısından oldukça belirleyici bir durum oluyor. İngilizce ile yarışmaya katılan şarkılar daha iyi derece alıyorlar. Açıkçası bizim de tercihimiz İngilizceye doğru kayıyor. Sebebi, daha iyi bir dereceye İngilizce şarkılar daha yakın. Ülkenin kendi müzikal kimliğini yansıtan müzikal motifler olmak durumunda şarkının içinde. Bu nedenle bizim şarkılarımızda da ülkemizin müzikal motifleri olacak.”

Özmakinacı, Eurovision’a katılmaya kendileri açısından ”iyi olur”, ”iyi olmaz” yönünde bir yaklaşımla karar vermediklerini dile getirerek, şunları söyledi:

”Eurovision, malum çok tartışılan bir yarışma. Ülkelerin birbirleriyle olan politik pozisyonlarının, yarışmanın zarafetinden bir şeyler alıp götürmesi ya da müziğin yarışması fikrinin tek başına sıcak bir fikir olup olmadığı… Bütün bunlar bizim de aklımızdan geçen konular, ama biz daha çok etik bir karar verdik. Biz bu ülkede müzisyeniz ve bu ülkenin ekmeği ve suyu ile büyüdük. Bu ülkenin insanlarını temsilen TRT, bu yarışmaya katılmamızı talep etti. Buradaki bizim pozisyonumuz, ülkenizi temsil etme sorumluluğunu getiren böyle bir talebi geri çevirmek yönünde olamaz hiçbir şekilde. Herkesin yetiştiği ülkeye borcu olduğunu düşünen insanlarız. Böyle bir taleple karşılaşıyorsanız çok da fazla üzerinde düşünecek bir şey yok. Sizin kişisel değerlendirmelerinizin ötesinde daha etik bir durum bu bence. Bu bizim ülkeye karşı boynumuzun borcudur dedik ve çok uzun sürmedi bu kararı almamız.” (AA)

Videoyu izle >>
http://www.beyazgazete.com/video/2011/01/10/yuksek-sadakat-in-dil-secimi.html

Eurovision’a ‘Yüksek Sadakat’

Yeni yılın ilk dakikalarında sürpriz bir tanıtım ile kamuoyuna duyurulan 2011 Eurovision temsilcimiz Yüksek Sadakat olarak açıklandı. Uzun bir süredir medyada Atiye, Hande Yener, Şebnem Ferah, Hayko Cepkin ve Ayna gibi farklı isim ve grupların adlarının geçtiği yarışmaya Yüksek Sadakat’in seçilmesi herkese sürpriz oldu. Grup üyeleri de 2 gün önce TRT ile anlaştıklarını belirterek onlar için de sürpriz bir karar olduğunu açıkladı. Grubun kurucusu, bas gitarist Kutlu Özmakinacı: “Teklif bize de sürpriz oldu. Biz de kararı bir gün önce öğrendik. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için elimizden geleni yapacağız” dedi. Grup Eurovision şarkısını 20 gün içinde TRT’ye temsil etmeyi planlıyor. Şarkının İngilizce mi, Türkçe mi olacağına ise önümüzdeki günlerde karar verilecek.

TRT Müzik Dairesi Başkanı Deniz Çakmakoğlu ise şu açıklamayı yaptı: “TRT’nin Eurovision seçimi için açıklanmış olan temel kriterleri doğrultusunda kararımızı verdik. Eurovision’a gidecek sanatçı ya da grubun ülkemizi yurtdışında temsil edecek standart özelliklere, eğitim ve kültür seviyesine ve müzikal farklılığa sahip olması da gerekiyor. Yani herkes Eurovision’a gidemez. Bu da o sanatçı ya da grubu değersiz ya da kötü müzisyen yapmaz ama ummadığınız bir kişinin de Eurovision şansı yüksek olabilir. Biz bu seçimi yaparken toplumun her kesiminden insanın fikrini aldık, gençlere danıştık. Yüksek Sadakat’in fark yaratan müziği, yüksek kültür seviyesi ve sahip olduğu diğer genel özellikleriyle ülkemizi çok iyi temsil edeceğine inandık ve bu yıl onları seçtik.”

DikkatMüzik! olarak grubun yüksek müzikalitesi ile yarışmada iyi bir iş çıkarabileceğini düşünüyor, şarkının hazırlanmasında İngilizce ve hareketli sound formülünün unutulmaması gerektiğini iletiyor ve gruba bu zorlu süreçte başarılar diliyoruz.


‘Geçen bir kuş’ uçurdu onları
Temelİ 1997’de Filinta adıyla, Blue Jean dergisi Yayın Yönetmeni, şarkı yazarı ve bas gitarist Kutlu Özmakinacı tarafından atılan Yüksek Sadakat, vokallerde Kenan Vural, gitarda Serkan Özgen, basta Kutlu Özmakinacı, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut ve davulda Alpay Şalt’tan oluşuyor. Grup ilk albümünü Ocak 2006’da DMC etiketiyle piyasaya çıkardı. Albümde yer alan ve Nielsen müzik ölçümlerine göre Türkiye radyolarında en çok çalınan parça olan “Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer” adlı şarkıyla ünlenen grup, Türk coğrafyasına mal olmuş müzikal motifleri de kullanarak yaptığı vurucu şarkı sözleriyle dikkat çekti. 2008 yılında “Katil & Maktul” adlı albümü piyasaya çıkaran grup 2005 yılında Altın Kelebek TV Ödülleri’nde En İyi Çıkış Yapan Grup ödülü dahil, 10 tane ödül aldı.

