Ayşegül Aldinç’ten “Sek’iz”

aldincBaşarılı yorumculuğu ve farklı tarzı ile Türk pop müziğinde ayrı bir yere sahip olan Ayşegül Aldinç, yepyeni şarkılardan oluşan albümü “Sek’iz” ile 2016 yılına iddialı bir giriş yapıyor.

Yeni albümünün müjdecisi olan “Bir Tek Gördüğüm” isimli single’ını Nisan ayında yayınlayan Ayşegül Aldinç, uzun süredir müzik sektörüne ”iz” bırakacak şarkılardan oluşan albümünün hazırlıkları içindeydi.  Aldinç, 29 Ocak’ta yayınlanan “Sek’iz” isimli albümünde pek çok isimle beraber çalıştı. Kenan Doğulu, Gökhan Türkmen, Göksel, Harun Tekin, Eflatun, Yüksek Sadakat ve Nada gibi birbirinden başarılı ve önemli isim, hem besteleri hem de sesleri ile albüme katkıda bulundu. Albümde bu isimlerin imzasını taşıyan 7 yepyeni şarkı ve Mabel Matiz bestesi “Bir Tek Gördüğüm” ile birlikte toplam 8 şarkı yer alıyor.

“Sek’iz” albümünün isminin, albümde 8 şarkının yer almasının dışında ilginç bir anlamı daha var. 8, Ayşegül Aldinç’in uğurlu sayısı ve hayatındaki önemli olaylar bu rakamdan geçiyor.

 

Tolga Akyıldız’la %100 Açık Sahne

ACIK_SAHNE afis%100 Açık Sahne, yeni bir konserle bu Cuma yine pek çok müzisyeni ağırlıyor. Müzik sektörünün önde gelen isimlerinden gazeteci yazar Tolga Akyıldız, 23 Ocak’ta garajistanbul’da gerçekleştireceği “Tolga Akyıldız’la %100 Açık Sahne” etkinliğinde ünlü isimleri sahnesinde ağırlamaya hazırlanıyor. Tolga Akyıldız sahnesini bir kez daha genç gruplara ve geceye katılımlarıyla onlara görünürlük sağlayacak olan ünlü grup ve müzisyenlere açıyor. Açık Sahne’de daha önce Hayko Cepkin, Koray Candemir, Melis Danişmend, Aylin Aslım, Can Bonomo, Keremcem, Redd, Erdem Yener, Kargo, Ogün Sanlısoy, maNga, Harun Tekin, Gripin, Kolpa, Aydilge, Özge Fışkın, Bora Duran, Tuna Kiremitçi, İrem Derici, Esin İris, Ayça Varlıer, Sattas, Rashit, Ege Çubukçu, Multitap, Bedük gibi birçok önemli ismi ağırlayan Tolga Akyıldız; bir markaya dönüşen % 100 Açık Sahne etkinliğini garajistanbul’da sürdürüyor.

23 Ocak’ta garajistanbul’da sahne alacak isimler: Model, Can Bonomo, Peyk, Esin iris, Kalben, Motto, Yüksek Sadakat, Aydilge, Can Gox, DörtXDört, Dolunay Obruk, Sapan ve Sevinç Yurdem.

 

Kenan Vural’dan ilk solo albüm: “Alem Dünya”

kenanvuralYüksek Sadakat’in ikinci solisti olarak tanıdığımız ve grup ile birlikte 2011 yılında Eurovision’da ülkemizi temsil eden Kenan Vural, Yüksek Sadakat ile yollarını ayırdıktan sonra ilk solo albümü ile karşımızda. “Alem Dünya” adını verdiği ilk albümünde  müzik yolculuğuna 1998′de kurduğu Serüven isimli grubunda birlikte başladığı arkadaşları Tuncer Tunceli (gitar), Mert Topel (tuşlu çalgılar), Serkan Aşanel (bas gitar) ve Bülent Ay‘ı (davul) ile birlikte çalıştı. Albümde son dönemin en yetenekli seslerinden Jehan Barbur ile “Farkeder mi” şarkısına düet yapan Vural’ın albümünde ayrıca Türkiye’nin önde gelen caz gitarcılarından Yavuz Akyazıcı gitarıyla, Gülnur Gökçe vokali ile yer aldı. “Alem Dünya” 31 Mayıs’ta müzik platformlarında satışa çıkmaya hazırlanıyor.

Gold’n Rock ve Roxy Live Saturday

Herkese merhaba :)

Öncelikle hepinize iyi haftalar. Bu hafta size keyifli etkinliklerden, aynı zamanda da güzel bir mekandan bahsedeceğim.

539715_471859506210841_1982859029_n

Mekanımız “Roxy CLUB Istanbul” bu aralar sevgili editörümüz Olcay Tanberken’ le beraber uğrak yerimiz oldu. Roxy CLUB Istanbul’ u bilenler bilir çok eski bir mekandır. Bu güzel mekan, benim çocukluk dönemimden beri var. Yanlış bilmiyorsam 19 yıldır ayakta duran bir mekan… (Sizde biliyorsunuz ki; böyle mekanların bu kadar uzun yıl ayakta kalabilmesi zor ama bunu başarmış bir mekan…) Bu önemli mekan; bu zamana kadar bir çok önemli konsere ve partiye yer verdi.

Yakın zamanda Roxy CLUB Istanbul’ da yapılan etkinlikler arasında “Friday Rocks” kapsamında Vega, Manga, Yüksek Sadakat, Badem Roxy sahnesinde oldular. Aynı zamanda her ay Tuborg‘un sponsorluğunda “Gold’n Rock” yapılmakta ve yine Tuborg sponsorluğunda “Roxy Live Saturdays” etkinlikleri yapılmakta.   Hem arkadaşlarınızla, hem de yalnız başınıza dışarı çıktığınızda da gidebileceğiniz, güzel ve keyifli müzik dinleyip, rahatça eğlenebileceğiniz bir yer…

Gelelim Roxy CLUB Istabul’da ki son iki haftadır gerçekleşen ve bizimde eşik ettiğimiz partilere…

IMG_5993

Öncelikle Turborg ‘un sponsorluğunda gerçekleşen “Gold’n Rock” den bahsetmek istiyorum. Roxy ve Tuborg Gold imzasını taşıyan etkinlikte daha önce Dj’lik deneyimi olmayan ve yakın arkadaş olan ünlü isimler Gold’N Rock etkinliklerinde DJ setin başına geçip performans sergiliyor. Gold’n Rock geçtiğimiz iki ayda çok önemli dört isimle geride kalmıştı. Aranızda daha önce Gold’n Rock sahnesinde kimlerin olduğunu merak edenler varsa; Harun TekinKoray Candemir ve Mehmet GünsürNejat İşler Dj setinin başında yer aldılar. Şahsen ben gidemedim ama bu ünlü dört isminde neler dinlediğini ve o akşam neler çaldıklarını ben çok merak ediyorum. (Ayrıca kapıda kolumuza basılan “Roxy People” damgasını da çok sevdik belirtmek isterim. :) )

IMG_0209

Geçtiğimiz hafta (16.02.2013) mekana Hayko Cepkin ve Aylin Aslım‘ın Dj performansları için saat= 23:00 civarı gittik. Kapıda, içeri girmeye çalışan uzun bir kuyruk vardı. İçeri girdik  Hayko Cepkin ve Aylin Aslım’ın öncesinde bizi performanslara ısıtan bir Dj performans dinledik hep beraber eğlendik. Zaman ilerledi ve Hayko Cepkin’le Aylin Aslım Dj setinin başına geçtiler. Özellikle Hayko Cepkin’in güler yüzü ve inanılmaz pozitif bir enerjisi var. Gerçekten kendisine hayran bıraktı. Gece boyunca hem Aylin Aslım ve Hayko Cepkin Dj setinin başında keyif verici bir performans sergilediler, onları izlemeye gelenlerin yeri geldi makyaj çantasını, yeri geldi telefon kılıflarını, albümlerini, bıkmadan usanmadan imzaladılar. Herkese “yetişmeye çalıştılar” demiyorum, çünkü “YETİŞTİLER.”  Onları seven ve o gece orada olan herkesle beraber eğlenip, dinleyicilerinin de kaliteli müziklerle kulakların paslarını temizlediler. Şahsi olarak ikisini de tanımasam da o akşam gördüğüm ikilinin enerjilerine ve güler yüzlerine hayran kaldım. Umarım yeniden onları izleme şansımız olur. Gelemeyenler bir sonraki Hayko Cepkin- Aylin Aslım Dj performansı olursa onu “sakın kaçırmayın” derim.

IMG_5903

Gelelim bu haftaya bu hafta (23.02.2013) “Roxy Live Saturday” vardı. Sevgili Olcay’la hem muhabbet, hem de “doğru düzgün bir şeyler dinleyelim” diye çıktığımız yolculukta kendimizi Roxy’de bulduk. Roxy’nin Dj’i bizi geçmişe götürdü, günümüze getirdi ve bir çok güzel şarkı ile bizim sohbetimize eşlik etti. ( Olcay’ı da kendime benzetmeye başladım. Yakında burdaki yazıların adı “Olcay’la Rock” olursa şaşırmayın! :) ) Tam biz sohbete daldığımız sırada bir anda canlı müzik olduğunu fark ettim. Herkes sahneye bakıyordu biz öyle bir dalmışız ki konuşmaya sanki Dj çalmaya devam ediyor gibi geldi. Sahnede bulunan grubun adının “Fake” olduğunu  ve daha önceden de Roxy sahnesinde çaldıklarını öğrendim. Gruba dikkatli bakınca, davulcuyu daha önceden tanıdığımı fark ettim. Radyo Klas’ta yapmış olduğum “İrem’le Rock” programına konuk olan Yakup‘ un(Yakup Trana) davulcusu Çağdaş Yapıcılar‘dı. Grup ağırlıklı olarak “Depeche Mode” şarkıları söyledi ve gerçekten dinlenilmesi gereken bir grup olduğunu düşünüyorum. Amy Winehouse, R.E.MMaroon 5 gibi bir çok ismin şarkılarını söyledi ve söylettiler. Biz Olcay Tanberken’le çok beğendik ve çok eğlendik. Tavsiye ederiz ;)

IMG_8331

IMG_8297

Bu haftanın da sonuna geldik aslında ama; yakın zamanda kapatılacağı haberini aldığım bir mekanın bende yaratmış olduğu üzüntü nedeniyle bir kaç bir şey eklemek istiyorum. Rock müzik etkinliği yapan çok az mekan kaldı. Bu etkinliklere gidip orada olan insanları ve onların nasıl eğlendiklerini gördükçe daha fazlasına ihtiyacımız olduğunu anladım. Gün geçtikçe Taksim civarındaki bir çok mekan kapanıyor, canlı müzik yapan mekanlar gün geçtikçe azalıyor. Bir şekilde müzik sadece popüler kültürün etkisine bırakılıyor. ( Şunu da belirtmeliyim ki; bende “sadece rock müzik dinler ve her şeyi bilirim” kesinlikle demiyorum. Ben bir müzisyen ve radyo programcısı olarak elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum ve bununla beraber de; sevdiklerime yoğunlaşıyorum.) Benim düşüncem şu ki; olan, bitenin farkında olalım! Benden bu haftalık bu kadar haftaya yeniden görüşürüz. ;)

Fotograflar için; ManageWorks ve Kerim Aslan‘a teşekkür ederim.

IMG_5999

İrem’le Rock devam ediyor.

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)

Yüksek Sadakat: “Onlar Bizi Dinlerler”

Geçtiğimiz aylarda ‘Renk Körü’ adlı üçüncü albümlerini çıkaran Yüksek Sadakatalbümün 2. video klibini “Onlar Bizi Dinlerler” şarkısına çekti. Doğuş Üniversitesi’nde İmre Haydaroğlu’nun yönetmenliğinde çekilen video klip için üniversitenin Acıbadem Kampüsü’ndeki tiyatro salonu ve sınıfları kullanıldı.

Grup, 11 Mayıs’ta Ghetto‘da ‘Akustik’ adı altında bir konser vermeye hazırlanıyor.