İşte basında yer alan konu ile ilgili çeşitli görüşler:

Sanat dünyası ne dedi?
TRT’nin ‘Yüksek Sadakat’ seçimi sanat dünyasında farklı tepkilere neden oldu. İşte görüşler…
– Deniz Erdem (Avrupa Müzik’in ortağı): TRT yöneticileri Türk halkıyla dalga geçti. Son dakikada değiştirilen sanatçının yerine bu grubu koydular. Bunlara hakkımızı helal etmiyoruz. Çok büyük sanatçıların olduğu Türkiye’de, neden bu grubu yolladılar? Son dakika ve kimlerin talimatıyla seçildiler, bunun hesabını soracak yok. Bu saatten sonra, üstümüzden bir kuş geçse bile yine Eurovision’da ilk 10’a giremeyiz.
– Şebnem Bozoklu: Dünkü fısıltılar doğru çıkmadı. Ayna gitmiyor diye çok sevindim. Bence Yüksek Sadakat de doğru seçim değil. Ah Atiye…
– Garo Mafyan: Bence gayet yerinde bir karar… Eurovision’da gruplar her zaman daha başarılı oluyor. Yarışmada başarılı olmalarını dilerim.
– Erhan Güleryüz (Ayna): Her yıl Eurovison öncesi adaylar çıkar, konuşulur. Daha sonra ise o adaylardan bambaşka birisi gönderilir. Bu yıl da farklı bir şey olmadı. Bu yıl zaten bizimle ilgili bu kadar haber yapıldığına göre kesin gönderilmeyiz diye düşünüyorduk. Çıkan sonuç çok sevindirici. Yüksek Sadakat, Türkiye’nin en iyi gruplarından biri. Bizim de arkadaşlarımız zaten. Hem müzikalite, hem müzik adamı duruşlarıyla son yıllarda yapılmış en iyi Eurovision seçimi oldu.
– Zeynep Casali: Yorucu bir döneme girdiler. Son dakika sürprizi oldu. Bence 2011’in ilk büyük olayıdır. Kenan Vural, hem iyi bir solist hem de iyi bir şarkı yazarıdır. Keza Kutlu Özmakinacı da dergi yöneticiliğinden müzik dünyasına geçip bu kadar başarılı olması ve Yüksek Sadakat’in şarkılarını yazan kişi olarak grubu hep bir adım öne taşıyacak hamleler yapması bugünkü Yüksek Sadakat’in oluşmasının en büyük etkenidir. Yolları açık, şansları bol olsun.
– Işın Karaca: Yolları açık olsun. Ama Eurovision şarkı yarışmasının bu kadar ciddi bütçe ve stratejilerle yapılandırılması bana yanlış geliyor.
– Deniz Arcak: Eurovision eski parıltısını bence yitirdi. Artık kendi starlarını yaratamıyor. Bir sene önceki birinciyi bile zor hatırlıyorlar. Biz de Sertab’ın birinciliğiyle başka bir boyuta taşındı yarışma. Yüksek Sadakat çok tehlikeli bir sürece giriyor. Şarkı, tanıtım, provalar vs. enerji sarf etmelerini gerektiren işler. Üstesinden geleceklerdir. Bir ülkenin sorumluluğunu almak kolay değil.
– Zeynep Dizdar: Yıllar önce ben de vokalist olarak katılmıştım. Zor bir olay. Her anlamda bir ülkenin sorumluluğunu üstleniyorsunuz. Çok fazla ilhama ihtiyaçları var. Her şeyin kapısını açan şarkıdır. Güzel bir şarkı yazacaklarını düşünüyorum. Başarılar diliyorum.

Seyyal Taner: Türkiye’nin yüzü olarak çok güzel bir seçim. beğenerek dinlediğim bir grup Umarım kazınırlar, şansları bol olsun.

Petek Dinçöz: Yüksek Sadakat çok saçma bir seçim. Keşke daha bilinen birini gönderseydiler. Sonucu göreceğiz.

Sibel Tüzün: TRT seçtiğine göre, Yüksek Sadakat’de bunu kabul ediyorsa bize düşen onları desteklemektir. Canlı performans yapmaya alışık olan şarkıcı ve grupların gitmesi Eurovision’da her zaman artıdır.

Sezen Cumhur Önal : ‘Grup olarak seni seçtik, şarkını da sen bul’ diye bir mantık olur mu? TRT’nin yaptığı işi hiç anlamadım.

Zeynep Casalini: Yüksek Sadakat’a başarılar diliyorum. Yorucu bir döneme girecekler. 2010’un son dakika sürprizi oldular.

Işın Karaca: Başarılar diliyorum. Ama Eurovision yarışmasının bu kadar ciddi bütçe ve stratejilerle yapılandırılması bana yanlış geliyor.