Özel Dosya: Dikkat 2011

Bir koca yılı daha geride bıraktığımız ve En İyiler/En Kötüler gibi listelerin havalarda uçuştuğu şu günlerde “DikkatMüzik’in 2011 değerlendirmesi yok mu?” diye soranları daha fazla merakta bırakmayalım dedik ve kendi kalemimizi ele aldık. Elbette unuttuklarımız ya da bu yazıda geçmesini pek de anlamlı bulmayacak kadar önemsemediğimiz işler de çıkmış olabilir, ama işte bu da tamamen kişisel bir görüş yazısıdır nihayetinde. İşte nedenleri ve nasılları ile tüm bir yılın bizce hem en çok dinlenen ve sevilen, hem de övgüyü hak etmeyecek kadar çıta altında kalanlarından derlediğimiz “DİKKAT 2011” özel dosyamız:

2007 tarihli Best-Of’unu saymazsak 6 yıl aradan sonra yeni bir albümle çıkagelen Aşkın Nur Yengi‘nin “Gözümün Bebeği” adlı çalışması, 2011’in ilk sürprizi idi fakat içinde barındırdığı birkaç güzel şarkıya karşın ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştiremedi. Albümle aynı adı taşıyan şarkı Sezen Aksu’nun albümdeki 2 şarkısından biriydi (diğeri Yasak Elmam) ancak çıkış şarkısı ne bu şarkılar, ne de albüme son anda dahil olan “Ayrı Gayrı” olmayınca albüm de doğrusu biraz güme gitti (Bunda elbette şarkıların düzenlemelerinin günümüzden ziyade 90’lar havasından kurtulamamış olmasının da payı yok değil).

Nilüfer‘in yanına rock müzisyenlerini alıp projelendirdiği “12 Düet”in, Müyap’ın yıl sonu değerlendirmesinde 2011’in en çok satan 3. albümü olması sanatçının Kayahan sonrasındaki döneminin belki de en görkemli albümü olduğunu kanıtlıyor. Büyük ilgi gören Şebnem Ferah düetli Erkekler Ağlamaz dışında Ara Sıra Bazı Bazı ve Aşk Kitabı düetleri de albümden kliplenen 3 şarkı oldu. Bizim için albümün en güzel ve öne çıkmayı kesinlikle hakeden 2 şarkısı ise Cingi‘den Unut Gitsin ve Rashit ile olan Uzak Dur Ateşimden düetleriydi.

2011’in “Divaların yılı” diye nitelenmesi boşuna değil! Önce Nilüfer‘in, ardından Sezen Aksu, Nazan Öncel ve Ajda Pekkan‘ın arka arkaya çıkardığı albümler en çok müzik yapımcılarını güldürmüş olmalı. Sezen Aksu’nun “Öptüm”ünün çıkış parçası “Unuttun mu Beni” ilk kez Kral Tv Müzik Ödülleri’nde dinleyiciyle buluştuğunda herkesi mest etmeye yetmiş ve artmıştı bile. Albümün yayınlandığı sonraki günlerden itibaren birkaç ay boyunca radyolarda epeyce çalan şarkının ardından albümün bir diğer slow hiti “Vay” kliplendi. Bu 2 şarkı dışında özellikle Arkadaş Şarkısını Duyunca ve Acıtmışım Canını Sevdikçe, Sezen Aksu’nun kredisinin dinleyicinin kalbinde asla bitmeyeceğinin en açık ve en gerçek kanıtları gibiydi. Yılın son aylarında gelen Remix albümü de, Öptüm’ü yeni yıla taşıyacağa benziyor.

Nazan Öncel‘in “Hayvan” adlı albümü, farklı kapağı ve çıkış şarkısı Normal’in içinde geçen sözleriyle adından söz ettirmeyi başardı. Albümde özellikle Böyle Konuşma ve Beni Bu Koca Şehirde Yalnız Bırakma gibi şarkılar dikkat çekti. Ajda Pekkan‘ın “Farkın Bu” albümü ise yıl sonu satış rakamları listesine göre yılın en çok satanıydı. Bunda hiç kuşkusuz Tarkan düeti Yakar Geçerim‘in büyük payı var. Arada Sırada şarkısı da epeyce ilgi görse de, kendi adıma albümün bundan çok daha fazlası olduğunu ve Asla, Yine Tek ve Heves gibi başka iddialı parçaları da içerdiğini söylemem gerekiyor. Belki eski albümlerinin tadını yine bulamayanlar olabilir ama Süperstar’ın 2000’lerdeki en iddialı çıkışı sanıyorum bu kez oldu. Çok yakında albümün -yeni bir şarkı ilavesiyle- remixleneceği duyuruldu.

Tarkan demişken, 2010 çıkışlı bereket dolu albümünün bu yıl da meyvelerini yemeye devam eden sanatçının Ajda Pekkan dışında Bülent Ersoy‘la olan düeti Bir Ben Bir Allah Biliyor’u -çok çalınıp hit olduğunu söyleyemesek de- yılın konuşulan şarkılarından biriydi. Aynı kategoride sayabileceğimizden bu paragrafta bahsini geçmeden olmaz diyerek Sibel Can ve Ebru Gündeş albümlerinin de satış rakamlarının çok iyi gittiğini ve fakat bunun şarkı popülariteleriyle ne kadar örtüştüğünü bilemediğimi belirtmek isterim.

SiNGLE BEREKETİ

Yoksa 45’lik modası geri mi dönüyor? 2011 gösterdi ki yıllar sonra müzik piyasası ‘single’ kavramına daha çok ısınmaya ve bu akıma geri dönmeye başladı. Gülben Ergen ve Mustafa Sandal düeti Şıkır Şıkır -her ne kadar sonrasında biraz olaylı da olsa- yılın en çok dinlenen şarkılarından biri olmayı kesinlikle başardı. Gülşen bu yılı 2 single ile geçirdi ve oldukça ses getiren şarkılara imza attı. Önce Yeni Biri ile yazı karşıladı, sonrasında Sözde Ayrılık ile daha da büyük başarı yakaladı. Bugüne dek birçok hit şarkıda imzası bulunan Fettah Can, bu kez kendi sesiyle çıktı karşımıza ve Sana Affetmek Yakışır parçası büyük ilgi gördü. Burcu Güneş‘in Eflatun imzalı Oflaya Oflaya şarkısı, yılın son aylarında Türk popuna bomba gibi düşerek oldukça sevildi. Bir Tv reklamında geçen Hayat Paylaşınca Güzel şarkısı ile ilgili olarak başı epey ağrıyan Nil Karaibrahimgil‘in yılın ilk yarısında yayınladığı “Hakkında her şeyi duymak istiyorum” single’ı fena gitmedi. Kenan Doğulu da Şans Meleğim şarkısıyla bu yılı “single” geçirenlerden oldu. Şarkı sevilmiş ve tutulmuş olmalı ki, Doğuş grubuna geçen Star Tv’nin de yeni tanıtım şarkısı olarak popüler müzik tarihimizdeki -iyi midir kötü müdür bilmem- yerini aldı.

NOSTALJİYE 2011’DE DE DEVAM

Candan Erçetin 60’lı ve 70’li yıllardan derlediği nostalji albümüyle yine bir -ses getirmeyen ama şanı devam ettiren- “ara albüm” yaptı. Işın Karaca‘nın ilki büyük ilgi gören Arabesque albümünün ikincisi Geçmiş Bize Yakışıyor alt başlığı ile yayınlandı ve satışı iyi gitti. Ümit Sayın‘ın, “Söz-Müzik Ümit Sayın” adıyla gerçekleştirdiği bir nevi Best-Of’unda en çok Tarkan ile olan Gitme düeti sevildi. Yılın son aylarında yayınlanan Pınar Aylin‘in “Hit 70’ler”i ise özellikle altyapılarının başarısı ile çıta üstü bir albümdü fakat eski şarkılar tekrar tekrar o kadar çok söylendi ve çalınmıştı ki artık, Pınar Aylin’in bu albümü ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştirmekten biraz uzak kaldı. Bu bölümle ilgili son bir not: Sevinmemiz lazım, çünkü 2011’de Göksel bir nostalji albümü daha yapıp işi Muazzez Ersoy tatsızlığına sürüklemeden kıvamında bıraktı:) 2012’nin ilk aylarında yayınlanacak yeni albümünde yepyeni Göksel şarkıları duyabileceğiz. Geçen hafta yayınlanan Acıyor‘a bayıldım mesela.

“İYİ Kİ DİNLEDİK”

Teoman‘ın müziği bıraktığını açıkladığı yıl olarak kayıtlara geçen 2011 Teoman hayranlarını üzse de, sanatçının -şimdilik- kapanış albümü en az ilk albümleri kadar iyiydi. “Aşk & Gurur” adlı albüm yalnızca yılın değil, tüm zamanların da en iyi Türkçe albümlerinden biriydi. Bana Öyle Bakma, Tek Başına Dans, İstanbul’da ve Romantik gibi son derece başarılı şarkılar içeren albüm, Teoman’ı müzikten anlayanlar için kariyerindeki inişli çıkışlı dalgalanmalardan sonra- yeniden ve bir kez daha göklere çıkarmaya yetti.

Kuşkusuz yılın en çok dinlenen ve sevilen şarkısı hangisi oldu diye tek bir soru sorsalar ve tek bir yanıt arasalar cevabım çok basit ve net olurdu: Gökçe‘nin Tuttu Fırlattı‘sı. Gerek radyoda gerekse bütün yaz çaldığım partilerde insanların en çok coştuğu parça gözlediğim kadarıyla buydu.

2 yıl önce yayınlanan ilk albümleri ile pek iyi bir çıkış yakalayamayan Model grubu için 2011 altın bir yıldı desek yanlış olmaz. “Diğer Masallar” albümünden Değmesin Ellerimiz şarkısı yılın en çok çalınan radyo hiti olmakla kalmadı, gruba da şöhret kapılarını çok cömertçe açtı. Vokalist Fatma’nın yer yer Özlem Tekin’e öykündüğü eleştirileri ya da Değmesin Ellerimiz‘in Beyonce’in Hello şarkısına olan benzerliğinin  sosyal medyaya konu olması gibi olumsuzluklar grubun başarılı çıkışının önüne geçemedi. Buzdan Şato ve Pembe Mezarlık şarkıları da albümün diğer hitleri oldu.

Murat Boz‘un olgunluk dönemine oldukça yaklaştığı albümü olarak sayabileceğimiz “Aşklarım Büyük Benden” albümü, aynı adlı parça dışında Hayat Öpücüğü, Geri Dönüş Olsa ve Kalamam Arkadaş gibi birden fazla hit şarkı çıkararak yılın en sevilen çalışmalarından biri oldu. Bu da elbette Türk pop müziği erkekler liginde Boz’u daha da yukarıya, listenin tepesine yakın bir yerlere taşımaya yetti.

İskender Paydaş‘ın “Zamansız Şarkılar” albümü, 2011’in en iyileri arasına girmekle kalmadı, 2012’de de adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Özellikle Mustafa Ceceli‘den Sensiz Olmaz ki‘nin büyük ilgi gördüğü albüm, Kar Beyaz, Tavla, Bu Aşk Fazla Sana ve Arapsaçı gibi hit şarkıların yepyeni versiyonlarının yanısıra Yeni Aşk şarkısıyla Yılmaz Kömürcü gibi bir yeteneği de bizlerle buluşturuyor.

Zeynep Dizdar‘ın Uyandırma şarkısı ve Betül Demir‘in Hop Dedik şarkıları bu yılın en iyi Türkçe pop şarkılarındandı ve daha fazla ilgiyi kesinlikle hak etmişlerdi. Tıpkı Marcus Miller’ın Blast şarkısına yazdığı Türkçe sözlerle Oynama diyen Yıldız Tilbe gibi. “Sözyaşlarım” albümü ile geri dönen Deniz Seki’nin Suya Hapsettim‘i ve Bendeniz‘in Bendenizler adındaki Best Of/Remix albümünden O Biliyor şarkısı da sevdiklerim arasındaydı. Bu yıl tanıdığımız bir isim olan Bora Duran‘ın da Gül Senin Tenin şarkısı epeyce çalındı bu sene. Sibel Tüzün‘ün “Saten” albümünden geçtiğimiz ay kliplenen Maalesef şarkısı da yine bu yılın en sevilenlerinden biri olmayı başardı. Yine bu yıl içinde kliplenen Sertab Erener şarkısı Bir Çaresi Bulunur’u da geçmeden edemeyeceğim.

2011’in bize kazandırdığı yeteneklerden biri olan Aynur Aydın‘ın albümü de övgüyü hakedenlerdendi. “12 Çeşit La La La” adını verdiği albümün çıkış parçası Yenildim Daima, yüzü tümüyle batıya dönük alnı açık gerçek bir pop şarkısı. Aynur Aydın da sıkı vokaliyle önümüzdeki yıllarda da adından söz ettireceğe benziyor.

“NE GEREK VARDI?”

Geçen yıl çok başarılı bir albüme imza atan Ozan Doğulu, bu kez “130 Bpm Allegro” albümü ile çıkageldi fakat doğru dürüst hit şarkı içermediği için ilk albümün gölgesinde kaldı. Alişan & Demet Akalın düeti Melekler İmza Topluyor‘un her 2 isme de bir faydası ne yazık ki olmadı. Hadise bu yıl yayınladığı albümünden Gülşen imzalı Süpermen şarkısı ile iyi bir çıkış yakalasa da, Burjuva ya da Aşk Kaç Beden Giyer gibi fazla da iddialı olmayan şarkılarla bu çıkışı devam ettiremedi (Kendi fikrime göre bu kızın İngilizce şarkıları beste olarak da söz olarak da her zaman daha güzel ve başarılı olmuştu. Tarzından ödün vermek ve Türk pop müziğinin acımasız çarkları içinde harcanmak istemiyorsa kesinlikle yabancı şarkılar söylemeye devam etmelidir kanımca).

Ömür Gedik ve Sinan Akçıl gibi aslında şarkı söyleme konusunda pek de iddialı olmayan isimlerin de albüm yaptığı bir yıldı 2011 (Özellikle Sinan Akçıl ve Soner Sarıkabadayı gibi iki müzisyenin -bazı başarılı şarkıları olmasına karşın- şarkıcılık yönleriyle müzik dünyasında bu kadar geniş yer tutabilmeleri, sesi iyi olup da müzik piyasasında kendine şans tanınmayan onca insana ayıp değil de nedir?).

Apayrı albümü ile girdiği yoldan çok hazin bir manevra ile çıkarak bundan sonra inişli çıkışlı bir yol çizmeye başlayan Hande Yener‘in geçen yılki albümünden Sopa ve Bodrum gibi başarılı hitlerle hasbel kader toparlanan kariyerinin yeni sayfası, baştan sona Sinan Akçıl şarkıları ile dolu albümü “Teşekkürler” oldu olmasına ama bu Teşekkürler’in kime olduğunu müzikseverler çözemedi. Başta Havaalanı olmak üzere albümün yarısından çoğu hit olamayacak kadar kötü şarkılar ile doluydu ve yaz aylarında dijital single olarak yayınlanan Bana Anlat gibi son derece güzel bir şarkı bile albümü kurtarmaya yetmeyecekti.

EUROVISION

2011’e girdiğimiz dakikalarda sürpriz şekilde Eurovision temsilcilikleri açıklandığında çoğunluğun dumur olduğu Yüksek Sadakat grubunun şarkısı “Live it Up” müzikalite olarak iyi olsa da, Dusseldorf sahnesinde beklenen etkiyi ne yazık ki yaratamadı. Şovun ve görselliğin zayıflığı da işin içine girince Türkiye, -yarışma yarı finalli sisteme geçtiğinden beri- tarihinde ilk kez finale kalamadı. Grup ise erteledikleri “Renk Körü” adlı yeni albümlerini yılın sonlarına doğru yayınladı ve Eurovision şarkısını da Parti Çocuğu olarak Türkçeleştirdi.  Geçen yıl  aldıkları 2.cilikle göğsümüzü kabartan maNga, bu yıl yurtdışında yayınladıkları “Fly  To Stay Alive” adlı single’ı ile olumlu eleştiriler aldı.

Yılın son günlerinde ise Eurovision yine müzik gündemimizdeydi ve bu kez iddialar Kıraç üzerine yoğunlaşmıştı. Katıldığı bir radyo programında bunu yalanlamayan sanatçı ne var ki ilerleyen günlerde bu iddianın asılsız olduğunu ve TRT’den resmi bir teklif almadığını söyleyecekti.

ROCK / ALTERNATİF DÜNYASI

2011, Rock ve alternatif müzik dünyasında da iyi şarkılara sahne oldu. Yukarıda saydığım Model şarkıları dışında, Seksendört grubunun Hayır OlamazGece grubunun Ben Öldüm şarkıları, Can Bonomo‘nun yükselişi, Neyse grubu, Bedük‘ün “Ful” albümü ve teknolojinin sınırlarını zorlayan yenilikçi tarzı, Multitap‘in yeni albümü, Çiğdem Erken ve Mehtap Meral‘in çıkış albümleri geçtiğimiz yılın takdirlik çalışmaları olarak kayıtlara geçti.

Yılın en sessiz ama iddialı çıkışı Mabel Matiz‘in aynı adlı albümü oldu. Genç müzisyen daha bu ilk albümünde başta Arafta olmak üzere her biri diğerinden güzel olan şarkıları ile özellikle sosyal medyanın büyük ilgi ve desteğini kazandı. Yılın son aylarındaki Halil Sezai  patlamasına ise hem şaşıranlar hem de sevinenler oldu. İsyan şarkısı ile bir anda rekora koşan müzisyen, farklı tarzı ile ilgi uyandırdı. Öykü & Berk ikilisinden Öykü Gürman, “Bir Başka” albümü ile iyi bir solo kariyer adımı attı. Kıraç, “Derindekiler” adındaki yeni albümünü 3 boyutlu ve interaktif DVD şeklinde sunarak bir ilke imza attı.

Yıllar sonra “Ve MFÖ” adında yepyeni bir albümle evlerimize giren Mazhar Fuat Özkan, bu kez yanlarına Bora Uzer gibi alanında çok iyi genç isimleri de almıştı. Hep Yaşın Ondokuz şarkısı ile çıkışı yapılan albümde Yamuk mu Var, Sorma ve Bu Aşk Olur mu gibi övgüyü hak eden MFÖ şarkıları yer aldı.

Olcay Tanberken
(Dikkat Müzik!)

Yüksek Sadakat’ten yeni albüm: “Renk Körü”

Yüksek Sadakat, Eurovision katılımları ile ara verdikleri albüm çalışmalarını tamamlayıp ilk şarkıları ‘Sana Aşık Yalnız Ben’ ile görücüye çıktı. Grup, 3 yıllık bir aranın ardından üçüncü stüdyo albümü ‘Renk Körü’’nü DMC etiketiyle Aralık ayının 3. haftası dinleyicisi ile buluşturacak.

Vokalde Kenan Vural, gitarda Serkan Özgen, bas gitarda Kutlu Özmakinacı, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut ve davulda Alpay Şalt’tan oluşan Yüksek Sadakat’in 11 yeni şarkısını barındıran ‘Renk Körü’ albümündeki şarkılardan yedisi Kutlu Özmakinacı, ikisi Kenan Vural, ikisi ise Kutlu Özmakinacı ve Kenan Vural imzası taşıyor.
İlk iki albümüyle Türk Rock sahnesinde hatırı sayılır bir yer edinen Yüksek Sadakat, 3. stüdyo albümü ‘Renk Körü’ ile yine üzerinden yıllar geçse de değerini kaybetmeyecek şarkılara imza atmaya devam ediyor.

Albümün çıkış şarkısı olan ve güçlü Türk Sanat Müziği etkileri barındıran  ‘Sana Aşık Yalnız Ben’ adlı şarkı ile grup, artık aramızda olmayan bütün sanat müziği bestekarlarının aziz hatıraları karşısında şarkının en sonunda yaptığı gönderme ile saygıyla eğiliyor ve müziğinin kökenlerine, ilk iki albümünde olduğu gibi bir kez daha işaret ediyor.

‘Sana Aşık Yalnız Ben’in video klibi geçtiğimiz günlerde Arı Konak’ta gerçekleştirildi. Mantis Film’in yetenekli yönetmeni Özkan Aksular imzası taşıyan klibin görüntü yönetmenliğini Murat Tuncel yaptı. Klipte rol alan tiyatro oyuncuları, şarkının hikayesine uygun bir seneryoyu canlandırarak, hikayeyi grubun performansıyla birlikte seyirciye yansıttı.

“Çok ses, tek yürek” oldular!

(RADİKAL) Van’da meydana gelen deprem sonrası müzisyenler en iyi yaptıkları şeyi, ürettikleri müziği arkalarına alarak Van’a destek için KüçükÇiftlik Park’ta bir araya geldi. ‘VAN İÇİN ROCK’ konseri, Demir Demirkan, Emre Aydın, Feridun Düzağaç, Kurban, Model, Duman, Mor ve Ötesi, Moğollar, Mor ve Ötesi, Ogün Sanlısoy, Redd, Şebnem Ferah ve Yüksek Sadakat’in de dahil olduğu 40 sanatçının ücretsiz olarak katılımıyla, 30 Ekim 2011 Pazar günü saat 11.00 – 00.00 saatleri arasında Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşti. Konserin açılışını Hayko Cepkin, kapanışını Şebnem Ferah yaptı.

Konser 12 saat boyunca sürdü. Tüm gün boyunca DreamTV‘den canlı olarak yayınlanan konserde toplam 40 grup/isim sahne aldı, 584 gönüllü çalıştı. 20 TL’den toplam 14 bin adet bilet satıldı, 10 bin kişi konseri izledi. Rock severler yardım konseri için bir gece önceden alan önünde bekledi. Medya, televizyon ve müzik dünyasının ünlü isimleri; Okan Bayülgen, Banu Güven, Erdem Yener, Ferman Akgül (Manga), Kaan Sezgin(Sezyum), Metin Uca ve Yekta Kopan tarafından ROCK yazıp 2868’e SMS atılarak bağış toplama çağrısında bulunuldu. Gün boyunca 20 bin’e yakın SMS gönderildi. Konserden 500 bin TL’lik yardım toplandı. Konserin tüm geliri, Van’da bir ilköğretim okulu yaptırmak için kullanılmak üzere TÜRK KIZILAY’ına aktarıldı.

Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşen konsere sanatçılar dahil katılımcılar, Van’a göndermek istedikleri malzemeleri getirdiler. Alanda toplanan tüm malzemeler Şişli Belediyesi ekipleri tarafından Van’a ulaştırılmak üzere ayrıştırılıp paketlendi. Gün boyunca 4 TIR dolusu yardım toplandı. 4 TIR Van’a yardımları ulaştırmak için yola çıktı.

 

KONSERDEN KISA KISA

• Etkinlikte 40 grup/isim, toplam 280 müzisyen sahne aldı.
• İlk 24 saatte 6.000 bilet satıldı.
• 3. günün sonunda 12.500 bilet tükendi.
• Tüm gün boyunca Dream TV ve Joy Türk konseri canlı olarak yayınlarken, konser günü reklam gelirlerinin tamamı Kızılay’a bağışlandı.
• Alana konser veren sanatçılar dahil, tüm ekipler bilet alarak girdi.
• Konserde 584 kişi gönüllü çalıştı.
• Kısıtlı zaman olduğu için sahne alamayan yüzlerce müzisyen ve sanatçı konser günü Küçükçiftlik Park’ta bulunarak desteklerini gösterdi.
• Konser sırasında katılımcıların getirdikleri yardım malzemeleri toplanarak 4 TIR dolusu yardım Van’a gönderilmek üzere hazırlandı.(radikal.com.tr)

Albüm öncesinde sahnedeler

Yüksek Sadakat, 3. stüdyo albümü öncesinde konser vermeye hazırlanıyor.  4 ve 12 Kasım tarihlerinde İstanbul ve Ankara Jolly Joker’de sahne alacak rock grubu konserlerinde yeni albümden de şarkılar söyleyecek. 3. stüdyo albümünün kayıtlarını tamamlayan ve geçtiğimiz günlerde fotoğraf çekimlerini de tamamlayan Yüksek Sadakat önümüzdeki hafta albümün çıkış şarkısına video klip çekeceğini açıkladı.

“Van İçin Rock!” zamanı!

Türkiye, Van’da meydana gelen 7.2’lik depremin yaralarını sarmaya çalışırken, rock dünyası da birlik olup para almayacakları bir yardım konseri ile sevilen şarkılarını bu kez Van’da yardıma ihtiyacı olan depremzedeler için söyleyecek. Şebnem Ferah, Moğollar, Redd, Mabel Matiz, Mor ve Ötesi gibi isim ve grupların sahne alacağı ve tüm gelirinin Kızılay’a bağışlanacağı “Van için Rock” yardım konserleri, 30 Ekim Pazar günü İstanbul Küçükçiftlik Park’ta gerçekleştirilecek. Organizasyonun duyurusu şöyle:

“23 Ekim günü Van’da meydana gelen deprem sonrası çok sayıda yurttaşımız hayatını kaybetmiş, bir çoğu da evsiz kalmıştır.

Biz müzisyenler olarak, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu bu ortamda, en iyi yaptığımızı düşündüğümüz şeyle yani ürettiğimiz müziği arkamıza alarak Van’a destek için bir araya geliyoruz.

Onlarca sanatçı ve kurumun koşulsuz olarak katılımıyla gerçekleşecek olan ‘VAN İÇİN ROCK!’ toplu konseri, 30 Ekim 2011 Pazar günü (bu Pazar) Maçka Küçükçiftlik Park’ta yapılacaktır.

DreamTV‘den canlı yayınlanacak olan konserin tüm geliri TÜRK KIZILAY’ı vasıtasıyla “sadece” Van’a aktarılacaktır.

Katılımı Kesinleşen İsimler: 4×4, Aslı, Aylin Aslım, Ayşe Saran- Murder King, Can Bonomo, Cem Köksal, Çilekeş, Demirhan Baylan, Demir Demirkan, Dilemma, Duman, Direc-t, Emre Aydın, Ete Kurttekin, Feridun Düzağaç, Foma, Gece, Gece Yolcuları, Gripin, Haluk Levent, Kurban, Mabel Matiz, Malt, Marsis, Melis Danişmend, Model, Moğollar, Mor ve Ötesi, Multitap, Ogün Sanlısoy, Özge Fışkın, Pamela, Redd, TNK, Yüksek Sadakat, Şebnem Ferah

Konser ile ilgili gelişmeleri http://twitter.com/vanicinrock adresinden takip edebilirsiniz!

“Live It Up” kliplendi!

“Live It Up” şarkıları ile Mayıs ayında Türkiye’yi Eurovision’da temsil etmeye hazırlanan Yüksek Sadakat, tanıtım klibini hazırladı. Organizasyonun kurallarına göre EBU’ya ve bu yılın yayıncı kuruluşu NDR’ye teslim edilen video klip resmi sitede de gösterime girdi. >> Okumaya devam et

Yüksek Sadakat’in Eurovision şarkısı: “Live It Up”

10- 14 Mayıs 2011 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenecek olan 56. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek olan şarkı bu akşam açıklandı. Sarkinin adi “Live it Up”..

Yüksek Sadakat grubunun Eurovision şarkısı saat 19.30’da TRT Tepebaşı Stüdyosu’nda düzenlenen basın toplantısı ile görücüye çıktı. Grubun, kendi tarzlarinin biraz disinda bir altyapi ile hazirladiklari sarkilari “Live it up”, muzik cevrelerinde begenilirken kamuoyundan farkli yorumlar da almaya devam ediyor. Yabanci Eurovision medyasında ise şarkı hakkında pozitif yorumlar ağırlık kazanıyor.

Ünlü rock grubu, düzenlediği basın toplantısında Eurovision şarkısını canlı seslendirdi ve basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

“Live It Up” parçasının sözleri Ergün Arsal’a bestesi ise Kutlu Özmakinacı’ya ait. Grup, 10 Mayıs’ta Düsseldorf’ta yapılacak ilk yarı finali geçmesi durumunda 14 Mayıs’taki finale katılmaya hak kazanacak.

DikkatMüzik!, her yıl olduğu gibi bu yıl da Eurovision’un nabzını sizin için tutmaya devam edecek. Düsseldorf’dan da naklen yayınlarımızla bizden ayrılmayın:)

Yuksek Sadakat – Live It Up
(Şarkının sözlerini yazının sonunda bulabilirsiniz).

Okumaya devam et

Eurovision lansmanı bu Cuma!

Şarkıları ha bugün ha yarın açıklanacak derken, Eurovision temsilcimiz Yüksek Sadakat‘in Eurovision şarkısı nihayet açıklanıyor. Şarkı kaydını tamamlayan grubun Eurovision şarkı lansmanı 25 Şubat Cuma akşamı saat 19:30‘da TRT ekranlarında. Duyurusunu Twitter üzerinden yapan grup üyelerinin mesajı şöyle:

Sevgili Kafile,
Eurovision şarkımızın kayıtlarını bitirdik.
Mixi tamamlanan şarkımızın masteringi birkaç gün içinde tamamlanmış olacak.
Eurovision Şarkımızı; 25 Şubat Cuma günü saat 19:30’da TRT ekranlarından yapılacak canlı yayınla dinleyicimizle buluşturacağız…

“Varsın ömrümü takvimlerden çalsın yıllar”

DMC’nin bir süredir Tarkan ve Sertab Erener albümleri başta olmak üzere müzik piyasasına getirdiği “çıta üstü albüm yaparsan, satışı da iyi olur kardeşim” mantığının bu kez Nilüfer albümü ile kulağımıza ulaştığını idrak etmek zor değil.

Hani şu “Unkapanı bayram etti” klişesi vardır ya, hakikaten son zamanlarda girdiğim neredeyse tüm müzikmarketlerde fonda Nilüfer’in “12Düet” albümüne denk geliyorum ve en çok satanlar listesinde hep ilk sıralarda görüyorum. Bu gidişle çok kısa bir süre içinde en başa oynaması da kaçınılmaz olacaktır.

Nilüfer’in yaklaşık 1 senedir üzerinde çalıştığı bu “rock projesi”ni -henüz daha böyle bir albüm fikri ortada yokken- ilk kez Beyaz Show’da canlı olarak izlemiş ve şahane bir iş çıkacağının ilk sinyallerini de o zaman almıştık. Zaman bizi haklı çıkardı, Nilüfer yine sevenlerini yanıltmayacak bir işe kalkıştı ve kazanan yine o ve elbette onun çok sevilen şarkıları oldu.

Albümün çıkış parçası olan “Erkekler Ağlamaz” düetinde Şebnem Ferah, yine yeniden “şaşırtmıyor” ve bu ülkede rock müziğin en önemli temsilcilerinden biri olduğunu yüzümüze adeta çarpıyor. Müthiş vokalinden, mütevaziliğinden ve son derece karizmatik duruşundan etkilenmemenin imkanı yok. Klipte de hem Nilüfer hem de Şebnem Ferah çok uyumlu bir görüntü sergilemişler doğrusu, eğer bu projenin bir devamı olursa -ki sezgilerim “olmalı,olacak,istiyorum” diyor:)- Şebnem Ferah ile bir düet daha olmalı kesinlikle.

DikkatMüzik! diyorum ve müthiş bir buluşmaya dikkatinizi çekmek istiyorum sayın okuyucu:) Bu yılki Eurovision yolcumuz Yüksek Sadakat, 1978 yılında bu yarışmada ülkemizi Nazar grubu ile temsil eden Nilüfer’i yine bir Eurovision birincisi olan Tu Te Reconnaitras ‘ın -Nilüfer’e büyük şöhret kazandıran ‘anahtar’ şarkılardan biri olan- Türkçesi Göreceksin Kendini ‘de buluşturarak ilginç bir ilke imza atmışlar. Düet de çok başarılı, Yüksek Sadakat’in şarkıya uyan tarzı da..

Teoman‘ın rock dünyasında özenle koruduğu ‘aykırı’ duruşunu bu albümde Sensiz Olmaz düetinde de hissetmek mümkün. Üstelik bunu yaparken özel bir çabaya girişmesine ya da bağırıp çağırmasına da gerek yok, heyhat! Nilüfer’in Teoman vokaliyle sonsuz uyumu ve şarkının bu caz ve rock karışımı yeni havası, albümün en kıymetli track’lerinden birini ortaya çıkarmış.

Türk popunun klasiklerinden biri sayılan Adnan Ergil’in “Haram Geceler”i Gece Yolcuları’na çok yakışmış, tam onikiden bir seçim olmuş bu grup için. Nilüfer diskografisinde en sevdiklerimden biri olan “Hey Gidi Günler”, doğum yılımla aynı tarihte (1979) yayınlanmasına karşın bende her zaman çok daha eskiymiş izlenimi bırakmıştır ve fakat garip bir biçimde benim için hiç eskimemiştir. Ne var ki hiç bir zaman hakettiği değeri görmediğine inandığım şarkı nihayet yıllar sonra bu albümde Ogün Sanlısoy yorumu ile küllerinden adeta yeniden doğmuş. Yine zamanında nedense üzerine fazla eğilinmemiş ve hakkı verilmemiş Adnan Ergil imzalı “Uzak Dur Ateşimden”, Rashit farkı ile bu albümde sanıyorum ki çok daha fazla ilgi görecek ve kliplenecek şarkılardan biri olmayı kesinlikle başarmış.

Nilüfer’in unutulması imkansız “Sensiz Olmaz” albümünden 2 şarkı da bu albümde yeniden hayat bulmuş adeta. Badem “İntizar” ile, Hayko Cepkin ise “Aşk Kitabı” ile Nilüfer’in bu dönemine ait 2 klasiğini oldukça başarılı yorumlamışlar (Hayko Cepkin’i bu albümde çok sert bulanlar olduğunu duydum ama doğrusu ben çok beğendim, bu onun tarzı..)

Gelelim beni tam kalbimden vuran o şarkıya. Adını geniş kitlelerin ilk kez bu albümle duyduğu CİNGİ -(Selçuk Sami) Cingi/(Nedim)Ruacan/(Levent)Candaş- “Unut Gitsin”de adeta “döktürmüş”. Grup Nilüfer’e “Darılıp gücenmesin /geç kalmasın ayrılıklar / varsın ömrümü takvimlerden çalsın yıllar / aldırma ne farkeder alışmışım yokluğuna / seni sevdiğimi unut /unut herşeyimi” dizelerinde hem müthiş bir sound hem de çok iyi bir yorum ile eşlik ederken yüzünüzü geriye dönmeniz ve bir süreliğine bu alemden başka alemlere ışınlanmanız, ihtimal olmaktan çıkıp gerçek oluveriyor bir anda. Hıçkırıklar derya, gözyaşları sel olup akıyor yüzünüzden. Vallahi de billahi de..

Malt ile “Ara Sıra Bazı Bazı”, TNK ile “Selam Söyle”, 4×4 ile “Kim Arar Seni” düetleri de oldukça başarılı ama bunlara -ilk yayınlandıkları dönemden bugüne her zaman çok sevilmiş bu şarkıları biraz fazla tükettiğimizden midir nedir- diğerleri kadar bağlanamadım. Ama bu konuda gayretli olduğumu söylemeliyim, playlistimde kendileri ile yakın ilişki içindeyiz doğrusu..

Sözün özü, lafın kısası. Albüm dört dörtlük, şarkılar şahane, Nilüfer “rocks”! Daha ne olsun?

(Müzikseverlere küçük bir hatırlatma: Nilüfer’i ve ona eşlik eden rockçıları bu şarkıları ile 9 Mart’ta “Aile İçi Şiddete Son” konserinde izleyebilirsiniz. Biletler, Biletix’te: http://web03.biletix.com/etkinlik/MKGUL/TURKIYE/tr )

Olcay Tanberken
www.dikkatmuzik.com